WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3104 E.  ,  2024/3816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1437 E., 2023/2438 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/599 E., 2022/218 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Kararın, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde kameraman olarak 2004 yılında işe başladığını ve davalı işveren tarafından iş akdinin feshedildiği 24.08.2013 tarihine kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, ancak davalı işveren tarafından sigortasının eksik yapıldığını belirterek hizmet tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının 2006 yılının 12. ayında kameraman olarak müvekkili işyerinde işe başladığını, çok kısa deneme süreci gibi bir süre çalışıp işten çıkartıldığını, müvekkilinin iş öğretmek amacı ile işe aldığı davacıyı sigortalı olarak işe başlattığını, bir süre çalıştıktan sonra işten çıkartılan davacının 2013 yılına kadar müvekkili işyerinde çalışmadığını, 01.04.2013 tarihinde fotoğraf baskıcısı olarak tekrar işe alınan davacının bir süre çalıştıktan sonra müvekkilinin işyerinde hırsızlık ve iş ahlakına uymayan hareketler yapması sebebiyle işten çıkartıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtları resmi yazılı belge vasfında belgeler olup kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, hizmet tespit davaları kamu düzeninden olduğundan hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek ölçüde ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...'ya ait işyerinde 26.02.2008-18.12.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak, 01.03.2012-30.03.2013 tarihleri arasında haftanın 3 günü sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 08.07.2008 tarihi olduğunun tespitine bu tarihten önceki hizmet sürelerinin davacının sigorta prim gün sayısına ilave edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine dair hüküm verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Öte yandan, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

2. Eldeki davada, davacının talebinin 2004 ile 24.08.2013 tarih aralığına ilişkin olduğu, davanın 24.11.2016 tarihinde açıldığı, davacının sigortalılık bildirimleri incelendiğinde, 26.12.2006 ile 28.12.2006 arası ve 01.04.2013 ile 24.08.2013 tarihleri arasında davalı nezdinde bildiriminin olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda öncelikle kabule konu dönem olan 01.03.2012 ile 30.03.2012 tarihleri arası isabetli karar verilmiştir. Mahkemenin belirtilen kabul kararı dışında, 26.02.2008 ile 08.12.2008 dönemi yönünden de kısmen kabule karar vermesi ve davacının da temyizi bulunmadığı gözetildiğinde, söz konusu döneme ilişkin kabul kararının da hak düşürücü süreye meydana verip vermeyeceği hususu irdelenerek, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar isabetsizdir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.