WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2939 E.  ,  2024/4122 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3684 E., 2023/3719 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/24 E., 2023/263 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçimini herhangi bir işverene bağlı olmaksızın, kendisine ve eşine ait arazileri ve kiralamak suretiyle kullandığı tarım arazilerini kendi adına ve hesabına ekip biçmek yoluyla elde ettiği tütünleri yine kendi adına ve hesabına satmak şeklinde yürüttüğü tarım işleriyle sağladığını, buna göre, müvekkilinin, 5510 sayılı Kanun ve 2926 sayılı mülga Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, adı geçen yasa kapsamında sigortalı sayılacaklar arasında olduğunu, 21.12.2022 tarihinde müvekkilinin Tarım Bağ-Kur'u kapsamına alınması için Denizli SGK İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu, müdürlüğün 04.01.2023 tarihli cevabi yazısında, "..yapılan araştırmada tevkifat kesinti listeleri incelenmiş olup sigortalılık bilgileriniz yazımız ekinde gönderilmiştir..." şeklinde cevap verilerek davacının sigortalılığı 01.04.2004 tarihinde başlatılmış olup taleplerinin kısmen ret edildiğini, ilgili yasalar gereğince tarım Bağ-Kur sigortalısı olacakların, "Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını..." denilerek açıkça sayıldığını, yönetmeliklerin ve genelgelerin yasadaki bu hükmü genişleterek yasada olmayan hükümler getirmek suretiyle yasanın uygulama alananını daraltamayacağını, sigortalının lehine olan hükümlerin yönetmelik ve genelgelerle daraltılmasının toplumun çıkarlarını ve adalet duygusunu zedelediğini, yasa yorumlanırken kanun koyucunun amacı dikkate alınarak sigortalı lehine yorum yapılması gerektiğini, sosyal güvenliğin anayasal bir hak olup kamu düzenine ilişkin olduğunu, müvekkilinin yürütmekte olduğu tarımsal faaliyete ilişkin olarak; 04.05.1998 tarihinde yetiştirdiği tütünü Sunel, 16.04.1999, 02.05.2000, 19.04.2001, 18.04.2002, 18.04.2003, 24.03.2004, 22.03.2005, 27.03.2006, 30.03.2007 ve 29.02.2008 tarihlerinde yetiştirdiği tütünü TEKEL firmalarına teslim ettiğini, müvekkilinin tarımsal faaliyet yürüttüğüne ilişkin olarak ilgili Kuruma tapu kayıtlarını da sunduğunu, müvekkilinin 1997 tarihinden bu yana çiftçilik yaparak tütün yetiştirdiğini, çiftçilik faaliyetlerini sürekli yapmasına rağmen 01.06.1998-30.03.2004 tarihleri arası zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı kapsamına alınmadığını, 2926 sayılı mülga Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, adı geçen kuruluşlarla müvekkili arasındaki söz konusu ilişkinin Kurum kayıtlarının tetkikinden tespit edilebileceğini beyanla; müvekkilinin zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.06.1998-30.03.2004 tarihleri arası olarak tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, Kurumun 7333671828 Bağ-Kur no.lu sigortalısı davacının 21.12.2022 tarihinde Kuruma yapmış olduğu başvurusuna istinaden 2004-2006-2008 yıllarına hizmet verildiğini, 2005/Mart ayının listesi Kuruma intikal etmediğinden 2005 yılına hizmet verilemediğini, 1998-2003 yıllarında ise tevkifat kesintisi yapılmadığından sigortalının hesabına yükleme işlemi yapılamadığını, davacının talep etmiş olduğu 01.06.1998-30.03.2004 tarihleri arasında Kuruma intikal etmiş herhangi bir prim tevkifat kesintisinin bulunmadığını, Kurumun 2013/11 no.lu Genelgesi'nin '2.1 tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi' başlıklı kısmında "mülga 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescili yapılmamış ve bu tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşulu ile sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kaydı esas alınır. Ziraat Odası kaydı olmaması halinde tevkifata esas ürüne ilişkin kamu Kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır." denildiğini, davacının belgeleri incelendiğinde, davacının talep ettiği yıllara ait Kurum kayıtlarına intikal eden tarımsal kesintisinin bulunmadığının anlaşıldığını beyanla; davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince özetle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, sosyal güvenliğin Anayasal bir hak olup, kamu düzenine ilişkin olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.