10. Hukuk Dairesi 2024/3087 E. , 2024/4084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1172 E., 2023/2262 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/127 E., 2020/450 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 0699714 sicil numaralı ... Sağlık Hizm. ve Tic. A.Ş bünyesinde 02.01.1997 tarihinde 4/a sigortalılığının başladığını, sigortalılığın 30.09.2004 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte bu işyerinden çıkışı yapıldığını, 29.09.2004 tarihli işe giriş bildirgesiyle 01.10.2004 tarihinde sigortalılığı kesintiye uğratılmadan bu kez 1120320 sicil numaralı ... Proje Yönetimi A.Ş.'den bildirimi yapıldığını, 31.03.2006 tarihinde bu işyerinden çıkışı yapılarak ... Proje Yönetimi A.Ş'nin başka bir ünitede tescil edilen 1100457 sicil numaralı işyerinden 01.04.2006 tarihinde girişinin yapıldığını, davacının kurucu ortak olduğu ... Proje Yönetimi A.Ş.'ye ait 0699714 sicil numaralı işyerinde 01.04.2006 tarihinden itibaren 4/a sigortalılığı bulunmakta olup çalışması kesintisiz olarak 31.01.2020 tarihine kadar devam ettiğini, Kurumun 20.07.2004 tarihinde başlayan ortaklığı sebebiyle 01.10.2004 tarihinden itibaren tüm 4/a bildirimlerini iptal ederek 4/b tescili yaptığını ve prim belgeleri için yazı gönderdiğini, Kuruma yaptığı itirazın reddedildiğini, 01.10.2004- 01.10.2008 arası dönem yönünden sigortalının önceden başlayan 4/a sigortalılığına itibar edilmesi gerektiğini, 01.10.2008- 01.03.2011 arası dönem yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile getirilen değişiklik gereğince birden fazla sigortalılık halinin çakışması halinde öncelikle (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılması gerektiğini, 01.03.2011- 31.01.2020 arası dönem yönünden ise çalışmasının kesintisiz devam etmesi sebebiyle 4/a sigortalılığına itibar edilmesi gerektiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptalini, 01.10.2004- 12.03.2019 tarihleri arasında re'sen düzenlenen 4/b tescili ile 1120320 ve 1100457 sicil numaralı işyerinden yapılan 4/a bildirimlerine ait re'sen düzenlenen iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerine konu işlemin iptali ile bu işyerinde 4/a kapsamında çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığı tahsis talebinin kabulüne ve başvuru tarihi itibariyle birikmiş yaşlılık aylıklarının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi ve SSİY'nin ''2829 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümleri'' başlıklı geçici 7 nci maddesine göre işlem yapıldığını, 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olup, bu tarihten sonra yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalıların yaşlılık aylıklarının değerlendirilmesinde 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını, başvuru tarihi itibariyle davacının 7 yıllık hizmet süresinde Bağ-Kur'a tabi çalışmalarının fazla olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen Kurum işleminin hukuka uygun olduğu ve iptalinin mümkün olmadığı, öte yandan davacının sigortalılık başlangıç tarihi ve 4759 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihteki sigortalılık süresi dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi uyarınca emekli olmaya hak kazanması için gerekli şartları tahsis talep tarihi itibariyle taşımadığı değerlendirilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanları tekrar ederek, Mahkeme kararı gerekçesinde atıf yapılan Kurum tebliğ ve genelgeler ile 5510 sayılı Kanun'a ve ilgili sair yasal mevzuatın dışına çıkıldığının davalı Kurumca da itiraf edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesini değerlendirme dışı tutarak eksik değerlendirme ile hatalı kanıya varıldığını, 01.10.2008 tarihinden önce kendi işyerlerinde sigortalı olanlar bakımından sigortalılıkları kesintiye uğramadığı sürece 4/a sigortalılıklarına devam edebilmelerine cevaz verildiğini, müvekkilinin durumunun 2013/11 sayılı Genelgedeki 24.04.2019 tarihli değişiklikle düzenlenen 6.3 maddesi kapsamında düzenlendiğini, müvekkilinin çalışmasının kesintisiz devam ettiğini, müvekkilinin 2004-2008 yıllarını kapsayan süreç için Kurumca yapılan re'sen tescil işleminin ne Kurumda ne de Mahkemece yasal bir dayanağının gösterilmediğini, hükmün ilk celsede eksik araştırma ve değerlendirme neticesinde hatalı olarak kurulduğunu, normlar hiyerarşisinin davanın reddine gerekçe olamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile yönetim kurulu üyesi olduğu şirketler arasındaki hukukî ilişki vekâlet akdine dayandığı, şirket işlerini görmekten dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olmasının zorunlu olduğu, aynı faaliyet dolayısıyla ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabulünün mümkün olmadığı, Kurum işlemi ile Mahkeme kararının yerinde olduğunu değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ortağı ve Yönetim Kurulu üyesi olduğu şirketten 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının geçerliliği ile yaşlılık aylığı talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 2, 1479 sayılı Kanun'un 24, 25 ve 5510 sayılı Kanun'un 4, 7, 53 ve geçici 22 nci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1-) Somut uyuşmazlıkta, davacının 31.01.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının kendi iş yerinde sigortalı olarak çalıştığı değerlendirilerek son yedi yılın da 1260 günlük çalışmasının 4/1-b kapsamında geçtiğinden 4/1-b statüsünden aylık bağlanması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebinin kabul edilmediği, davacı tarafça Kurum işleminin iptali ile 4/1-a statüsünden aylık bağlanmasının talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının Anonim Şirkette ortaklığı sebebiyle 4/1-a hizmetlerinin re'sen 4/1-b hizmetine dönüştürülmesine, buna bağlı olarak 4/1-b kapsamında aylık şartlarının oluşmadığına dair Kurum işleminin yasaya uygun olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
2-) Kurum işleminin iptaline yönelik eldeki davada, davacının Anonim Şirkette ortaklığı sebebiyle 4/1-a hizmetlerinin re'sen 4/1-b hizmetine dönüştürülmesi işlemi değerlendirildiğinde,
a.) Davacının 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar hizmet bildirimlerine yönelik olarak;
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanun'un 24/I-g maddesine göre, anonim şirketin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar. Anonim şirket ortağının şirkette yürüttüğü işler dolayısıyla 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayılabilmesi için şirketin hangi işinde ne kadar süre ve ne şekilde çalıştığının, buna dair bir kararın bulunup bulunmadığının, özellikle hizmet akdinin koşullarından olan bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, şirket ortağının, kimin buyruğunda ve kimden talimat alarak çalıştığının titizlikle araştırılıp incelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekir. Davacının, 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığına esas işi, şirket ortaklığının kendisine yüklediği işlerin yürütülmesine yönelik ise, bu taktirde şirketle davacı arasındaki hukukî ilişki vekâlet akdine dayandığından, şirket işlerini görmekten dolayı yukarıda anılan Kanun hükmü gereğince 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olması zorunlu olduğundan, aynı faaliyet dolayısıyla ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabulü mümkün değildir. Ancak, davacı, şirket ortaklığının yüklediği görev ve sorumluluğun dışında kalan, mesleki yönden özel ihtisas ve tecrübeyi gerektiren bir işi üstlenmiş ise, bu taktirde 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak bildirilen sürelerin geçerli olduğunun kabulü gerekecektir.
b.) 01.10.2008 tarihi sonrasında bildirimlerine yönelik olarak;
5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
c) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, sigortalı sayılırlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un Geçici 22 nci maddesinde yer alan “Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen anonim şirketlerin kurucu ortaklarından daha önce 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine tabi olarak sigortalı olanlardan sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle sona erer.” hükmü uyarınca davacının 01.10.2008 tarihi öncesinde anonim şirket kurucu ortağı olup olmadığı ve anılan madde çerçevesinde Kuruma yazılı talepte bulunup bulunmadığı belirlenmeli, sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddenin 2 nci fıkrasındaki “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” hükmü gözetilmeli ve tüm kanıtlar değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!