WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2938 E.  ,  2024/3740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/157 E., 2024/122 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Demre Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/126 E., 2023/247 K.

Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin komisyoncu ... tarafından davalı SGK'ya gönderilen tevkifat listesi ile 2000/01 yılına ait müstahsil makbuzunda adı geçen kişinin ... Bağ-Kur numaralı ve ... ve ... oğlu 05.07.1976 doğumlu ... olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, aksine Kurumca yapılamayan tespitin Mahkemece yapılması gerektiği yönünde davacıya yol gösterildiğini, yapılan kesintinin yıl ve aya ait olduğunun ayrıntılı tespit yapılarak sonucuna göre karar verilmesini, tespit yapılamaması halinde davanın reddine ve kurum lehine yargılama ve vekalet ücreti takdirine, davanın kabulü halinde Kurumun zorunlu dava arkadaşı olması ve davanın açıklamasına kurumun neden olmaması nedeniyle Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... '' gerekçesiyle;
''... Davacının, Ocak 2000 ayına ilişkin sebze ve meyve komisyoncusuna teslim ettiği ürünlerden, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığının, İlçe Nüfus Müdürlüğünden davacı dışındaki aynı isimdeki kişiler sorulmuş, buna göre isimleri bildirilen davacı dışındaki Demre İlçesindeki ...'lerin beyanları dinlenmiş olup, beyanlarında belli dönemlerde seracılık yapsa da mallarını sadece müstahsil olarak ...'ya verdiğini, ...'a hiç mal vermediğini beyan ettiği, tanık olarak dinlenen ...'ın müstahsillik yaptığı, davacının kendisine sebze verdiğini, davacıdan mal aldıklarını beyan ettiği, kayıtlar ile tanığın da davaya konu iddiayı doğruladığının anlaşıldığı" gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulü ile 01/2000 bildirim tarihli ... tevkifat sorumlusuna ilişkin Bağkur Çiftçi Prim Listesinde yer alan ...'in ... T.C.kimlik numaralı, ... ve ... oğlu, 05.07.1976 Kaş doğumlu, ... olduğunun tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın açılmasına kurum olarak sebebiyet verilmediği, düzenlenen tevkifat kesinti listesi usulüne uygun olmadığından, kurumca bir hak kaybına veya hak etmemesine karşın birisinin lehine olabilecek bir idari işlem yapmaktan kaçınıldığı, davalı Kuruma atfedilebilecek hizmet kusuru olmadığı, yasal zorunluluk nedeniyle husumet yöneltildiği, davacının tarımsal faaliyette bulunduğu yıllara ait bir açıklama ve kayıt olmadığı, aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Mahkemece iddia ve isnat doğrultusunda ilgili kurumlara müzekkere yazılıp araştırmalar yapılmakla, neticeden aynı isim ve soy isimde davacı dahil üç kişi bulunduğunun tespit olunduğu, bunlardan birinin 1913 Kum doğumlu olup vefat ettiği, diğerinin davacı gibi 1976 doğumlu olmakla 2019 yılından beri Belören Mahallesi Muhtarı olduğu ve yargılama aşamasında kayıtlarda geçenin kendisi olmadığını beyan ettiği, evrakı düzenleyen komisyoncu ...'ın da kaydın davacıya ait olduğu, o dönem için sadece mahalle ad ve soyad yazıldığından evrakın bu şekilde düzenlendiği yönündeki beyanı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık konusu, komisyoncu ... tarafından Kuruma gönderilen 2000/1 yılına ait tevkifat listesi ve müstahsil makbuzunda adı geçen kişinin kendisi olduğunun tespiti davasıdır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 506 sayılı Kanun'un 79, 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.