WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3166 E.  ,  2024/4159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1509 E., 2023/1859 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/775 E., 2023/96 K.

Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın yüklenicisinin ... İnşaat Hazır Beton Mad. Ltd. Şti ile ... İnşaat Taah. Nak.San.Tic. Ltd Şti'nin olduğunu, taşeronluğunu ise müvekkil ...'in yaptığı '"Van, Bitlis, Hakkari ve Muş'ta Fiber Optik Kabloların Döşenmesi'' işinde çalışırken kepçe tarafından çıkarılan borunun kafasına çarpması suretiyle yaralandığını, tedavi gördüğünü ancak netice olarak uzuv kaybı ve zaafiyeti suretiyle kalıcı sakatlık geçirdiğini belirtmek suretiyle Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2010/790 Esasında maddi manevi tazminat davası açtığını, herhangi bir hizmet akdi çerçevesinde çalışmayan olay mahallinde bulunma sebebi ziyaret olan ...'nin yaralanmasına sebebiyet veren olayı bir iş kazası olarak nitelemenin hukuki dayanağının bulunmadığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Baş İş Müfettişi ... tarafından 18.04.2011 tarih HÖ/30 nolu rapor doğrultusunda ''iş kazası olarak nitelenen olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın ... İnş. Ltd. Şti ve ... İnşaatın yükleniciliğini ...'in taşeronluğunu üstlendiği Türk Telekom Genel Müdürlüğünce Van Bitlis Hakkari ve Muş'ta fiber optik kabloların döşenmesi işinde günlük 40,00 TL karşılığında işçi olarak çalışırken, 22.06.2010 tarihinde kaza anında kepçenin çukurda çıkardığı boruyu boşaltmak istediği anda boru taşıyan kova müvekkilime çarparak yaralanmasında sebebiyet verdiğini, Bu kaza neticesinde müvekkilin malüliyet oranı %59 oranında tespit edilerek sürekli iş göremezlik ödeneği bağlandığını, müvekkilin olay tarihinde 16 yaşında olup ilk öğretim mezunu olduğunu, İş yerinde çalıştığı süre içerisinde iş hukuku, iş sağlığı, ve güvenliği gibi konularda eğitilmediğini, yaptığı haberleşme tesisat döşeme işi yapı işlerinden olup ağır ve tehlikeli işler kapsamında yer almakta olduğunu, müvekkilin işe girişte yapacağı işte bedenen ve ruhen uygun olduğuna dair sağlık raporu da alınmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Van Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 18.02.2013 tarih 2013/M.A-27 sayılı Denetmen Raporunda davalı ...'ın 22.06.2010 tarihinde davalı işyerinde maruz kaldığı kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Davalı ... tarafından Mahkememizin 2010/790 Esas sayılı dosyası ile davacı ... ve diğer bir kısım davalılar aleyhine iş kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açıldığı, Mahkememizin 19.07.2017 tarih 2010/790 Esas , 2017/442 sayılı kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verildiği karara karşı o dosya davalı ... ve ... İnş. Ltd. Şti tarafından istinaf yoluna başvurulduğu ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2019 tarih ve 2018/390 Esas, 2019/613 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin 19.07.2017 tarih 2010/790 Esas , 2017/442 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2019 tarih ve 2018/390 Esas, 2019/613 Karar sayılı ilamında huzurdaki davanın davacısı ... yönünden ; " davalılardan ... arasındaki akrabalık ilişkisi, adli ve idari soruşturma aşamalarındaki gerek davacının ve gerekse şüpheli ve tanık sıfatındaki kişilerin beyanları, davalı ... vekilinin bu yöndeki ısrarlı iddiası ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak sureti ile davalı ...’e; öncelikle, davaya konu olayın, iş kazası olmadığı yönünde Kuruma müracaat etmesi için kesin süre verilmeli; bunu Kurumun kabul etmemesi durumunda, HMK’nin 165. maddesi uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu ile davacı aleyhine, eldeki dava konusu olayın iş kazası olmadığının tespitine yönelik dava açması için süre verilmeli, dava açılırsa, kesinleşmesi bekletici mesele yapılmalı; açılmazsa mevcut durumun kesinleşeceği gözetilmelidir. " şeklinde gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, ...'in vekili aracılığı ile iş kazası tespitine karşı Van Sosyal Güvenlik Kurumu'na itiraz edildiği , Van Sosyal Güvenlik Kurumu'nca itirazın reddine karar verildiği ve davacı tarafından huzurdaki davanın açıldığı görülmüştür.

Uyuşmazlık davalı ...'ın işyerinde geçirdiği kaza sebebiyle yaralanmasının iş kazası sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
...
Somut olayda, davacı tarafından davalı ...'ın yaralanmasına sebebiyet veren olayın meydana geldiği tarihte davalının Muş ilinde misafir olarak bulunduğu, Muş ilinde okuya abisi Mehmet Fedai Aktaş'ı ziyarete gittiğini, olay tarihinde dayısı olan davacı ...'in yanına ziyaret amacıyla bulunduğunu, işçi olmadığını, görülen iş ile ilgisinin bulunmadığını, böyle bir hadisenin yaşandığını, davalının basit yaralanma geçirdiğini ancak olayın iş kazası olmadığını ileri sürmüştür.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; kaza sırasında iş makinesini kullanan operatör ...'ın tanık olarak alınan beyanında köprü çalışması yaptıklarını, davalı ...'ın fiber optik işi için geldiğinin beyan edildiği, dinlenen diğer tüm tanıkların beyanları gözönünde alındığında davaya konu olayda kaza günü ziyaret için şantiyeye gelen bir kişinin kazı alanına götürülmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaza sırasında iş makinesini kullanan operatör ...'ın davalı ...'ın fiber optik işi için geldiğini beyan ettiği, kazalının işveren ile akrabalık ilişkisi bulunmasının aralarındaki işçi işveren ilişkisini ortadan kaldırmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmeni tarafından hazırlanan 18.02.2013 tarihli rapor içeriğinde de olay iş kazası olarak değerlendirildiği, davalı ...'ın 22.06.2010 tarihinde yaralanması ile neticelenen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Diyarbakır 2. İş Mahkemesi'nin 2010/790 Esas sayılı dosyasında maddi manevi tazminat davası açıldığını, Mahkemece 19.07.2017 tarih 2017/442 Karar sayılı ilam ile tazminat davasının kabulüne karar verildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Gaziantep 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/390 Esas ve 2019/613 Karar sayılı ilam ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar verildiğini, akabinde Diyarbakır 2. İş Mahkemesi'nin 2019/775 Esas ve 2023/96 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, eldeki davaya konu olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı ...'ın işçi vasfını haiz olmadığını, olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile bu durumun sabit olduğunu, Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/4214 Soruşturma ve 2010/2105 Karar sayılı “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı” ile gerekli tespitlerin yapıldığını, davalı ...'nin yaralanmasına sebebiyet veren olayı iş kazası olarak nitelendirmenin hukuki dayanağı bulunmadığını, haksız fiil mahiyetindeki olayın genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, usule ve yasaya aykırı kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.

İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3).

3. Değerlendirme
Eldeki davada, ... İnş. - ... İnşaat işverenliğinde yürütülen fiber optik kablolarının bakım ve tamiri işinin sürdürüldüğü esnada, iş makinesi aracılığı ile toprak altındaki malzemenin çıkarıldığı aşamada, taşınan ... borunun çalışma alanında bulunan davalı ...'ın kafasına isabet etmesi ile meydana gelen 22.06.2010 tarihli kazanın iş kazası olmadığının tespitinin talep edildiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, 22.06.2010 tarihinde meydana gelen yaralanmayla ilgili Kurum tarafından yapılan denetim sonucunda olayın iş kazası olduğuna yönelik işlem tesis edildiği, Diyarbakır 2. İş Mahkemesi'nin E.2010/790 sayılı tazminat davasında davacının alt işveren olarak kabul edilmek suretiyle kusur verilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmakla birlikte aleyhine iş kazası tespiti yapılan dışı şirketlerin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle Kurumla birlikte davada yer alması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Dava dışı şirketlere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 124 üncü maddesi gereği husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli ve göstereceği deliller toplanılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.