WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3258 E.  ,  2024/2958 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/50 E., 2023/391 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağ-Kur sigortalılık davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.04.1988 - 31.12.1989, 18.05.1993 - 27.10.1993 ve 20.01.2003 – (devam) tarihleri arasında Halkalı Vergi Dairesine, 29.11.1996 - 30.07.1997 ile 12.03.1998 - 30.06.2002 tarihleri arasında ise Bursa Yenişehir Vergi Dairesine kayıtlı vergi mükellefiyet sürelerinin bulunduğunu, ancak bu sürelerin kurum kayıtlarında görünmediğini belirterek, müvekkilinin bu sürelerde Bağ - Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.19.03.2019 tarihinde yapılan ıslah ile Bağ - Kur sigortalılık tespiti ile doğum borçlanması yapabileceğinin tespiti ve aksine kurum işleminin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum, Kurum işlemi yerinde olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli ve 2017/329-2019/333sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/330 Esas - 2021/1624 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; "Dosya kapsamı incelendiğinde, dava dilekçesinde belirtilen vergi kayıtlarına dayalı olarak Bağ-Kur sigortalılık tespiti için açılan işbu davada, davacının 15.09.2003 tarihli borçlanma iradesinin bulunduğu, 25.09.2003, 30.10.2003 ve 20.11.2003 tarihlerinde bir kısım prim ödemelerinin gerçekleştiği belirgindir. Mahkemece, belirtilen tarihlerde ödenmiş olan primlerin karşıladığı sürenin araştırılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının 15.09.2003 tarihli borçlanma iradesinin bulunduğu, 25.09.2003, 30.10.2003 ve 20.11.2003 tarihlerinde bir kısım prim ödemelerinin gerçekleştiği, belirtilen tarihlerde ödenmiş olan primlerin karşıladığı sürenin araştırılması adına davacının 2003 yılında Bağ-Kur yapılandırması kapsamında yatırdığı 808.000 TL'nin İstanbul Halkalı Vergi Dairesine gelir mükellefi olarak başladığı 08.04.1988 tarihinden başlamak üzere kaç günlük hizmet süresine tekabül ettiğinin Küçükçekmece SGM'den sorulduğu, 26.10.2022 tarihli cevabi yazıda, yapılan ödemenin 08.04.1988 - 30.09.1988 tarihleri arasında 172 günlük 4/b hizmet süresine tekabül ettiğinin bildirildiği, dosyaya celp edilen 21.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre dava dilekçesinde belirtilen vergi kayıtlarına dayalı olarak Bağ-Kur sigortalılık tespiti için açılan işbu davada, davacının 15.09.2003 tarihli borçlanma iradesinin bulunduğu, 25.09.2003, 30.10.2003 ve 20.11.2003 tarihlerinde bir kısım prim ödemelerinin gerçekleştiği, belirtilen tarihlerde ödenmiş olan primlerin karşıladığı sürenin (172 günlük sigortalılık süresi) 08.04.1988 - 30.09.1988 tarihleri arasındaki sürenin 3 üncü basamaktan (ödeme tarihindeki) Bağ-Kur sigortalılığı süresi olarak tescil edilmesi gerektiği anlaşıldığından sübut bulan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile davacının 15.09.2003 tarihli borçlanma talebi kapsamında yaptığı prim ödemesine karşılık gelen primlerini ödediği (172 günlük sigortalılık süresi) 08.04.1988 - 30.09.1988 tarihleri arasındaki sürenin 3 üncü basamaktan (ödeme tarihindeki) Bağ-Kur sigortalılığı süresi olarak tescil edilmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiş,

2.21.12.2023 tarihli ek karar ile "1-Davacı vekilinin 20.12.2023 tarihli dilekçesinde ileri sürülen hükmün tamamlanması talebinin kabulü ile davacının sigortalılık başlangıcının 08.04.1988 tarihi olması nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihinden sonra davacının 18.08.1991 ve 21.04.1994 tarihlerinde gerçekleşen doğumları nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince talepte bulunduğu süreleri borçlanabileceği gözetilerek davacının borçlanma talebinin reddine dair Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti ve doğum borçlanmasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlara uygun olması nedeniyle davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacının talepleri arasında basamak tespiti bulunmamasına rağmen bu hususta karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; hükmün (1) nolu bendindeki " 3 üncü Basamaktan (ödeme tarihindeki)" ibaresinin silinerek hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.