10. Hukuk Dairesi 2024/3080 E. , 2024/4017 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2085 E., 2023/2420 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/515 E., 2021/190 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerindeki 01.05.1990 ile 31.12.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının aralıksız ayda 30'ar gün üzerinden günün asgari ücreti ile geçen sigortalı hizmetler olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usul ve zamanaşımı yönünden itirazda bulunduklarını, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının çalıştığı döneme ilişkin prim ödemelerinin yapıldığını, herhangi bir eksiklik bulunmadığını, davacının çalışmaları bakımından davalı Kurum kayıtlarının esas olduğunu ve davacının çalışmalarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakat etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü yönünden reddinin gerektiğini, davacıya ait bilgisayar gün dökümünün kontrolünden 30.07.1990 tarihinde 623356.34.06 numaralı ... ... unvanlı iş yerinden girişinin, 25.11.1995 tarihine kadar da devam eden kısmi çalışmasının mevcut olduğunu, öncelikle 623356.34.06 numaralı iş yerinin kime ait olduğunun irdelenmesi, iş yerinin varlığının ve 506/5510 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında hiç bir bağlantı bulunmadığını, davalı şirketin adından anlaşılacağı üzere mali müşavirlik firması olduğunu ve davacı ...'ı tanımadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın, davalı iş yerlerinde aşağıdaki şekilde kalemler halinde belirtildiği üzere; 623356.34.06 sicil numaralı ... unvanlı davalı iş yerinden prime esas kazanç alt sınırı altında kalmadan asgari ücretle Kuruma; 01.05.1990 - 31.05.1990 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 7.500,00 TL kazançla, 01.08.1990 - 31.12.1990 tarihleri arasında 135 gün ve günlük 13.800,00 TL kazançla, 165 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 677336.34.06 sicil numaralı ... Tekstil Dış. Tic. ve San. Ltd. Şti unvanlı davalı iş yerinden prime esas kazanç alt sınırı altında kalmadan asgari ücretle Kuruma; 01.01.1991 - 30.06.1991 tarihleri arasında 135 gün ve günlük 13.800,00 TL kazançla, 01.07.1991 - 31.07.1991 tarihleri arasında 15 gün ve günlük 15.667,00 TL kazançla, 01.08.1991 - 31.07.1992 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 26.700,00 TL kazançla, 01.08.1992 - 31.05.1993 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 48.300,00 TL kazançla, 01.03.1994 - 31.08.1994 tarihleri arasında 120 gün ve günlük 83.250,00 TL kazançla, 600 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının 01.09.1995 - 31.12.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine ilişkin talebi davacı tarafından atiye bırakıldığından bu tarih aralığı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, farklı işverenler nezdinde geçen hizmetlerin birlikte hüküm altına alınmasının mümkün olmadığını, Kurumun resmi kayıtları ile çeliştiği halde tanık anlatımlarına itibar edildiğini, Kurumun eldeki davada feri müdahil konumunda olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin dikkate alınmadığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediğini belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile celp edilmiş olan kayıtlarda 623356.34.06 sicil numaralı ... unvanlı davalı iş yerinin 06.03.1990 tarihinde kanun kapsamına alındığının ve 31.12.1990 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığının, 677336.34.06 sicil numaralı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinin 01.04.1991 tarihinde kanun kapsamına alındığının ve 30.03.2001 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığının, 1014412.34.06 sicil numaralı ... ... unvanlı iş yerinin 09.06.1995 tarihinde kanun kapsamına alındığının ve 31.12.1995 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığının bildirildiği, davacının taleplerinin incelenmesinde bu yönde de bir engel bulunmadığı, davacının 01.05.1990 ile 31.12.1995 tarihleri arasında blok çalışmasının olduğu, davacının işvereni olan 623536.34 sicil sayılı ... unvanlı iş yerinin 06.03.1990 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.12.1990 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, buna karşın aynı adreste kurulu ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin talep edilen tarihlerde faal ve kapsamda olduğu, dinlenilen davacı tanığı ... ...'ın beyanında görüldüğü üzere ...'in iş yerinin adının ... Tekstil olduğu, böylece ilk önce ...'e ait şahıs firması olarak bu unvanla çalışırken daha sonra aynı unvanlı limited şirketi haline geldiği ve şirketin eski ortağının da ticaret sicile göre ... olduğu dikkate alındığında, burada hizmetin bir bütün olduğu, davalı ... ile ... Tekstil Dış. Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğu; ... Tekstil Dış Tic. ve San Ltd. Şti.'nin yeni ünvanının .... olduğu dosya arasına alınan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından anlaşılmış olup; iş bu şirketin de davaya dahil edildiği görülmüş; ayrıca davacının 01.09.1995 - 31.12.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine ilişkin talebinin davacı tarafından atiye bırakıldığı da dikkate alınarak, Mahkemece davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığından davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 01.05.1990 ile 31.12.1995 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarından Kuruma eksik bildirilmiş olan çalışmalarının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
3.Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 01.05.1990 ile 31.12.1995 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilmiş olan çalışmalarının tespitinin talep edildiği eldeki davada; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde; davacının 623356.34.06 sicil numaralı ... unvanlı davalı iş yerinden ilk bildiriminin 01.06.1990 tarihinde yapılmış olması karşısında; Mahkemece kabul edilen 01.05.1990-31.05.1990 arası dönemin hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üyeler ... ve ... muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki ... uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.05.1990-31.12.1995 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 01.06.1990 tarihinden sonra hizmeti Kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 01.06.1990 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Somut uyuşmazlıkta davacının hizmeti 01.06.1990 tarihinde davalı işveren üzerinden Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Mahkemece 01.05.1990-31.12.2005 tarihleri arası ve devamı da blok çalışma olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
3. Kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi 01.06.1990 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı, davanın reddi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya Kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.
5. Dairemizin 2021/10293 Esası 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda Kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.05.1990 tarihi ile sonrası kayda giren 01.06.1990 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!