WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3278 E.  ,  2024/4394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/173 E., 2024/88 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/185 E., 2021/226 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 08.10.1993 tarihinde 67301.10 sicil numaralı ... ...'e ait işyerinde çalışmaya başladığını ve üç ay çalıştığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen Kurumca bu tarihin ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının ilk işe giriş tarihinin 08.10.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Kurum dönem bordrolarında sigortalının ismine rastlanılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2020/185 E. - 2021/226 K.sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.10.1993 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

V.
BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/7523 E. 2022/10271 K. sayılı ilamında,"...Davada dinlenen bordro tanıklarından ...’nun ilk beyanında davacının çalıştığına yönelik beyanda bulunmasına karşın sonraki beyanında davacıyı tanımadığını beyan etmesi nedeniyle beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacının çalıştığını beyan eden diğer tanıkların kayıtları ile beyanlarının denetlenemediği, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği , bulunanlar dışında başka komşu işyeri tanıkları tespit edilip beyanları alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; ... ...'e ait 67321.10 sicil numaralı iş yerinde 08.10.1993 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin düzenlenerek davalı Kuruma verilmiş olması, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin tam olarak örtüşmesi, gerek bozma ilamı öncesinde dinlenen davacı tanıkları ile komşu iş yeri tanıkları ..., ... ve ...'in, gerekse bozma ilamı sonrasında dinlenen tanıkların; davacının fiili çalışma iddiasını doğruladıkları ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.10.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili,davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 08.10.1993 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9 , 79 ve 108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dairemizin bozma ilamında "...Davada dinlenen bordro tanıklarından ...’nun ilk beyanında davacının çalıştığına yönelik beyanda bulunmasına karşın sonraki beyanında davacıyı tanımadığını beyan etmesi nedeniyle beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacının çalıştığını beyan eden diğer tanıkların kayıtları ile beyanlarının denetlenemediği, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği, bulunanlar dışında başka komşu işyeri tanıkları tespit edilip beyanları alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır...." şeklindeki bozma ilamına uyan mahkemece yapılan yargılamada beyanları arasındaki çelişkinin giderilmek üzere için tekrar beyanı alınan ...'nun davacının talebi olan 08.10.1993 tarihinden sonrası 09.12.1993 döneminde 14 günlük dava dışı 67321 sicil muhasebecilik mahiyetli ... ünvanlı işyerinden bildiriminin bulunması karşısında anılan tanığın davacıyı tanımadığı yönündeki beyanı yerinde olup çelişkinin bu suretle giderildiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan komşu kamu tanıklarının sınırlı bir araştırmayla sadece emniyet aracılığıyla belirlendiği,tespit edilen ve dinlenen bu tanıklardan sadece ... isimli tanığın komşu tanık sıfatının resmileştiği diğer tanıklar yönünden ...'nin işyeri ile ve ... ...'in çalıştığı işyerinin komşu işyeri olduğuna belirleyecek kayıtlar (Kurumdan işyeri tescil bilgisi, vergi kaydı gibi) hususunda bir araştırma yapılmadığı, bozma öncesi dinlenen ...'nin dava konusu dönemde Bandırma İlçe Seçim Müdürü olduğuna dair kayıtların temin edilmediği görülmektedir.

Diğer taraftan eldeki davada, bağlayıcı olmamakla birlikte muhasebeci olduğu iddia edilen dava dışı işveren tarafından çalışmanın teyit edildiği, diğer taraftan 1992-1999 tarihleri arası aynı işyerinden bordro tanığı olarak gösterilen işverenin eşi olduğunu beyan eden tanık ...'in davacıyı tanımadığını ifade etmekle; dava konusu tarihte işyerine komşu işyeri sahipleri ve kayıtlı çalışanlarının SGK, vergi, belediye aracılığıyla da araştırılmalı, tespit edilen işveren yada bordrolu tanıkların vergi mükellefiyet kayıtları yada sigortalık kayıtları celbedilerek komşu işyeri yada çalışanı olduğu hususus denetlendikten sonra beyanlarına başvurulmalı, bu kapsamda dava dışı işverenin muhasebeci olup olmadığı hususu araştırılıp açıklığa kavuşturularak işveren ... ile tanık ...'in karı-koca olup olmadıkları celbedilecek aile nüfus tablosu ile denetlendikten sonra tanığın bu yerdeki çalışmasının fiili olup olmadığı yönünde de tanık ifadelerine başvurulmak suretiyle ayrıca işyerinin kapsam ve kapasitesine göre eş ... dışında başka bir elemana ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususu üzerinde durulmalı, daha önceden dinlenen tanıkların eksik kalan çalışma,sigortalılık kayıtları da celbedilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

3.Kabule göre de sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının, sigorta başlangıcının yanı sıra 1 gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitine şeklinde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.

4. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.