10. Hukuk Dairesi 2024/3139 E. , 2024/3170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/234 E., 2023/452 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılar ... ve eşi ... ortaklığındaki ...isimli soba atölyesi işyerinde 01.07.2010-08.03.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını belirterek, hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davacının dava konusu ettiği şekilde bir çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışmanın hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2015/351 Esas 2018/110 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'nun .... iş yeri sicil numaralı işyerinde 01.07.2010-08.03.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/2011 Esas -2019/17 Karar sayılı kararı ile davalıların ve Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 24.11.2020 tarihli ve 2020/6025 Esas 2020/6876 Karar sayılı kararı ile davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin ... ve ... ünvanlı .... sicil numaralı işyeri olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ... davaya dahil edilmeden davaya devam edilerek karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri ünvanında ... ismi geçtiğinden gerekirse kolluk araştırması ve Nüfus Müdürlüğü, Seçim Müdürlüğü, Askerlik Şubesi vb. Gibi resmi Kurumlardan adresini araştırıp ...’i davaya dahil etmek, davalılar ile ...’in vergi kayıtlarını getirtmek ve gerçek işverenin kim olduğu belirlenerek delillerini toplayıp sonucuna göre karar vermek gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.10.2022 tarihli 2021/22 E., 2022/302 K. kararı ile 01.01.1984 yılında dava dışı İbrahim Gülşen ve ...'in ortak olarak işlettikleri soba imalatı adlı işyerinin 1987 yılında kanun kapsamına alındığı, 01.01.2005 tarihinde ...'in ortak olarak dahil olduğu, 31.12.2005 tarihinde ....'in ortaklıktan çıktığı ve iki ortaklı olarak davalıların ticari faaliyetlerine devam ettiği, 01.01.2011 tarihinde de diğer davalı ...'in bu ortaklığa dahil olduğu, 01.01.2005 tarihi itibariyle 1/3 hisse ile ...'in ortaklığa dahil olduğu, 31.12.2010 tarihinde, ...'in ortaklıktan ayrıldığı, yerine 01.01.2011 tarihinde ...'in ortaklığa dahil olduğu vergi dairesinden gönderilen belgelerden anlaşıldığı, davacı tanıklarının davacının beyan ve iddialarını desteklediği, aynı zamanda hizmet cetveli incelendiğinde bunların işyerinde bordrolu çalışanlar olduğu, davacının hizmet tespiti talep ettiği dönemlerde de herhangi bir hizmet kaydının da olmadığı ve esasen Yargıtay bozma ilamında da bu husus ile ilgili bir bozma yapılmadığı anlaşılmakla hizmet tespitine konu süre yönünden başkaca bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan, davalılar bakımından yapılan araştırma ve değerlendirme sonucu davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ...'nun 01.07.2010 ile 31.12.2010 tarihleri arasında davalılardan ... ve ... ortaklığında ve 01.01.2011 ile 08.03.2011 tarihleri arasında ... ile ... ortaklığında .... iş yeri sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine karar vermek gerektiği gerekçe bölümünde belirtildikten sonra; hüküm bölümünde, davanın kısmen kabulüne,"davacı ...'nun .... iş yeri sicil numaralı işyerinde 01.07.2010-08.03.2011 tarihleri arasında ... ve ... ortaklığı işverenliğinde çalıştığının tespitine, davalı ... ve ... aleyhine ikame edilen davanın reddine" dair hüküm kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi ayrıca tashih şerhi ile gerekçeli kararın 1 numaralı bendinde ''Davacı ... (TC NO:.... ) nun .... iş yeri sicil numaralı işyerinde 01.07.2010-08.03.2011 tarihleri arasında ... ve ... ortaklığı işverenliğinde çalıştığının tespitine ifadesinin, ''1- Davacının 01.07.2010 ile 31.12.2010 tarihleri arasında davalılardan ... ve ... ortaklığında ve 01.01.2011 ile 08.03.2011 tarihleri arasında ... ile ... adi ortaklığında .... iş yeri sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine'' şeklinde; 2. Nolu bendinde "Davalı ... ve ... aleyhine ikame edilen davanın reddine "ifadesinin ise ''2-Davalı ... aleyhine ikame edilen davanın reddine ,'' şeklinde düzeltilmesine karar vermiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece, tashih veya tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesi, genişletilmesi ve sınırlandırılmasının mümkün olmadığı, HMK’nın 305/A. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı, yasanın 305 /2 in ci maddesine aykırı şekilde hüküm kısmının ve davalının sorumluluk durumunun değiştirilemeyeceği gözetilmeksizin ve kısa karar ile gerekçeli kararın gerekçesi ve hüküm bölümü arasında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebi olduğu, HMK’nın 297’nci maddesi kapsamında çelişki içermeyen, taraflar hakkında infazı mümkün ve usule uygun bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile davacının 01.07.2010 ila 31.12.2010 tarihleri arasında davalılardan ... ve ... ortaklığında, 01.01.2011 ila 08.03.2011 tarihleri arasında ise davalılardan ... ile ... ortaklığında 2 2752 01 ....sicil numaralı iş yerinde çalıştığının tespitine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili, ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, sigortalılığı gerektiren fiili çalışma , süre, ücret ve işverene ait işyerinde bağımlı çalışma unsurları ile kanıtlanamadığı halde davanın kabulüne karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
... ve ... vekili, tanıkların kendi çalışmalarına dair beyanları dahi belirsiz iken, davacının iddia ettiği tarihler esas alınarak davanın kabulünün hakkaniyete aykırı olduğunu ,Mahkeme, davalı tanıklarının beyanlarına akrabalık ilişkisi gerekçe gösterilerek itibar edilmezken, davacı tarafın tanıklarını delil olarak kabul etmek suretiyle hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Fer'i müdahil Kurum vekili, ... ve ... vekilleri yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!