10. Hukuk Dairesi 2024/3292 E. , 2024/4678 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1804 E., 2023/2153 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/347 E., 2021/52 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aksaray İş Mahkemesinin 2018/207-2019/291 E.K. sayılı kararı gereğince davacı ... ...'un işe iadesine, 4'er aylık tazminat ve boşta geçen süre ücretlerinin belirlenmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, 24.06.2020 tarihinde davalı işverene işe iade başvurusu yapıldığını, işveren tarafından davacının işe iade başvurusu kabul edilmeyerek, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının ödendiğini, ancak boştan geçen sürelerin ücreti ödenmesine rağmen sigorta primlerinin yatırılmadığını ileri sürerek, 4 ay boşta geçen sürenin hizmetten sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işveren nezdinde imzalanmış herhangi bir toplu iş sözleşmesi bulunmadığından yönetmelik hükmünün uygulanabilmesi için aranan ön şartın davacı nezdinde gerçekleştiğinden ve davacının da söz konusu hükümden yararlanacağından bahsedebilmenin olanaksız olduğunu, davacının sigorta primlerinin ödenmesi gerekliliğinden bahsedebilmek için davacının davalı işyerinde gerçek bir çalışmasının olması gerektiğini, davacının kesinleşen işe iade davasından sonra işverene başvurduğunu, işveren ile davacı arasındaki akdin feshi sebepleri nedeniyle işe tekrar başlatılmamış olduğunu, kesinleşen mahkeme kararında yer alan tüm kalemlerin davacıya ödendiğini, davacının işveren nezdinde herhangi bir çalışması olmadığından haklı olarak sigorta primlerinin SGK'ya ödenmediğini, yönetmelik hükmünün davacıyı kapsamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığına dair resmi bir kayıt veya bildirimin bulunmadığını, Kurumun yasaya ve hukuka aykırı bir işlemi söz konusu olmadığından davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK yazı cevapları, tanık beyanları, aynı Mahkemenin 2018/207 E. - 2019/291 K. sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacının fesih tarihinden itibaren ileriye doğru 4 aylık primlerinin SGK'ya bildirilmediği tespit edildiğinden, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının boşta geçen 4 aylık süreye ilişkin olarak sigortalılığın tespiti davası açtığı, davacının bu süre içinde müvekkili şirket nezdinde çalışmadığı, davacının fiilen çalışması olmayan bir dönem için işverenin davacıya ait sigorta primlerini yatırmasının hukuken bir anlamı olmayıp bu hükümden yalnızca toplu iş sözleşmesi akdedilen iş yerlerinde çalışan işçilerin yararlanabileceği, işveren nezdinde herhangi bir toplu iş sözleşmesi imzalanmadığından davacının söz konusu hükümden yararlanmasının hukuken imkansız olduğu, davacının, işveren nezdinde herhangi bir çalışması olmadığından haklı olarak sigorta primlerinin SGK'ya ödenmediği, davacının söz konusu davayı açabilmesi için öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru yapması gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davacının belirtilen tarihlerde çalıştığına dair dinlenen tanık beyanlarından başka bir envanter bulunmadığını, Kurum kayıtlarında davacı adına belirtilen tarihte işe giriş bildirgesi verilmiş olmasına rağmen dönem bordrosu verilmesi gerekirken verilmediğini, Kurumun işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilen ve ücretleri ödenen 4 ay boşta geçirilen sürenin hizmetten sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21’inci maddesi hükmü uyarınca; işverenlerce geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçersizliği mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işverenin işçiyi bir ay içerisinde işe başlatması gerekmektedir. İşçinin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurusuna rağmen işe başlatılmaz ise işveren tarafından işçiye; Mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenecek en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerekmektedir.
3.Değerlendirme
1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilen ve ücretleri ödenen 4 ay boşta geçirdiği süreye ilişkin olarak sigorta primlerinin tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama ile hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulü ile fesih tarihinden itibaren ileriye doğru davacının 4 aylık primlerinin davalı tarafça SGK'ya bildirilmesinin tespitine ve primlerin davalı tarafça ödenmesine karar verilmiş ise de, bu sonuca yanılgılı değerlendirmeyle gidilmiştir.
2-Somut olayda, işverence ödenen 4 aylık ücret geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışma karşılığı olmayıp 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödeme olup; işveren nezdinde davacının eylemli ve gerçek bir çalışması bulunmadığından davanın reddi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
I. ... UYUŞMAZLIK;
1. “Feshin geçersizliği ve işe iade kararı sonrası işe başlatılmayan, bunun sonucu olarak feshin geçersizliğine bağlanan ve ücret ve sosyal hakları işveren tarafından ödenen sigortalının 4 ay boşta geçen süresinin hizmetten sayılı sayılmayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davalı tarafın davacının fesih tarihinden itibaren ileriye doğru 4 aylık primlerinin SGK'ya bildirilmediği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
3. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonunda istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
4. Kararın temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “iş sözleşmesinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık" unsurlarının oluşmadığı, fiili çalışma olmadığı, salt ücret ödemesinin sigortalılık niteliği bahşetmeyeceği gözetilmeden davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
II. HUKUKSAL DEĞERLENDİRME;
5. 4857 sayılı İş Kanununun 21/5 maddesi ''işçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun sonuçları ile sorumlu olur.''
6. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/3 maddesi ''kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.''
7. Keza 27.04.2006 tarihli 16-370 Ek. no.lu SSK. Başkanlığı Genelgesi gereğince işçinin 4 aylık boşta geçen süresi için ödenen ücreti nedeni ile sigorta primleri kuruma bildirilmeli ve ödenmelidir.
8. İK 21/1'de geçerli bir fesih nedeninin bulunmaması halinde feshin geçersizliğine karar verileceği belirtildiğinden, başvurusu üzerine işçi işe başlatıldığında, iş akdinin taraflarca yeniden kurulmadığı, yapılmış olan feshin geçersizliği nedeniyle taraflar arasında var olan iş ilişkisinin kesilme olmaksızın devam ettiği, ancak bu durumda işçinin boşta geçen sürelere ilişkin ücreti ve diğer haklarını talep edebilmesine yasayla belirli bir sınırlama (en çok dört aylık) getirildiği kabul edilmelidir.
9. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aydan fazla sürdüğünde, yasanın amir hükmü gereği boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir.
10. Kanunda tazminat değil, işçinin çalıştırılmadığı süre içinde doğmuş bulunan ücret alacağının ödeneceğine ilişkin kural, taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiğine işaret etmektedir. Feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmekle, iş sözleşmesinin kesintisiz devam ettiği ve işe başlatmama halinde feshin bu tarihte gerçekleştiği kabul edilmektedir. Yasanın düzenlemesi gereği bu sürenin 4 aya kadar ücret ve diğer yasal hakların ödenmesine karar verilen süre; ihbar, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesabında nazara alınması gerekmektedir.
11. Dairemizce de emsal önceki kararlarda yasanın bu amir hükmü karşısında 4 aylık sürenin hizmet süresinden sayılmasının gerektiğine ilişkin mahkemenin kabul kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir (Y. 10. HD. 22.12.2011 tarih ve 2011/12631 E, 2011/19427 K).
III. SONUÇ:
12. Feshin geçersizliği ve işe iade kararı sonrası işe başlatılmayan sigortalı açısından işlem yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırıldığına göre işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesi uyarınca davacı sigortalı çalışmış gibi değerlendirilecektir. Zira iş sözleşmesi hiç feshedilmemiş gibi işlem görecektir. Burada feshin geçersizliği ile iş sözleşmesi devam etmekte, işveren sorumlu tutulmaktadır. Burada fiili çalışma aranmaz. Ancak iş sözleşmesinin tüm unsurları vardır. Yasadan kaynaklanan 4 aylık boşta geçen süre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin süresinden sayıldığına göre sosyal güvenlik açısından da bağlı sonuç olarak sayılmalıdır. Zira bu ödenen ücret olup gelir vergisi kesilmektedir. Bu bir kazanç olduğuna göre priminin de kesilmesi gerekir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!