WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3228 E.  ,  2024/4734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3396 E., 2023/3278 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/63 E., 2023/263 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.02.2007-04.11.2014 tarihleri arasında 0701199733360 sigorta sicil numarası ile davalı işyerinde devamlı olarak çalıştığını, 04.11.2014 tarihine kadar davalı otelin animasyon bölümünde sahne ve gösteri sanatları yöneticisi olarak çalıştığını, davacının son aylık brüt maaşının 8.090,00 TL olduğunu, davalı tarafın davacının sigorta primlerini işe başlama tarihinden fesih tarihine kadar hep eksik yatırdığını, davacının maaşı işe başladığı tarihten itibaren yabancı para üzerinde yatırıldığını, hesabına yatan Türk Lirası otelin muhasebecisine teslim edilip Euro cinsinden maaşlarını aldığını, davacının sözleşmesinin feshedildiğinde kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin alacaklarının gerçek maaş üzerinden hesaplanarak davacıya ödendiğini, son maaş bordrosu incelendiği takdirde ondan önceki aylardan farklı olduğunu ve gerçek tutar üzerinden gösterildiğini ve hesapla yapıldığını, davacının sigorta primlerinin işe başlama tarihinden fesih tarihine kadar eksik yatırıldığını, Manavgat İş Mahkemesi 2015/240 Esas sayılı dava dosyasında hükmedilen 94.362,63 TL fazla mesai alacağının davacıya ödendiğini fakat SGK'ya bildirimlerinin yapılmadığını, primlerinin ödenmediğini, bu hususta davalı işverene ihtar yapıldığını beyanla eksik yatan sigorta primlerinin tespiti, yatırılması ve 94.362,63 TL fazla mesai alacaklarının tahakkuk ettirilerek primlerinin ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davaya karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini davacının eksik yattığını iddia ettiği sigorta primleri ile ilgili SGK'ya başvurusunun olup olmadığının dava dilekçesinden anlaşılamadığını, bu hususun dava şartı olduğunu ve Mahkemece dikkate alınmasını, davacının davalı şirkette animatör eğlence müdürü olarak çalıştığını, cevap dilekçesinin ekinde sunulan davacının imzasını taşıyan ücret bordrolarından da anlaşılacağını ve davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açıldığını, davacının huzurdaki davayı yazılı belgelerle ile ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinde bu şekilde bir belge bulunmadığını ve ispatlanmayan davanın reddi gerektiğini talep etmişlerdir.

2.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 2014 Kasım ayına ilişkin brüt 131.992,32 TL, net 94.362,63 TL fazla mesai primi alacağı primi olduğunun tespitine, davacının eksik yatan sigorta primlerinin tespiti taleplerinin reddine, primlerin davalı şirket tarafından yatırılması isteği idari işlem niteliği olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek ücrete yönelik kesinleşmiş Mahkeme kararı, insan kaynakları müdürü ... ... tarafından otelin mail adresinden (gürallar.com- alibey.com) bir çok üst düzey yöneticinin CC'ye eklenmesi (... ..., ... ..., ... ..., ... ... ... vs) sureti ile müvekkilinin maaşının ve diğer animasyon bölümünde çalışan personellerin maaşlarının belirtildiği listelerin gönderilmesi ve bir çok husus mevcut olmasına rağmen ihtilaf olmayan bir konuda Mahkemece yazılı belge sunulmadığından davanın kısmen reddi yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, 08.02.2001 - 04.11.2014 tarihleri arasında işveren tarafından gerçek maaş üzerinden gösterilmeyen, eksik yatırılan sigorta primlerinin tespiti gerektiğini, Mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olmadığını belirtmiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretine ilişkin olarak davanın açıldığı tarih itibarı ile tarafların haklılık durumunun değerlendirilmemiş olduğunu, hatalı şekilde aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu, kabule göre de "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" hükmünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın kısmen kabul kararı olduğunu, dolayısıyla tarafları lehine vekalet ücretine karar verilmemesinin de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

3.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, Sosyal Güvenlik Hukuku'ndan kaynaklı bu davada salt önceki İş Kanunu hükümleri çerçevesinde görülen mahkeme kararı esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili kurumun kusur ve ihmalinin bulunmadığını bu nedenle Kurum aleyhine yargılama giderlerine de hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; yukarıdaki maddi ve hukuki olgular değerlendirildiğinde iddia olunan ücret ile ilgili işçinin imzası bulunan para makbuzu, banka kaydı, imzalı ücret hesap pusulası, imzalı bordro, tediye makbuzu veya eşdeğer yazılı bir belge veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belge bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin bu yöne ilişkin red kararı ve gerekçesi doğrudur.

Eldeki davanın dava tarihi 01.11.2019 olup Dairemiz iade kararından sonra SGK'ca gönderilen yazı cevabı ve eklerine göre taraflar arasında görülüp kesinleşen işçilik alacakları davası sonucu davalı işverenin 18.02.2016 tarihli başvurusu üzerine işçi alacaklarının tahsilinden sonra bu ödemeler 2014 yılı Kasım, Aralık ve 2015 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına SPEK tavanı üzerinden mal edilmiştir. İşçilik alacakları davasını kesinleşip ödemelerin tahsili üzerine eldeki bu davanın açılmasından önce ödemelerin SPEK tavanı üzerinden davacıya mal edilmiş olması karşısında davanın tümden reddi gerekirken anılan doğrultuda hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacının istinafı yerinde olmayıp, davanın reddi gerektiğine ilişkin davalı Kurum ve şirketin istinafları yerindedir. Davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı şirket ve davalı Kurumun istinaf başvurularının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğunu, Kurumdan gelen yazı cevabının okunmadığını, gelen yazı cevabında 2014 yılı Kasım, Aralık ve 2015 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına SPEK tavanı üzerinden mal edilen ödemeler işe iade davasından kaynaklı 4 ay boşta geçen sürelere ilişkin yapılan ödemeler olduğunu bu nedenle davanın konusu ile bir alakası olmadığını, işçilik alacağı davasında hüküm altına alınan ve kesinleşen fazla mesai alacağına ilişkin prim taahkukunun yapılmadığını, diğer dönemler yönünden yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin hiç değerlendirilmediğini, kesinleşen işçilik alacağı dosyası ile prime esas kazancın ıspat edildiğini, şirket içi yazışmalarla da durumun açıkça ortaya çıktığını, mailde belirtilen maaş miktarına açıkça davalı tarafça itiraz edilmediğini ve müvekkili yönünden kesinleştiğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazançlarının tespitini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 77 nci, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, Kurum cevabi yazısı, Kurum kayıtları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.