WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3279 E.  ,  2024/2834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/801 E., 2024/107 K.
KARAR : Kabul-Ret

Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali ve yersiz ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, ... tarafından Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın reddine, Kurum tarafından yaşlılık aylığının iptali nedeniyle yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan birleşen dosyada davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davalı ... ve davacı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde, Kurumun teftiş raporu ile davacının Bağ-Kur prim hesabına, başka sigortalının hesabından hayali prim ödemelerinin aktarıldığının tespit edilmesi üzerine, sigortalının gerçeği yansıtmayan ödemelerinin iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığının iptal edildiğini, davalı sigortalı ile Kurum memurunun müteselsilen yersiz ödemelerden sorumlu olduğunu belirterek, yersiz ödenen aylık ve sağlık giderinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde, davalı Kurumun 10 yıllık maaş ödemesini yersiz ödeme olarak kabul etmesi ve iadesini işlemiş faizi ile birlikte istemesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek; Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Birleşen davada davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, şifresinin başta Kurum müdürü olan Hasan Tekin olmak üzere tüm personel tarafından bilindiği ve kullanıldığını davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.09.2011 tarihli ve 2011/95 E.- 2011/720 K. sayılı kararıyla; Kurum memurlarınca işlemin davacının bilgisi dışında yapıldığı, davacının iyiniyetli olduğu, kamu idaresine güven ilkesi olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, birleştirilen dosyada SGK Başkanlığının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece, "Davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Kanun m.53 hükmü olup, primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri taplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bendlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.09.2021 tarihli 2011/889 Esas 2021/660 Karar sayılı kararı ile davanın davalılardan ... yönünden husumet yokluğundan reddine, Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın kabulüne, sigortalı ... tarafından Kurum işleminin iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, "Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde, davacı açısından kısmi aylık /tam aylık koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli, oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmelidir.Yine sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısının bulunması, ancak cüzi fark prim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre prim borcunun cüzi bir tutar olup, bu tutarın Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği taktirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır.

Kurum alacağının tahsili amacıyla Kurum memuru davalı ... aleyhine açılan dava yönünden, Mahkemenin, sorumluluğun değerlendirilmesi ile bu davalı yönünden davanın husumetten reddine dair kararı isabetli bulunmuştur." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı ...'a, 13.07.1999 tarihinde 55 yaş ve 15 tam yıl sigortalılık üzerinden kısmi yaşlılık aylığı tahsisi yapıldığı ve usulsüz aktarılan tutarlar olmasaydı kısmi de olsa tahsise hak kazanabilecek durumda olmadığı ve nitekim bu usulsüz yükleme yapılan tutarlar çıkartıldığında sigortalının kısmi aylık için gerekli 15 tam yıl prim ödenme şartını taşımakla birlikte Kuruma büyük miktarda (Kuruma 7.800,14 TL prim aslı, 16.639,39 TL gecikme zammı borcu olmak üzere toplam 24.439,53 TL borcu) bulunduğu ve giderek 13.07.1999 tarihli başvuru sonucu gerçekleşen tahsisin yersiz olduğu açık ve dosya kapsamı ile de sabit bulunduğu, sigortalı ...'ın prim borcu nedeniyle yukarıda ayrıntılı olarak bahsedilen usulsüz işlemleri gerçekleştirdiği sabit olup, bu sigortalının (mirasçılarının) borçtan sorumlu olduğu, dava konusu iadenin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (a) bendine göre yapılmasının dosya kapsamına uygun olacağı gerekçesiyle Kurumca sigortalıya yönelik açılan davanın kabulüne, 40.603,00 TL maaş ödemesi ve 2.275,69 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 42.878,69 TL yersiz ödemeden kaynaklı alacağın sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, sigortalı tarafından Kuruma karşı açılan birleşen davanın reddine, yine Kurumca memur ...'a yönelik açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili ve Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.... vekili, Kurum bünyesinde çalışan personellerin herhangi bir şekilde kayıtlara müdahale ederek müvekkilinin bilgisi dışında işlem tesis etmesinin sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceğini, prim borcunun yatırılacağı inancıyla kamu görevlisine söz konusu prim borcunu elden teslim ettiğini, müvekkili hakkında bir ceza yargılaması da bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.SGK vekili, ... yönünden davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ve birleşen dava davalısı Kurum yönünden yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesine, davalı ve birleşen dava davacısı ... yönünden aylığın iptali ve borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü ve Geçici 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
... vekili ve Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.