WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3294 E.  ,  2024/4161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1867 E., 2023/2163 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/512 E., 2021/132 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; makine mühendisi olan müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 13.06.2018 tarihinden, iş akdinin davalı işverence haksız olarak sona erdirildiği 25.09.2018 tarihine kadar 7.500,00 TL maaş ile çalıştığını, müvekkilinin davalı şirkette 13.06.2018 tarihinde üretim müdürü ve proje tasarımcısı olarak işe başladığını, maaşının verilmemesinden dolayı 14.07.2018 tarihinde haklı
nedenle iş sözleşmesini feshettiğini, aynı gün davalı işveren tarafından müvekkilinin SGK'dan çıkışının verildiğini, müvekkilinin işten ayrıldığı gün işverenlerince aranarak, aralarındaki iş sözleşmesini kağıda dökmek suretiyle yeniden işe başlamasının istendiğini, müvekkilinin daha sonra maaşının ödenmediğini ileri sürdüğünde işveren tarafından 06.08.2018 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi imzalanarak müvekkiline alacaklarının ödeneceği sözü verildiğini, müvekkilinin bu surette aynı firmada çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 25.09.2018 tarihine kadar aralıksız çalıştığı davalı firmada kendisine yüklenen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, sorumluluğundaki projelerini süresinden önce bitirdiğini, müvekkilinin İngiltere'ye gönderilecek olan projeyi teslim etmesiyle birlikte davalı işverenin müvekkiline "projeyi bitirdiysen seninle işimiz kalmadı çıkışını verdik” diyerek müvekkilini kovduğunu, müvekkilinin işten çıkarılmasıyla beraber 14.07.2018 tarihinden 25.09.2018 tarihine kadar sigortasız olarak çalıştığını öğrendiğini, ayrıca sigortasının Kuruma bildirildiği 13.06.2018 -14.07.2018 tarihleri arasında sigorta prime esas kazançlarının eksik bildirildiğini beyan ederek müvekkilinin davalı işveren nezdinde geçen ve sigortalı bildirimi yapılmayan 15.07.2018 - 25.09.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve gerçek ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Dosyada mevcut tanık beyanları ve davacı tarafça sunulan 06.08.2018 tarihli davacı ve davalı tarafça imza altına alınan belirli süreli iş sözleşmesi göz önüne alındığında davacının 1013990.068 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Treyler Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 15.07.2018 - 25.09.2018 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı, Kuruma bildirilen hizmetleri dışında 2018/7 ayında 16 gün, 2018/8 ayında 30 gün ve 2018/9 ayında 25 gün olmak üzere 71 gün daha sigortalı hizmeti olduğu kanaatine varılmıştır.
...
Davacı tarafça; davacının net 7.500,00 TL ücret ile çalıştığı iddia edilerek 13.06.2018 - 25.09.2018 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının gerçek bedel üzerinden tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

13.06.2018 - 14.07.2018 tarihleri arasında davacı için asgari ücret civarında sigorta prime esas kazanç bildirildiği görülmüştür.

Davacı tarafça tespiti talep ve iddia edilen ücretin, ispat sınırının üstünde olduğu dikkate alındığında davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması gerekmektedir.

Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 06.08.2018 işe başlangıç tarihli belirli süreli iş sözleşmesinde davacının aylık net ücreti 7.500,00 TL olarak belirtilmiş, sözleşmenin son sayfasında tarafların imzası bulunduğu dikkate alındığında işbu belgenin yazılı delil olduğu ve davacının gerçek ücret iddiasını kanıtladığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait hizmet süresinin dava açıldıktan sonra davalı tarafından SGK'ya yasal şartlarda faiz ve ceza ödenerek davacının davaya konu süreler için sigortalılığın sağlandığı, dava konusunun ortadan kalktığı, yerel Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiği, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarında sadece tanık anlatımıyla karar verilmesinin isabetli olmadığı, resmi kayıtlarda davacının çalışmış olduğuna ilişkin bilgi ve veri olmasının zaruri olduğu, kurum kayıtlarında davacı adına belirtilen tarihte işe giriş bildirgesi verilmiş olmasına rağmen dönem bordrosu verilmediği, prim ödenmediği, prim ödemelerini işyerinin yapması gerektiği, kurum işleminin yasalara ve hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yapılan istinaf incelemesi sonucunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 13.06.2018 - 14.07.2018 tarihleri arasında 1013990.068 iş yeri sicil numaralı işyerinden hizmetlerinin bildirildiği, bunun dışında davalı yerinden herhangi bir bildirimin veya prim ödemesinin bulunmadığı, davacı ile davalı iş yeri arasında imzalanan 06.08.2018 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinde; davacının aylık ücretinin 7.500 TL olduğunun, sözleşmenin 06.08.2018 - 01.01.2019 tarihleri arasında geçerli olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında toplanan delillere göre davacının 1013990.068 sicil sayılı ... Treyler Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 15.07.2018 - 25.09.2018 tarihleri arasında da hizmet akdi ile çalıştığı, Kurum'a bildirilen hizmetleri dışında 2018/7. ayında 16 gün, 2018/8. ayında 30 gün ve 2018/9. ayında 25 gün olmak üzere 71 gün daha sigortalı hizmetinin bulunduğu, davacı ile davalı iş yeri arasında imzalanan 06.08.2018 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin yazılı delil kabul edilerek davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1)Eldeki dava, davacının, davalı işyerinde çalıştığı sürelerin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde 13.06.2018-14.07.2018 tarihleri arasındaki 32 günlük çalışmasının Kurum'a bildirildiği, 14.07.2018 tarihinden sonra devam ettiğini iddia ettiği çalışmalarının bildirilmediği ve ücret tespitini talep ettiği anlaşılmakta olup hizmet tespiti talebi yönünden Mahkemece yalnızca davacı tanıklarının beyanları esas alınarak karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece bordro tanıkları dinlenilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden öncelikle Kurumdan sigorta sicil dosyası, dönem bordroları, yapılmışsa denetmen raporu celbedilip varsa bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, bordro tanığı tespit edilememesi halinde komşu işyeri tespit edilerek ve komşu işyeri tanıkları dinlenilerek davacının hizmetleri ortaya konulmalıdır.

Prime esas kazanç tespiti talebi yönünden ise, davacının hizmet sözleşmesi mevcut olup aylık ücret ödemelerini elden mi bankadan mı aldığı araştırılmalı, Mahkemece, toplanan deliller değerlendirilerek ve ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı gözetilerek asgari ücretin üzerinde ücret ödemeleri bulunup bulunmadığının tespiti ile işçilik alacağına ilişkin davanın varlığı ve neticelenip kesinleşmesi karşısında işverence sigortalıya ödemenin yapılması halinde sadece hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilebileceği hususu gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.

2) Kabule göre de prime esas kazanç tespiti talebi yönünden talep konusu olan 2018 yılından itibaren dönemin başlatılması yerine 2015 yılından itibaren başlangıç tarihinin esas alınması hatalıdır.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.