WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3261 E.  ,  2024/5020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/93 E., 2023/328 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen davalarda Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti, yersiz aylıkların tahsili ile tedavi giderlerine ve itirazın iptaline ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, tedavi giderlerine ilişkin itirazın iptali olarak birleşen davanın kısmen kabulüne, diğer yersiz aylıkların tahsiline ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davanın davacı vekili dava dilekçesinde, davacının eşi ... ...'tan Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/7 Esas 2000/44 Karar sayılı kararıyla boşandığını, kararın 03.02.2000 tarihinde kesinleştiğini, davacıya ... babasından yetim aylığı bağlandığını, ancak Kurumun yetim aylığını kestiğini, Kurumca yapılan işlemin yerinde olmadığını iddia Kurumca yapılan işlemin iptaline, yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren reoskont faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen Mersin 1. İş Mahkemesinin 2012/582 E. sayılı davası, davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, davalı ... ile ilgili olarak Kuruma yapılan bir ihbar üzerine yapılan inceleme ve denetimler sonucu düzenlenen Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğunun 31.08.2010 tarih ve 1058 sayılı raporunda ...'ın eşi ... ... ... ile 03.02.2000 tarihinde boşandıkları ancak yapılan çevre soruşturmasında ve Emniyet Müdürlüğü tutanaklarında halen fiili birlikteliklerinin aynı ikametgahta devam ettiğinin tespit edildiğini, ...'ın 24.672.007.2 sicil numaralı dosyası üzerinden hak sahibi olarak yetim aylığı almak için muvazaalı olarak boşandığı ve on yıldır hak etmediği halde yetim aylığı aldığının tespiti üzerine 01.11.2018 tarihi itibariyle aylıklarının kesildiğini, ...'ın 01.11.2018-30.11.2010 tarihleri arasında kurumumuzdan yersiz olarak aldığı yetim aylıklarının tutarı 16.885,90 TL olduğunu, 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince haksız ve yersiz olarak ödenen 16.885,90 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Mersin 6. İş Mahkemesinin 2013/7 E. sayılı davası, davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, davacı Kurum vekili tarafından Mersin 6. İş Mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; davalının 03.02.2000 tarihinde eşinden ayrıldığını, dul yetim aylığı almakta iken fiilen eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiğini, 01.10.2008 tarihinde hak sahipliğinden dolayı 2.396,94 TL tedavi masrafı yapıldığını, yersiz olarak yapılan tedavi masraflarının tahsilinin sağlanması için icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine yaptığı itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemin yerinde olduğunu açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli ve 2012/432 E. 2013/431 K. sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, birleşen davacı Kurum davasının kabulüne, 16.885,90 TL nin aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-birleşen dosyanın davalısı Adalet ...'tan alınarak davacı Kuruma verilmesine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 07.04.2014 tarihli ve 2014/215 E. 2014/7910 K. sayılı ilamında,"... davacı ve eski eşinin boşandıkları tarihten sonra ve düzenlenen Rapor tarihi öncesi dönem yönünden adreslerle ilgili Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü araştırması yapılmalı, anılan yerlerde görev yapmış/yapmakta olan, mahalle/köy muhtar ve azalarından kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, özellikle Kurum yetkilileri tarafından düzenlenen rapor tarihi öncesi döneme ilişkin seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel Kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davalı ve boşandığı eşinin talep konusu dönemde verdikleri medula sisteminde kayıtlarda görülen adresleri ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, Nüfus Müdürlüğünden adres hareketleri sorulmalı, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, eşlerin boşanma kararında, kontrol memuru raporunun aksinin ispat edilip edilmediği hususu araştırılmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 16.05.2017
tarihli ve 2014/227 E. 2017/253 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, SGK tarafından yapılan maaş kesme işleminin iptaline, davacıdan kesilen maaşların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davacı ... ...'a ödenmesi gerektiğinin tespitine, dosyada birleşen davacı Kurum davasının reddine karar verilmiş; karara karşı davalı-birleşen davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 05.02.2018 tarihli 2017/4572 E. 2018/529
K. sayılı ilamında; "..Bozma ilamından sonra, davalı-karşı davacı Kurumun yersiz ödenen aylıklar haricinde aynı döneme ait tedavi giderlerinin tahsilini teminen İzmir 6. İş Mahkemesinin 2013/7 Esasa kayden açılan dava dosyası işbu Mahkeme dosyasında birleştirilmiş ancak Mahkeme söz konusu davaya ilişkin olumlu-olumsuz herhangi bir karar vermeden hükmü kurmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C.Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 15.01.2019 tarihli ve 2018/539 E. 2019/11 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, SGK tarafından yapılan maaş kesme işleminin iptaline, davacıdan kesilen maaşların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davacı ... ...'a ödenmesi gerektiğinin tespitine, birleşen davacı Kurumun istirdat davasının reddine, birleşen davacı Kurumun itirazın iptali davasının reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... Dosya içerisindeki tüm belge bilgi, beyanlar, ve Yargıtay bozma ilamları birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava Kurumun ölüm aylığının iptaline yönelik işleminin iptali, birleşen davalar ise yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsiline ve yersiz ödenen tedavi giderleri nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz nedeniyle itirazın iptaline yöneliktir. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Kurum müfettişi raporu ile davacının eşinden boşandığı halde boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı tespiti yapılmıştır. Mahkememizce abonelik, banka, seçmen kütüğü ve mernis kayıtları ile yine hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası medula sistemi kayıtları getirtilmiş, kolluk araştırılması yapılmış olup, medula kayıtları ve Ankara PTT Baş Müdürlüğünün 19.04.2022 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, davacının boşanmış olduğu eski eşi tarafından, davacının dava dosyasına kendi adresi olarak bildirdiği "... Sok. No:1/2 " adresinin bildirildiği ve SGK denetmen raporu için araştırma yapan kolluk personeli tanıklar ... ve ...'ün beyanları dikkate alındığında davacı ile eski eşin muvazalı olarak boşandıkları, fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla..." gerekçesiyle asıl davanın reddine,

Birleşen Mersin 1. İş Mahkemesinin 2012/582 Esas sayılı davanın kabulü ile
1.Kurum tarafından davacıya yersiz yapılan ödemeler nedeniyle ödenen 16.885,90 TL Kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,

Birleşen Mersin 6. İş Mahkemesinin 2013/7 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne,
1.Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2004/469 takip sayılı dosyaya yapılan itirazın kısmen kabulü ile asıl alacak 2.398,20 TL, işlemiş faiz 606,70 TL olmak üzere toplam 3.004,9 TL olarak takibin devamına,

2.Asıl alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili, mahkemece toplanan delillerin davacı lehine olup birlikte yaşama olgusunun olmadığına yönelik deliller olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında davacı-birleşen davalı vekilinin temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.