WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3081 E.  ,  2024/4015 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2363 E., 2023/2340 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/114 E., 2021/162 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; davacının davalı iş yerinde 20.08.2015-22.12.2016 tarihleri arasında son ay net 3.500 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı şirket arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının hiçbir zaman işçi olarak çalışmadığını, şirketin drone adı verilen insansız hava araçlarının alım-satım faaliyetlerde bulunduğunu, davacının da müvekkili şirket ile aynı sektörde çalıştığını, şirkete ulaştığını ve yaptığı işlerden bahsederek kendi tanıtımını yaptığını, sonradan öğrendikleri kadarıyla davacının bu süreçte .... Firmasında çalıştığını, serbest olarak teknik servis hizmeti verdiğini ve aynı zamanda Garanti Bankasında .... ile Merkez Bankası .... güzergahları arasında hizmet ifa ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarının Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma olgusu saptandığı takdirde o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı konusunun da araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davacının hizmet dökümünün incelenmesinde dava konusu edilen tarihler itibariyle sigorta bildirimi bulunmadığı, Kurumdan gelen kayıtlara göre davalı şirketin 01.12.2016 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve halen kanun kapsamında olduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığından gelen kayıtlara göre davacının ..... plakalı araçta şoför olarak ... A.Ş. taşıyıcı firma nezdinde 23.07.2015 veriliş tarihli 23.07.2016 geçerlilik tarihli çalıştığını gösteren güzergah kullanım izin belgesinin gönderilmiş olduğu, ... Turizm Şirketinden gelen yazı cevabında 34 KLZ 62 plakalı aracın sürücüsünün ... olup 04.03.2015-08.02.2016 tarihleri arasında Garanti Bankası Genel Müdürlük servislerinde hizmet verdiği, Garanti Bankasından gelen kayıtlarda.... plakalı araç ile 20.08.2015-08.02.2016 tarihleri arasında .... Garanti Bankası Genel Müdürlük servisinde hizmet verdiği bilgisi verilmiş olduğu, İstanbul 1. İş Mahkemesi dosyası kapsamında davacı tanıklarının beyanlarının alınmış olduğu, dosya kapsamında dinlenen bordro tanık anlatımlarında davacının davalı şirket ile parça başı çalıştığı, dışarıdan destek amaçlı yardım ettiğinin beyan edildiği, tanık anlatımları ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirket bünyesinde fiili çalışma olgusunun tespit edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili özetle; tek bir tanık beyanıyla hüküm kurulduğunu, bankalardan celp edilen ödeme dekontlarında açıkça yapılan ödemelerin de dikkate alınmadığını, işverence sigortasının yapılacağının sözü verilerek davacının oyalandığını, ancak sigortasının yapılmadığını, davacının çalıştığına dair İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2017/628 Esas sayılı dosyasında dinletilen tanıkların beyanlarıyla ispatlandığını, ancak dikkate alınmadığını, yetersiz gerekçelere dayalı hükmün hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; Kurumun sadece hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil olduğunu, davanın hizmet tespiti ile prime esas ücretin tespiti davası olup prime esas ücret yönünden Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini beyanla bu yönden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde talep edilen dönem itibariyle çalışması bulunmadığı,davalı işyerinin 01.12.2016 tarihinde yasa kapsamına alındığı, halen faal olduğu, UYAP'tan alınan firma bilgilerinde davalı şirketin ana sözleşme tescil tarihinin 28.03.2013 olduğu, Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünün cevabi yazısında şoför olarak çalıştığına dair güzergah kullanım işi, belgesi olduğu, ... Turizm A.Ş. 'nin cevabi yazısında davacının 04.03.2015 ile 08.02.2016 tarihleri arasında Garanti Bankası Genel Müdürlüğü servislerinde hizmet verdiğinin bildirildiği, İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2017/628 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanıklar ... ve ... 'ün davalı işyeri çalışanı olmadığı, çalışmaya ilişkin net bilgiler vermedikleri, Yargıtayın aradığı nitelikte çalışanlar olmadığı, bordrolu tanık ... beyanında davalı işyerinde davacıyı çalışırken görmediğini, ancak davacının zaman zaman parça başı iş yaptığını, esasen kendisinin işyerinde satış işini yaptığını, müşterilerin rızası üzerine demir işlerini ... Bey'in yaptığını, işlere yetişemediği için dışarıda tamir işi yapan davacıya zaman zaman tamir işinin verildiğini, haftada 1 veya 2 kez davacının uğradığını, davacının servis şoförlüğü de yaptığını beyan ettiği, ( HC 01.12.2016-13.07.2019), re'sen tespit edilen komşu işyeri tanığı ...'un davalı ve davacıyı tanımadığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamına göre,davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin unsurlarının oluşmadığı, davacının parça başı iş yaptığı, Mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu kanaatine varılarak; davacı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı işyerinde 20.08.2015-22.12.2016 tarihleri arasında son ay net 3.500 TL ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

Söz konusu Kanunda “hizmet akdi” tarifine yer verilmemiş, yalnızca Borçlar Kanunu'nda tanımlanan hizmet akdi ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesine atıfla yetinilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8 inci maddesinde iş sözleşmesi (hizmet akdi) tanımlanmış, olay tarihinde yürürlükte bulunan yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda bu konuda düzenlemeler yapmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 393 üncü maddesi ile hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, hizmet akdinin özel şekle tabi olmadığı belirtilmiş, ücretin, zaman itibarıyla olmayıp yapılan işe göre verilmesi durumunda da işçinin belirli veya belirsiz bir zaman için alınmış veya çalışmış olduğu sürece akdin parça üzerine hizmet veya götürü hizmet altında varlığını koruduğu açıklanmıştır. Belirtilmelidir ki ücret unsuruna her ne kadar tanımda ve iş sahibinin borçları belirtilirken yer verilmiş ise de 5510 sayılı Kanun'un 82/2 nci maddesindeki “...ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden” ibaresi nazara alındığında, bu unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığının kabulü gerekir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, hizmet akdinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile"bağımlılık" unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamakta, anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.

3.Değerlendirme
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip, Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

Davacının davalı iş yerinde 20.08.2015 - 22.12.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını ve drone isimli elektrik cihazların tamiri ve yazılım desteğiyle ilgilendiğini, iş yerinde son ücretinin primler hariç net 3.500,00 TL olduğunu beyanla, 20.08.2015-22.12.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep ettiği davada; Mahkemece, dosya kapsamında dinlenen bordro tanık anlatımlarından davacının davalı şirket ile parça başı çalıştığı, dışarıdan destek amaçlı yardım ettiğinin beyan edildiği, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik araştırma ve değerlendirmeye dayalı olup hatalıdır.

Mahkemece; davacıya yapılan ödemelerin hizmet akdinden mi ticari bir ilişkiden mi kaynakladığı belirlenmelidir. Davalı iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliği, bildirilen kaç işçi olduğu, kimlerin hangi tarih aralığında çalıştığı, yaptıkları işlerin niteliği araştırılmalıdır. Davalı işverenlere ait iş yerinde yürütülen işin belirlenecek niteliği gereği iş ilişkisi içinde olduğu kamu kurumları ile komşu işyerlerinin bordrolara geçmiş, davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte çalışanları yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının, kabule konu dönemde fiili çalışma olgusu ile özellikle bağımlılık olmak üzere hizmet akdinin unsurlarının bulunup bulunmadığı araştırılıp; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.