WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3184 E.  ,  2024/5087 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1401 E., 2023/2330 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/161 E., 2022/137 K.

Taraflar arasındaki tespit istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 14.08.2009-20.05.2014 tarihleri arasında muhasebeci olarak görev yaptığını, son brüt ücretinin 6.530,00 TL olduğunu, davalı tarafça, davacının 14.08.2009-31.03.2013 tarihleri arasındaki maaşının SGK'ya gerçek ücretinin altında bildirildiğini, 31.03.2013 tarihinde net ücretinin 4.000,00 TL olduğunu, davacının işten çıkarıldığı tarih olan Mayıs 2014'e ilişkin sigortalı ücret bildirgesinin de yıllık izin ücret ödemesinin dahil edilmeyerek SGK'ya eksik bildirildiğini belirterek, davacının dava konusu dönem prime esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının işyerinde muhasebe ve finans müdürü olarak görev aldığını, tüm personel gibi kendisine ait maaş ve prim ödemelerinin, kendi hesaplaması, kontrolü ve onayı ile yapılmış olduğunu, tüm ücretlendirme, bordrolama, mali kayıt işlemlerinin davacı tarafından yapıldığını, davacının SMMM ve Mali Denetim belgelerine sahip, iş alanında yetkin ve yeterli bir kişi olduğunu, bu nedenlerle de, iddiaları doğrultusunda bir işlemin vaki olmasının söz konusu olamayacağını, davacının işyeri özlük dosyasının dahi fesih ile birlikte davacı tarafından işyerinden alındığını, davacının tüm SGK primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırıldığını, davacının ücreti maktu usulle hesaplandığını, iddianın aksine davacının son ücreti brüt 6.530,00 TL değil 4.500,00 TL olduğunu, davacının bankaya yatan ücret tutarlarına, şirketin şubeleri arasında zaman zaman toplantılara katılması nedeniyle kendisine ödenen yol gideri, harcırah, yapılan harcamaların iadesi ve yerine göre işin gerektirdiği benzeri tutarları da içerdiğini, ücretin maktu usulle hesaplandığı hallerde, asgari geçim indirimi de dahil olmak üzere tüm geniş anlamda ücret kalemlerini içerdiği, davacının çalıştığı süre boyunca piyasa koşullarına da uygun şekilde pozisyonuna ve mesleğine uygun yüksek bir ücretle çalıştığını, şirket ortalamasının misli ile fazla ücret aldığını, bu ücretin, istikrar kazanmış Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere yönetici sıfatı taşıyan davacı bakımından geniş anlamda ücret olduğunu, yani davacının AGI ücretleri de baştan maaşına dahil şekilde hesap edilip ödendiğinden bu kalemde de herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı hizmeti bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, aksinin ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, inceleme ve araştırma yapılarak çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde hizmet tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava tespit istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.