10. Hukuk Dairesi 2024/3256 E. , 2024/4130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/206 E., 2023/976 K.
KARAR : Ret-Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendi. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum dava dilekçesinde özetle; davalıya yapılan yersiz ödemelerin tahsil amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine, itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın itirazın iptali davası olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Özetle; “Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Kapatılan 21.Hukuk Dairesince; "Uyuşmazlık; Emekli Sandığı sigortalısı olan ve 5434 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken Kurum tarafından bu aylığı iptal olunan davacının tespit istemli olarak açmış olduğu davada, ön sorun olarak davanın hangi yargı yoluna tabi olduğu noktasındadır. Bilindiği üzere mahkemelerin görevi ve yargı yolu "kanun" ile belirlenmiş olup bu husus kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her safhasında mahkemece re'sen nazara alınır. 5510 sayılı Kanun’un geçici 4/2 nci maddesinde bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı bildirilmiştir. T.C. Emekli Sandığı sigortalıları veya hak sahipleri arasında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda anılan sandıkça tesis edilen işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Kanun gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir. Somut olayda; Emekli Sandığı sigortalısı olan ve 5434 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken bu aylığı iptal olunan davacının açmış olduğu işbu davada 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Özetle; “Asıl dosya ile açılan davanın reddine,
Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2014/386 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili; dava konusu faiz, harç, icra vakelet ücreti ve masraflar bakımından davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili; aynı konuda kesin hüküm bulunan bir konuda yargılama yapılmıştır. Karar öncelikle bu nedenle bozulmalıdır. Davacısı SGK, davalısı müvekkil olan itirazın iptali talepli dava olup, davacı müvekkil değildir. Ayrıca konusuz kalan dava hakkında müvekkil alayhine avukatlık ücreti ile yargılama giderine hükmedilmiş olası bozmayı gerektirmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu.
3. Değerlendirme
Eldeki dosyanın incelenmesinde; davacı ...'nın Kurum işleminin iptaline ilişkin açmış olduğu dava Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kesinleşmiş olup, artık söz konusu dava dosyasında ...'nın talebi olmadığından iş bu dosya kapsamında "asıl dosya ile açılan davanın reddine" dair yeniden hüküm kurulması isabetsizdir. Eldeki dava, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 2018/70 Esas, 2018/141 Karar sayılı 26.03.2018 tarihli kararı ile davacı SGK tarafından davalı ...'ya karşı açılan itirazın iptali davası bakımından uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmesi üzerine görülen itirazın iptali davası olup, davacı tarafın SGK olduğu açıktır. Mahkemece yargılama sırasında sehven hata yapıldığı anlaşılmakla, UYAP sisteminden kayıtların düzeltilmesine karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda söz konusu hata tekrarlanmış, ... davacı, Kurum davalı taraf olarak gösterilerek talepler hatalı değerlendirilerek hüküm kurulmuştur. Bu nedenle, yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacı ve davalı tarafların sıfatları ve davaya konu talep doğru bir şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
2.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!