10. Hukuk Dairesi 2024/3305 E. , 2024/4167 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1647 E., 2023/3271 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/220 E., 2023/109 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine yetim aylığı bağlanması talebi ile vefat eden babası ...'ün 2018 tarihindeki ölümünden sonra 5510 sayılı Kanun'a göre 4-c'ye tabi olması nedeniyle Denizli SGK İl Müdürlüğü aracılığıyla T.C. ... Başkanlığı, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına yapıldığını, müvekkilinin boşandığı eski eşi ... TC kimlik numaralı ... ile birlikte yaşadığı iddiası nedeniyle talebin reddedildiğini, SGK'ya ilk başvurunun müvekkili tarafından yapıldığını 87280540/534160350 sayılı, 04.09.2019 tarihli dilekçenin inceleme sonucunda Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 25.10.2019 tarih ve 2019/MD/69 sayılı raporda müvekkilimin eski eşiyle birlikte yaşadığının tespiti söz konusu olduğu ve yetim aylığı bağlanması talebi Kurumca reddedildiğini, müvekkilinin yokluğumuzda yapılan ilk başvurusunu nasıl ve hangi yollarla yaptığı ve Kuruma ulaşıp ulaşmadığını öğrenilemediğinden vekili olarak 16.06.2020 tarihinde SGK'ya başvuru yapıldığını, bu başvuruya verilen 68400588-205.03.01-E.8498515 sayılı ve 17.07.2020 tarihli yanıtta müvekkilinin 04.09.2019 tarihli başvurusuna verilen cevabı değiştirecek bir hususun mevcut olmadığı, yazının ekinde bir örneği gönderilen 13.12.2016 tarihli yazı ile tarafımıza zaten cevap verildiği müvekkilimin hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığının belirtildiğini, davacı ... TC numaralı müvekkilim ..., eski eşi ... TC numaralı ... ile fikren ve ruhen anlaşamamaları, sık sık kavga etmeleri, durumun çekilmez hal alması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 28.03.2012 tarihinde açılan davada Denizli 1. Aile Mahkemesinin 2012/278 Esas, 2012/302 karar numaralı 02.04.2012 tarihli kararı ile boşandığını, müvekkilim ...'ün babası ... TC nolu ... 09.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, boşanma tarihinden vefat tarihine kadar yaklaşık 6 yıl süre geçtiğini, müvekkilinin 6 yıl öncesinden babasının ölümünü tahmin ederek, öldükten sonra eşimle birlikte yaşarım babamın emekli maaşını alırım düşüncesiyle hareket ederek boşanmasının imkanı olmadığı gibi bu durum hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, vefat tarihinin boşanma tarihinden sonra olması nedeniyle de boşanmanın gerekçesinin ...'ün ölümünden dolayı alınacak yetim aylığı olmasının imkanı olmadığını, söz konusu boşanma yalnızca hukuken gerçekleşmediğini fiilen de taraflar ayrıldıklarını ve ayrı yaşamaya devam ettiklerini, müvekkilimizin eski eşi ...'ın Avukat Baronet Portal'dan Mernis Adresi sorgulaması yapıldığında Asmalıevler Mah. ... Cad. No: 78 İç Kapı No: 35 Pamukkale/Denizli adresinde ikamet ettiği müvekkilimiz ... ise ... Mah. 1343 Sk. No: 7 İç Kapı No: 2 Pamukkale/Denizli adresinde ikamet ettiğini, bu adreste ikamet ettiği 020000479485 abone numaralı 22.08.2020 tarihli ... Denizli Gaz Dağıtım A.Ş. tarafından kesilen doğalgaz faturası ile de sabit olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin eski eşiyle birlikte yaşadığı tespitinin doğru olmadığını ve tüm şartları taşıdığı gerekçesiyle ilk başvuru tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma karşı dava açmadan önce Kuruma başvuru zorunluluğu dava şartı olduğunu, davacı ilgili koşulları yerine getirmediğini, Sosyal Güvenlik Denetmeni Yrd. ... tarafından 25.10.2019 tarih 2019/MD/69 sayılı araştırma inceleme raporu düzenlendiğini, görev emri gereği 09.11.2018 tarihinde vefat eden sigortalı ...'den dolayı müvekkil Kuruma yetim aylığı talebinde bulunan ... ile eski eşi ...'ın fiilen birlikte yaşayıp yaşamadıklarının tespiti raporun konusunu oluşturduğunu, rapor kapsamında ilgili yerlere müzekkere yazılmış ve evraklar toplanıp incelendiğini, çevre soruşturması yapıldığını, ayrıca rapor kapsamında ..., ..., ... ve ... adlı kişilerin beyanlarının alındığını, alınan beyanlarından muvazaalı boşanma olgusunun sabit olduğunu, nitekim rapor kapsamında toplanan resmi evraklar da açıkça ortada olup davacı muvazaalı olarak boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığını, müvekkil Kurum işlemi yasal mevzuata, genelge, mevcut yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız ve yersiz olarak açılmış olan davanın usulden reddine mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... SGK denetmeni tarafından davacının eşiyle birlikte yaşadığını beyan eden tanıklara itibar edilerek birlikte yaşadıkları yönünde görüş bildirilmiş ise de tanıkların tarafların arasındaki ilişki hakkında somut bilgi sahibi olmadıkları, varsayıma dayalı beyanda bulundukları, davacının eski eşinin de beyan ettiği üzere tarafların müşterek çocuklarından dolayı görüşmekte olduğu anlaşılmaktadır. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle boşanan kişilerin zaman zaman görüşmeleri olağan olup tek başına eylemli olarak birlikte yaşamanın kabulünü gerektirmemektedir. Denetim döneminde davacının eski eşinin 30.03.2019 tarihli mahalli idareler seçiminde oy kullandığı, seçmen listesinde kayıtlı olduğu adresin ... Mah. ... Sokak No:12/12 Pamukkale/Denizli olduğu, davacının bu seçimde oy kullandığı, seçmen listesine kayıtlı adresini eski eşinin adresinden farklı olduğu anlaşılmaktadır.
... kayıtları incelendiğinde davacının ve eski eşinin adına farklı adreslerde bulunan aboneliklerinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yaptırılan kolluk araştırmasına göre verilen cevaplardan; davacının eski eşinin zaman zaman davacının çocuklarıyla kaldığı eve geldiği ancak sürekli olarak birlikte yaşayıp yaşamadıklarının komşularca bilinmediği anlaşılmaktadır.
Toplanan deliler, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ve eski eşinin anılar tarihlerde birlikte yaşamadıkları, tarafların farklı adreslerde oy kullandıkları, farklı adresler için abonelik kayıtlarının bulunduğu, kurum tarafından alınan beyanların ve toplanan belgelerin yeterli olmadığı, Kurum tarafından birlikte yaşama olgusunun somut olarak ortaya konmadığı, davacının eski eşinin beyanı ile seçmen kayıtları ve abonelik kayıtlarındaki davacının iddiası yönündeki bilgilerine değerlendirilmediği, tarafların müşterek çocukları için zamana zaman bir araya gelmeleri nedeniyle yanılgılı değerlendirme ile bu şekilde işlem tesis edildiği, Mahkememizce toplanan belgeler ve alınan tanık beyanlarına göre davacı ve eski eşinin birlikte yaşamadıklarına dair kanaat oluştuğu" gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulü ile
Davacının boşanmış olduğu eşi ile eylemli olarak birlikte yaşamadığının tespitine,
Davacıya ilk talep tarihi olan 04.09.2019 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını kısmen kabul ettiklerini beyan etmiştir. Müteveffanın kızı olan davacıya müteveffanın ölüm tarihinden itibaren aylık bağlanmasına ve hak edilen her bir aylık için yasal faize hükmedilmesine veya bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, yapılan Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, Mahkemenin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verdiğini beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Davacı 2012 yılında boşanmış, 01.12.2018 tarihinde 2018 yılında vefat eden babasından ölüm aylığı bağlanması için talepte bulunmuş, Kurum 06.08.2019 tarihinde yaptığı denetim sonucu boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğinden bahisle talebi reddetmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ise davacının eski eşinin 30.03.2019 tarihli seçimde farklı adreste oy kullandığı davacı ve bu kişi adına farklı adreslerde abonelik kaydı olduğu, boşanılan eşin zaman zaman davacının çocukları ile kaldığı, eve geldiği bu nedenle Kurumun yanılgılı değerlendirme ile dava konusu işlemi tesis ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak varılan sonuç ve verilen karar dosya kapsamı ile uyumlu değildir şöyle ki; denetim tarihinde davacının AKS adresi "İstiklal Mahallesi, ... Sokak, Numara 2 İç Kapı No:6 Pamukkale/Denizli" dir. Boşandığı eşi ise bu kayıtlara göre "... Mahallesi .... Sokak, Numara 12 İç Kapı No:14 Pamukkale/Denizli" adresinde oturmaktadır. Ancak iş bu boşanılan eş denetim tarihinde, davacının adresinde tespit edilmiş, beyanına başvurulmuş, çocuklarını görmek için geldiğini savunmuş, ayrıca şu anda AKS adresi olan ... mahallesinde de oturmadığını söylemiştir. Davacının bir kısım komşularının beyanı alınmış, bunlardan ... K. davacı ve eski eşi ...'in çocukları ile birlikte yaşadıklarını onları evli zannettiğini söylemiştir. ... Y. ise kendisinin, davacının oturduğu apartmanın mülk sahibi olduğunu (eşi İhsan'ın vefatıyla kendisine kalan) davacı ve ...'in üçüncü katta birlikte yaşadıklarını evi kiralamaya birlikte geldiğini, bunları evli sandığını söylemiştir. Boşanılan eş (...) AKS adresinde yer alan apartmanın hissedarı ... ise bu adreste davacının hiç oturmadığını, eşi ve çocukların oturduğunu, ancak sözleşmenin ... ile yapıldığını ziyaret amaçlı gelip gittiğini ifade etmiştir.
Alınan beyanlar imzalıdır. Tanıklar duruşmada da dinlenmiş olup beyanları birlikte yaşama olgusunu ortaya koymuştur.
Davacı ve ... 2012 yılında boşanmalarına rağmen bir dönem AKS adresleri aynı adres olan "... Mahallesi .... Sokak, Numara 12/4 Pamukkale Denizli olarak" kalmıştır. Tutanak tanığı... Y. nin oğlu da dinlenmiş birlikte yaşama olgusunu gösterir beyanlarda bulunmuştur.
Açıklanan bu durum ve delillere göre birlikte yaşama olgusu sabit olup Kurum tespitinin aksi kanıtlanamadığından davanın reddi yerine kabulü doğru olmamıştır." gerekçesiyle;
1- Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
- Alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik olan 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
2- Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
3-Davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ile aylık bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!