10. Hukuk Dairesi 2024/3013 E. , 2024/3844 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1413 E., 2023/430 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2022/243 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket işyerinde 01.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında vardiya amiri olarak çalıştığı, işverence çalışmalarının SSK'ya noksan bildirildiği, iş akdinin işverence haksız olarak iş akdinin fesih edildiği, son aylık ücretinin net 925,00 TL olduğu iddiasıyla davacının davalı şirket işyerinde 01.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında hizmet akdi ile sürekli çalıştığının ve son aylık ücretinin net 925,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak 01.08.2000 tarihinde diğer davalı şirket işyerinde çalışmaya başladığı, 26.05.2004 tarihinde işten çıktığı, 01.12.1999 - 01.08.2000 arası çalıştığına dair belge olmadığı, iddianın belgelerle ve inandırıcı delillerle ispatı gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının 03.02.2007 tarihinde çalışmaya başladığı, 26.12.2013 tarihinde işyerini terk ettiği, 13.01.2014 tarihinde işten çıkışının SGK'ya bildirildiği, davacının iddialarının yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı şirketin 38999 işyerine ait kayıtlarının düzgün olmadığı ve geçersiz olduğunun anlaşıldığı, davacı tanıkları ... Salman ve ...'in beyanlarına göre ise davacının 1999 yılında Kozateks işyerinde çalışmaya başladığını belirtmelerine göre ise, davacının davalı şirkete ait 38999 işyerinde 15.12.1999 tarihinde işe başladığının kabulü hak ve adalete uygun olacağı, davacının davalı şirketin ... işçisi olduğu anlaşıldığından 38999, 31516,1011923 işyerlerinde, 31516 işyerinde 15.12.1999 - 30.11.2013 tarihleri arasında hizmet akdi ve bordrolardaki ücretlerle sürekli çalıştığı, davacının 03.02.2007 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olduğu tespit edilmişse de davacının işyerinden ayrılarak 30.11.2006 - 03.03.2007 tarihleri arasında başka işyerinde çalıştığı veya işyerinden ayrılıp tekrar işyerine girdiğine dair delile rastlanmadığı, davalı şirkete ait işyerlerinden birinden diğerine girişte işe giriş bildirgelerinin kısa süreli boşluklar bırakılarak bildirilmesinde işyeri muhasebecisinin hataları olduğu anlaşılmakta olduğu, davacının davalı şirkete ait işyerlerinde sürekli çalıştığının kabulü gerektiği, davacı son aylık ücretinin 925,00 TL olduğunu iddia etmiş olup kriminalistik uzmanının 29.10.2015 tarihli raporuna göre 30.11.2013 tarihli ücret bordrosundaki imzanın ...'e ait olduğu gerekçeli belirtildiğinden ...'in 30.11.2013 tarihli ücret bordrosunda aylık ücretinin 829,36 TL olduğu, imza davacıya ait olduğu için davacıyı bağlayacağı, Adli Tıp Grafoloji raporunda "Sosyal Sigortalar Kurumunun 04.10.2005 tarih ve 094810 no lu İşe Giriş Bildirgesindeki imzaların aynı elden çıktığını gösterir nitelik ve oranda uygunluk ve benzerlikler olmadığının" belirtildiği, işe giriş bildirgeleri altındaki imzaların davacıya ait olup olmadığının anlaşılmadığından davacının işten ayrılış ve işe girişlerinin gerçeği yansıtamayacağı, iş yeri dönem bordrolarında yer alan çalışanların beyanlarına başvurulup tanık olarak beyanlarının alındığı, davacının çalıştığı dönemlere ilişkin beyanlarının alındığı anlaşılmakla davacının davalı şirkete ait 38999, 31516, 1011923, 31516 işyerlerinde hizmet akdi ve ücret bordrolarındaki ücretlerle sürekli olarak 19.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında en son aylığının 829,36 TL olarak çalıştığının tespitine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalı şirkete ait 38999, 31516, 1011923, 31516 işyerlerinde hizmet akdi ve ücret bordrolarındaki ücretlerle sürekli olarak 19.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında en son aylığının net 829,36 TL olarak çalıştığının tespitine, SGK'ya bildirilen sürelerin infaz aşamasının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediği, eylemli ve gerçek çalışmanın ispat edilmesi gerektiği, re'sen araştırma yapılması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamaya konu davada davacının davalı iş yerinde 01.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında davacının prime esas kazancının tespiti hakkında olduğu, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalı şirkete ait 38999, 31516, 1011923, 31516 işyerlerinde hizmet akdi ve ücret bordrolarındaki ücretlerle sürekli olarak 19.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında en son aylığının net 829,36 TL olarak çalıştığının tespitine karar verildiği, kararın bu haliyle yerinde olduğu, bu halde davalı SGKB vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında en son net 925,00 TL ücretle tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:
"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir:
"Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:
"...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
7. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
"
9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3. Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60 ncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda; 29.11.1999 tarihi öncesinde dava dışı işverenlere ait iş yerlerinden bildirimleri bulunan davacının, 01.08.2000 - 26.05.2004, 28.05.004 - 27.04.2005, 05.10.2005 - 30.11.2006 ve 03.02.2007 - 30.11.2013 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerlerinden 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirimleri bulunmaktadır. Davacı davalıya ait iş yerlerindeki çalışmasının 01.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında tam ve kesintisiz devam ettiğini iddia ederek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 19.12.1999 - 26.12.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki beyanları hükme esas alınan tanıkların çalışmaları da davacının bildirimleriyle uyumlu olarak kesintili bildirildiği gibi davalı işverene karşı açılmış hizmet tespiti davaları da bulunmaktadır. Söz konusu beyanlar soyut nitelikte olup davaya konu çalışmanın kesintisiz olduğunu kabul için yeterli değildir.
5. Mahkemece, davalı işverene karşı açılan diğer hizmet tespiti davaları da belirlenip akıbetleri sorularak 1999 - 2013 tarihleri arasındaki dönemde kesintisiz çalıştığını iddia eden ve kesintisiz bildirimi yapılan işçi sayısı belirlenmelidir. Davalı iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliği, bildirilen kaç işçi olduğu, kimlerin hangi tarih aralığında çalıştığı ile yaptıkları işlerin niteliği araştırılmalıdır. Birden çok iş yerinden bildirimleri yapıldığından hangi adreste faaliyet gösteren iş yerinde, kimlerle çalıştığı ve iş yerinde hangi işi yaptığı hususları davacı tarafa açıklattırılmalıdır. Davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte çalışanları yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının kabule konu dönemde kesintisiz çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!