10. Hukuk Dairesi 2024/322 E. , 2024/2013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1841 E., 2023/1845 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/149 E., 2019/83 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin oğlu....'ün 01.01.2008 tarihinde vefat ettiğini, oğlundan dolayı aylık bağlandığını, aylığı 2012 yılı Mart ayı dahil almaya devam ettiğini, eşinin 23.02.2009 tarihinde vefat ettiğini, Kurum tarafından aylık bağlandığını, hem eşi hem oğlundan aylık almakta iken aylığının Bağ-Kur'a tabi hizmetlerinden dolayı emekli olduğundan bahisle kesildiğini, 25.03.2009- 24.04.2012 arası yersiz ödemelerin talep edildiğini, müvekkilinin Bağ-Kur' dan emekli olmadığını, bağlanan maaşın eşinin Bağ-Kur hizmetlerinden kaynaklandığını, Kuruma başvurarak eşinden dolayı bağlanan aylığın kesilmesini istediğini, bu kez eşden dolayı bağlanan aylığın ancak yeniden evlenme halinde kesilebileceği belirtilerek talebin reddedildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin hem eşinden hem oğlundan aylık almaya devam etmesine, bu mümkün olmadığı taktirde vefat eden eşinden almakta olduğu aylığın kesilerek, oğlundan dolayı yeniden aylık bağlanarak devamına, müvekkilinin kesilen aylığından dolayı kendisinden istenen fazla ve yersiz ödemelere ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacıya vefat eden eşinden dolayı aylık bağlandığını, davacının bağlanmış olan aylıktan vazgeçme, feragat etme hakkı bulunmadığını, 01.10.2008 sonrası ölen sigortalıların hak sahiplerine Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığını 2013/26 sayılı genelge hükümlerine göre eşinden dolayı aylık bağlanan davacıya oğlundan bağlanan aylığın kesildiğini, aylıkların birleşmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesinde verilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile
a-Davacıya oğlundan dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ve ödenen ölüm aylıklarının yersiz ödeme olduklarından bahisle geri alınmasına dair davalı Kurum işlemlerinin ayrı ayrı iptaline,
b-Davacıya oğlundan dolayı ölüm aylığı ödenmesine devam edilmesine ve kesilen ölüm aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine,
c-Davacıya eşinden dolayı ölüm aylığı ödenmesi işleminin iptaline ve ödenen ölüm aylıklarından dolayı davacının dava tarihi (15.06.2016) itibariyle 4.514,67 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, davacıya vefat eden eşinden dolayı aylık bağlandığını, davacının bağlanmış olan aylıktan vazgeçme, feragat etme hakkı bulunmadığını, 01.10.2008 sonrası ölen sigortalıların hak sahiplerine Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığını, 2013/26 sayılı genelge hükümlerine göre eşinden dolayı aylık bağlanan davacıya oğlundan bağlanan aylığın kesildiğini, aylıkların birleşmesinin söz konusu olmadığını, 5510 sayılı Kanun gereğince ve 2013/26 sayılı genelge çerçevesinde işlem yapılmış olup davacının hem oğlundan hem eşinden aylık almasının mümkün olmadığını, Kurum işlemlerinin usul ve uygun olduğunu, Mahkeme kararının yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, bozmaya konu kararı ile davacının 4/b sigortalısı eşinin vefat tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun yürürlükte olup Kanun'un 54 üncü maddesinde çocuğundan dolayı aylık almakta olan hak sahibine eşinin de ölümü halinde hangi aylığın bağlanacağına dair bir düzenleme olmadığı, davacının sigortalı çocuğunun vefatı tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesine göre ana veya babaya aylık bağlanabilmesi için sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık alınmamasının şart olduğu, davacıya eşinden dolayı aylık bağlanması sebebiyle çocuktan dolayı aylık koşulunu yitirdiği, davacının çocuktan dolayı aldığı aylığın kesilmesi yönündeki Kurum işleminin yerinde olduğu, Kurumun her iki aylığı bağlamasının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin şumulünü etkilemekte olup işbu davanın konusunu oluşturmadığı, Mahkemenin kabulünün yerinde olmadığı anlaşılmakla, başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, bozma kararında "....ülkemiz sosyal güvenlik hukuku genel ilkeleri gereği ve Kanun'un genel sistematiğinde kural olarak tek aylık bağlanması gerektiği ve davacıya oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına engel bir hüküm bulunmadığı gözetilerek, 506 sayılı Kanun uyarınca oğlundan dolayı daha önce tarihli bağlanan ölüm aylığı miktarının daha yüksek olmasına göre, hukuki kazanımlara saygı gösterilmesi ve bunların korunması hukuk devleti ilkesinin gereği olarak davacı yönünden yüksek miktarlı ölüm aylığı kazanılmış hak kabul edilmelidir. Davacının talebi miktar olarak daha yüksek olan oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması yönünde olduğundan, eşinden dolayı daha düşük miktarda ölüm aylığı bağlamak suretiyle oğlundan dolayı bağlanan yüksek miktarlı aylığın kesilmesi, kazanılmış hakkın ihlali niteliğindedir. Bu nedenle davacının oğlundan dolayı 506 sayılı Kanun m. 69’a göre, bağlanan ölüm aylığının devamına karar verilmesi, eşinden dolayı ödenen aylıkların ise iadesine karar verilmesi gerekirken; oğlundan aldığı aylığın kesilmesine karar verilmesi hukuka uygun görülmemiştir." denilerek karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası yapılan yargılamada, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, kaldırma kararı öncesi toplanan deliller, ... eş ve çocuğa ilişkin tahsis dosyaları, bilirkişi raporu ve yasal mevzuat hükümleri ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda,
1-Davanın kısmen kabulü ile
2-Davacıya oğlundan dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ve ödenen ölüm aylıklarının yersiz ödeme olduklarından bahisle geri alınmasına dair davalı Kurum işlemlerinin ayrı ayrı iptaline,
3-Davacıya oğlundan dolayı ölüm aylığı ödenmesine devam edilmesine ve kesilen ölüm aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine,
4-Davacıya eşinden dolayı ölüm aylığı ödenmesi işleminin iptaline ve ödenen ölüm aylıklarından dolayı davacının dava tarihi (15.06.2016) itibariyle 4.514,67 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vefat eden oğlundan dolayı ölüm aylığı almakta olan davacının, aynı zamanda kocasından dolayı da ölüm aylığı almaya hak kazandığının, aksi halde yüksek olan oğlundan dolayı ölüm aylığının ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 54 üncü maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!