WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2994 E.  ,  2024/5007 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/23 E., 2023/181 K.
KARAR : Asıl dava kabul, birleşen dava ret

Taraflar arasında Mahkemede görülen asıl dava Kurum işleminin iptali, kesilen aylığının tekrar bağlanması ve menfi tespit, birleşen dava ise yersiz ödenen sağlık giderlerinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaptığı hizmetleri sonucunda 2011 yılı itibari ile şartları gerçekleştiğinden emekli olduğunu, 2013 yılında yapılan bir idari soruşturma neticesinde sahte hizmet kazandırılması iddiası ile emeklilik işlemlerinin iptal edildiğini ve geçmiş dönemlerde yapılan ödemelerin tahsili için Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/20156 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak aynı konuda yapılan adli soruşturma sonucunda açılan kamu davasının yapılan yargılama sonucunda Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/100 Esas, 2014/55 Karar sayılı ilamı ile beraat ettiğini, sadece müvekkilinin değil tüm sanıkların beraat ettiğini, Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/100 Esas, 2014/55 Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin hizmet süresinin gerçek çalışmaya dayalı olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde netlik kazandığını, müvekkilinin emeklilik işleminin iptal edilmesi ve hakkında icra takibi yapılmasının herhangi bir hukuki dayanağı kalmadığını, arz olunan sebeplerle, davalı Kurumun davacıya bağlanan aylığın iptal edilmesi işleminin iptaline, iptal edilen ödemelerinin ihtiyati tedbir yolu ile dava sonuna kadar devam ettirilmesine, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumları sigortalısı ... T.C. kimlik numaralı davalı ...'ın sağlık hizmetlerinden yararlanmak suretiyle Kurumu 3.457,20 TL zarara uğrattığının anlaşıldığını, 3.427,50 TL (ana para), 708,07 TL (işlemiş faiz) olmak üzere toplam 4.165,20 TL paranın tahsili için Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/86493 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, davalı borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, hukuka aykırı davranan ve ödeme yapmayan borçlu aleyhine %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumları Gaziantep SGK İl Müdürlüğünün 4.4120.011043830.027.09.28 sicil sayılı dosyasında işlem gören ... ... ... unvanlı işyerinde, Kurumları denetmenleri tarafından tanzim edilen 31.08.2010 tarih 76745/SRŞ/09 sayılı raporda işyerinde çalıştığı iddia edilen kişilerin çalışmalarının fiili ve gerçek olmadığının tespit edildiğini, bu şahısların bu işyerinden aldıkları sigorta sicil numaralarının iptal edildiğini, bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü vd. maddeleri ile aynı yönde mülga 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağının, 6 ncı maddesinde çalıştırılanların işe alınması ile kendiliğinden sigortalı olacağının, 7 nci maddesinde sigortalılık hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağının ve sigortalı hak ve yükümünden kaçınılamayacağının ve vazgeçilemeyeceğinin, 9 uncu maddesinde işverenlerin çalıştıracağı kimseleri işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli taahhütlü olarak Kuruma göndermekle yükümlü olduğunun, 8 inci maddesinde işverenin örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kuruma doğrudan vermek veya iadeli taahhütlü göndermekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini, çalışan kişilere bir hak olarak verilmiş olan sigortalılığın sağlanmasının mülga 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde belirtilen hüküm gereği prim yatırılması ile mümkün olduğunu, bu iki maddeden de anlaşılacağı üzere; sigortalılığın sağlanması için 1 inci şartın bir hizmet akdiyle bir veya birden fazla işverene bağlı olarak çalışma, 2 nci şartın ise sigortalılığa esas günlerin Kuruma bildirilmesi ve bu günlerin karşılığı olan primlerin yatırılması olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un amir hükümleri doğrultusunda dava konusu işleme dayanak yoklama memuru raporu, yerel denetim sonucu fiili tespit, işyeri defter ve kayıtlarının tetkikine göre rapor tanzim edildiğinden söz konusu raporun usul ve kanuna aykırılık teşkil etmediğini, bu rapora istinaden tesis edilen Kurum işlemlerinde de herhangi bir sakatlık bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi hükmü gereğince, sigorta yoklama memurları ile sigorta müfettişleri tarafından tutulan rapor ve tutanakların aksi ... oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve bu belgelerin aksinin ancak eş değerde yazılı belgelerle ispatının gerekeceğini, davacının aksini eş değerde yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, Kurumlarınca yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.07.2015 tarihli ve 2014/233 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2014/233 Esas sayılı dava dosyasında davanın kabulü ile davacının aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının bu nedenle davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine, Mahkemenin birleşen 2014/470 Esas sayılı dava dosyasında davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 31.10.2017 tarihli 2015/20440 Esas, 2017/7473 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece yapılacak iş, davacının iptal edilen hizmetlerinin bulunduğu tarih aralıklarında tam olarak çalışan ve hizmetleri iptal edilmeyen bordroluların tespiti ile hizmet döküm cetvelleri de getirtilmek suretiyle bunların dinlenilmesi (davacının iptal edilen hizmet süreleri ile Mahkemece dinlenen bordrolu tanıkların çalıştığı süreler tam olarak örtüşmediği gibi bir kısmının da hizmetlerinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.), yeterli kanaat oluşmadığı takdirde, işyerine o tarihlerde komşu olan işyerleri çalışanlarının tespiti (hizmet döküm cetvelleri getirtilerek karşılaştırma yapılması) ile beyanlarının alınması, aksi takdirde işyeri sahiplerinin dinlenilmesi, diğer taraftan, aynı işyerinden sigortalıkları iptal edilen ... ve ... Yıldız’ın aynı içerikli açmış oldukları dava dosyaları (Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 10.07.2015 tarih 2014/236 E 2015/242 K., Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 10.07.2015 tarih 2014/234 E 2015/241 K.) ile birlikte varsa benzer şekilde açılmış diğer dava dosyaları da incelenmek suretiyle, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Somut olayda; yukarıda belirtildiği üzere dava konusu dönem bakımından, Kurumca talep edilen alacağın tedavi giderlerine yönelik olan kısmı tespit edilerek, yersiz ödendiği ileri sürülen sağlık giderleri yönünden, 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderleri anılan Kanun'un geçici 45 inci maddesi gereği talep edilemeyecektir. 31.01.2012 tarihinden sonra yapılan sağlık giderleri ise davalının 5510 sayılı Kanun'un 60 ncı maddesinin ilgili bentleri gereğince genel sağlık sigortalısı sayıldığından ve 67 nci madde kapsamında gelir testine tabi tutulmasıyla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borçlarının Kurum tarafından tahsilinin mümkün olduğu gözönüne alındığında, belirtilen giderler genel sağlık sigortalısı sayılan hak sahibinden talep edilemeyecektir, gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.10.2018 tarihli 2018/5 Esas, 2018/338 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

C.Bozma Kararı:
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.12.2019 tarihli 2019/1391 Esas, 2019/9712 Karar sayılı ilamı ile
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası, dinlenen tanık beyanları ile davacının Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifade dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de davacının Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifadede, 2-3 ay kadar çalıştığını bildirmesine karşılık bu çalışmanın hangi işyerine ait olduğunu belirtmediği, işbu davada ise sigortalılığı iptal edilen 5 ayrı işyerindeki çalışmalarının da gerçek olduğunu belirttiği ve bu sürenin toplamda 657 gün olduğu, diğer taraftan dinlenen tanıkların bildirimlerinin, davacının iptal edilen sigortalılık dönemlerini tam karşılamadığı anlaşılmakla, Mahkemece bu konuda kanaat edinmeye yetecek kadar tanık beyanına başvurmak gerektiğinden, sigortalılığın iptal edildiği her bir işyerinden davacı ile aynı dönemde çalışmış bordrolu tanık beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir gerekçesi ile karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları, ceza mahkemesi dosyası ve toplanan deliller ile asıl dosya yönünden davanın kabulüne, davacının yaşlılık aylığının iptaline ilişkin SGK' nın işleminin iptaline, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın çalışmadığının denetmen raporu ile tespit edildiği, ceza dosyasının hükme esas alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava Kurum işleminin iptali, kesilen aylığın tekrar bağlanması ve menfi tespit, birleşen dava ise yersiz sağlık giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı birleşen davada davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.