WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3006 E.  ,  2024/4363 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3217 E., 2023/2456 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/191 E., 2022/588 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işverede ait işyerinde 01.10.1997 tarihinde işe başladığını, işverenin ücretini ödememesi nedeniyle işten çıkmak zorunda kaldığını, akabinde 2000 yılında işverenin tekrar çağırması nedeniyle işverenin yanında çalışmaya başladığını, ancak işverenin, müvekkilini Kuruma bildirmemesi ve ücretini ödememesi nedeniyle tekrar işten çıkmak zorunda kaldığını, 22.06.2005 tarihinden itibaren aralıksız olarak çalıştığını, çalışmalarının 29.08.2013 tarihine kadar devam ettiğini belirterek bu sürelerin tespitini, primlerinin işverene ödetilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, husumet, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının 01.10.1997 yılında işe girdiğini, tam dava dilekçesinde 2000 yılı ve 2005-2013 yılları arasında hizmet tespiti talebinde bulunduğunu, davacının, davalı şirket yanında mevsimlik işçi olarak çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun sigortalısı olan davacının dosyasında, uyuşmazlığa konu tarihler bakımından yapılan değerlendirmede; davacının çalışmalarının birbirinden farklı sigorta tescil numaraları bulunan işyerlerinde birden ziyade işe giriş bildirgesine istinaden kesintili olarak gerçekleştiğini ve bu çalışmalarının 29.08.2013 tarihinde sona erdiğini, davacının, kesintisiz çalışma iddiasının yazılı delillerle ispatının gerektiğini, davacının çalışmalarının gerçek olduğunun ve bir hizmet akdine dayalı olarak gerçekleşip gerçekleştirilmediğinin araştırılması gerektiğini, davaya kurumun sebebiyet vermediğinden davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları, bilirkişi incelemesi ile davacının 01.01.2000-21.06.2005 tarihleri arasındaki muhtemel çalışmaları konusunda karar verilmesine yer olmadığına, diğer tüm dönem yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme ve değerlendirme yaptığını, müvekkilinin giriş bildirgelerinin ve bordrolarının imzalı olması nedeniyle bu belgelerde müvekkilinin kesintili çalıştığına karine oluşturduğunu belirterek davayı reddettiğini, bilirkişi incelemesinde işe giriş bildirgelerindeki imzaların müvekkilinin elinden çıkmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bordro tanıkları da dahil tüm tanıkların müvekkilinin kesintisiz ve sürekli çalıştığını beyan ettiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara,hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle kesintili olarak çalıştığı anlaşılan tanıkların davacının kesintisiz çalışmasını bilmesinin günlük hayatın olağan akışına aykırı olmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ıncı. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.