WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3303 E.  ,  2024/4335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2050 E., 2023/2613 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/579 E., 2022/387 K.

Taraflar arasındaki meslek hastalığı tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren bünyesinde 01.09.2017-11.02.2019 tarihleri arasında tekstil bölümünde makineci işçi olarak asgari ücretle çalıştığını, davacının ücretlerini bankadan mesai alacaklarını elden aldığını, Ağustos 2018 tarihinde davacının yüzünde sivilceler çıkmaya başladığını, davacının doktora gitmek istediğini ancak izin istemesine rağmen alamadığını, bunun üzerine yıllık izne çıktığını, davacının 13 Ağustos 2019 tarihinde hastaneye gittiğini ve kendisine ilaç verildiğini, davacının bu ilaçları kullanmasına rağmen iyileşmediğini, davacının başka bir hastaneye gitmesi sonucu yüzünde kalıcı iz kalacağının söylendiğini ve bu izlerin sadece lazer tedavisi görmesi halinde geçeceğinin belirtildiğini, davacı bunun üzerine yaşadıklarının meslek hastalığından dolayı yüzünde sivilcelerin çıktığından şüphelendiğini ve SGK'ya başvurduğunu, davacının Ankara Meslek ve Çevresel Hastalıklar Hastanesine sevk edildiğini, davacının 13.09.2019 tarih 1256 rapor ile meslek hastalığı olduğunun netlik kazandığını, davacının davalı işyerinde çalışması öncesinde herhangi bir rahatsızlığı olmadığını, davalı işveren bünyesinde çalışırken diktikleri kot kumaşının davacının cildine hasar verdiğini, davacının meslek hastalığı nedeniyle davalıya karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığını, SGK kararı ile davacı hakkında meslek hastalığı olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, bu kararın davacının sağlık durumu ile örtüşmediğini, davacının bu hastalık sebebiyle yüzünde kalıcı iz kaldığını ve maddi ve manevi olarak çok etkilendiğini, açıklanan bu nedenlerle davacının meslek hastalığının tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verildiğini, raporlardaki çelişkilerin giderilmediğini, Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi'ne sevk edildiğini, burada alanında uzman hekimlerce çok sayıda ve farklı muayenelerden geçtiğini, Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi'nde gördüğü muayeneler sonrasında müvekkilinin hastalığının mesleki olacağı kanaatine varıldığını, davacının yüzünde oluşan lezyonların davalıya ait iş yerinde maruz kaldığı kimyasallardan dolayı olduğu ve o zamandan itibaren devam ettiğinin fotoğraflarda da görüldüğünü, Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi'nin raporuyla da ispatlandığını, özel ihtisaslı hastanenin görüş bildirir sağlık kurulu raporu göz ardı edilerek varılan "mesleki hastalık olmadığı" kanaati ve buna dayanarak verilen ilk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporun içerisinde Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi'nin hazırlamış olduğu raporun da zikredilmesine rağmen bu raporun aksine müvekkilinin hastalığının mesleki olmadığına kanaat getirilmesinin çelişkili olduğunu, çelişkinin giderilmesi ve müvekkilin mağduriyetinin tespiti amacıyla dosyanın son kez Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek yeniden ve nihai bir rapor alınması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının yüzünde fiziksel ve psikolojik olarak kalıcı etkiler bırakan lezyonlara ve aknelere sebep olan ana unsurların davalı iş yerindeki çalışma koşulları, kimyevi ve alerjen maddeler olduğunu, davalının davacının maruz kaldığı rahatsızlığın başkalarında olmadığı yönündeki savunmayla bu husus tam olarak aydınlatılmadan geçildiğini, çözümsüz kaldığını, davalının kusurdan kurtulmaya yönelik bu şekildeki savunmalarına itibar edilmemesi ve gerçeğin kesin bir şekilde ispatlanarak karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın savunmasına karşılık olarak davacının da davalıya ait iş yeriyle aynı nitelikteki iş yerlerinde yıllarca çalışmış ve çalışıyor olmasına rağmen hiçbir zaman yüzünde veya vücudunun başka bir bölgesinde işbu dosyada bahsi geçen sorunları yaşamadığını, bu durumun iddialarını kanıtlar nitelikte olduğunu, sadece ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, dosyada taraflarınca zikredilen ve müvekkilinin yaşadığı sorunlara sebep olan kimyasal maddelerin araştırmasının yapılmadığını, bu maddelerin davalıya ait iş yerinde kullanılıp kullanılmadığının ve müvekkilin sorunlarına sebep olan unsurun bu kimyevi maddeler olup olmadığının tespiti yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının yüzünde lezyonların ve genel olarak sağlık sorunlarının oluşmasına sebep olan unsurlar yukarıda da belirttikleri gibi çalıştırıldığı bölümde kullanılan kimyasal maddeler olduğunu, belirttikleri ve ispat ettikleri tüm bu hususların kanunun emredici hükümleri ve Yargıtay kararıyla destekledikleri ve yerel mahkemece eksik de olsa toplanmış tüm delillerden de anlaşılacağı üzere davacı müvekkilinin yaşadığı sağlık sorunlarının "meslek hastalığı" olarak nitelendirilebileceğini ve bu hastalığa davalıya ait iş yerinde maruz kaldığı etken maddelerin sebep olduğu açıkça anlaşıldığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının yüzünde meydana gelen aknelerin çalışma koşullarından, iş yerinde kullanılan kimyasallardan kaynakladığını iddia ederek rahatsızlığın mesleki olduğunu iddia ettiği, 09.10.2019 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararı ile davacıdaki akne diğer rahatsızlığının mesleki olmadığı, plantar fasiyal fibromatozis rahatsızlığının mesleki olmadığının belirtildiği, davacının itirazı sonrasında S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nun 26.08.2020 tarih ve 2020/12308 sayılı raporunda davacıdaki akne diğer rahatsızlığının mesleki olmadığı, plantar fasiyal fibromatozis rahatsızlığının mesleki olmadığının, lomber rahatsızlığının mesleki olmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.05.2022 T. 10175 K. sayılı raporunda ise lomber diskopati, plantar fasiyal fibromatozis ve akne rahatsızlığının mesleki olmadığının belirtildiği, davacının talebinin akne rahatsızlığının mesleki olduğuna dair olduğu, diğer ortopedik rahatsızlıkları yönünden talebinin bulunmadığı, davacıda tespit edilen ortopedik rahatsızlıklar nedeniyle de raporlarda değerlendirme yapıldığı, S.S. Yüksek Sağlık Kurulunun 26.08.2020 tarih ve 2020/12308 sayılı raporunda ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.05.2022 T. 10175 K. sayılı raporunda anı yönde görüş bildirildiği, aralarında çelişki bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor aldırılmasına gerek bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince 5510 sayılı Kanun'un 95 inci md. ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı kararı doğrultusundaki prosedüre göre raporların aldırıldığı, davacıdaki akne rahatsızlığının mesleki olmadığının birbiri ile çelişmeyen S.S Yüksek Sağlık Kurulunun 26.08.2020 tarih ve 2020/12308 sayılı raporu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.05.2022 T. 10175 K. sayılı raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. " gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, 95 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.