10. Hukuk Dairesi 2024/2933 E. , 2024/2994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/112 E., 2023/468 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Menemen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/36 E. 2010/176 K. sayılı 16.03.2010 tarihli kararı ile eşi ...'ten boşandığını, kararın 17.05.2010 tarihinde kesinleştiğini, vefat eden annesinden dolayı Kurumdan ... tahsis numarası ile ölüm aylığı aldığını, 2015/7 nci ayından itibaren aylığının kesildiğini, 02.09.2015 tarih 2015/1307 dosya nolu borç bildirim belgesi ile toplam 58.108,91TL. geri ödenmesinin talep edildiğini, boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını, ölüm aylığının kesilmesi nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını, Kurum tarafından eylemli birlikteliğin varlığı somut verilerle tespit edilmeden ölüm aylığının kesildiğini, Kurumun ölüm aylığının kesilmesi yönündeki işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının 2015/7 nci ayından itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Denetmeni .... tarafından tahkikat yapıldığını, 25.03.2015 tarih 2015/YK/26 sayılı rapor ile davacı ile boşandığı eşinin beraber yaşadığının tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli ve 2015/576 Esas, 2018/233 Karar sayılı kararıyla "Davanın kısmen kabulü ile;
.... TC Nolu ...’ün boşanmış olduğu eşi, .... TC. No.lu ... ile fiilen birlikte yaşadıkları anlaşılmakla,
... tahsis No ile Kurumdan ...’e bağlanan ölüm aylıkları nedeniyle, 20.06.2010- 19.07.2015 süresinde toplam 46.614,32 TL. yersiz aylık ödemesi yapıldığı, 46.614,32 TL. ve 10.768,37 TL. faiziyle birlikte toplam 57.382,69 TL(28.08.2015 tarihi itibariyle) borcu bulunduğunun tespitine, bununla ilgili olarak açılan davanın reddine,
....TC No.lu ...’e, 20.06.2010-19.07.2015 süresinde toplam 604,06 TL. yersiz sağlık gideri yapıldığı, 604,06 TL. ve 122,16 TL. faiziyle birlikte toplam 726,22 TL.( 28.08.2015 tarihi itibariyle) borcu bulunmadığının tespitine ve bununla ilgili olarak açılan davanın kabulüne, bunun ile ilgili Kurum işleminin iptaline,
Davacıya yeniden aylık bağlanma isteğinin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/1721 E., 2019/1592 K. sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 08.03.2021 tarihli 2020/3780 Esas, 2021/2848 Karar sayılı kararıyla; " Dava konusu işleme dayanak, 25.03.2015 tarih 2015/YK/26 sayılı Kurum Denetmen raporunda, ifadelerine başvurulan ..., ..., ...(Ahıhıdır Mahalle Muhtarı), ..., ... isimli şahısların , ayrıca Mahkemece kamu tanığı olarak dinlendiği ancak verdikleri ifadelerin, Kurum Denetmenine verdikleri beyanlar ile çeliştiği, diğer yandan Mahkemece re’sen belirlenen diğer kamu tanıklarının ortak beyanlarında (Ahıhıdır mahallesi azaları) davacı ve eski eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamadıklarının ifade edilmesi karşısında, Mahkemece özellikle davacının kardeşi olan tanık Hülya Daşçı’nın, “davacının boşandığı eşi ...’in evine gidip geldiği ve oğlu Tuğrul’un çamaşırlarını yıkadığı” şeklindeki beyanına vurgu yapılarak, tanık ...’ın da benzer beyanda bulunduğu belirtilerek, tutanak tanığı olarak belirtilen şahısların beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz bulunmuştur.
Bu mimvalde, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, tanık beyanları (özellikle tutanak tanıkları) arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle, dosya kapsamında toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Dava konusu edilen tedavi giderleri yönünden ise konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih 2015/10-2743 E. - 2019/275 K. sayılı kararında; Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eşin, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında hakkını kötüye kullandığı, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 45 inci maddesinden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek, Kurumun bu kişilerden sağlık yardımını talep edebileceği belirtilmiştir.
Kabule göre de dava konusu edilen tedavi giderleri yönünden, yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gözetilmeksizin, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 45 inci maddesi kapsamında karar verilmesi yerinde bulunmamıştır." hususlarına işaret edilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece tanık beyanlarının sağlıklı değerlendirilmediğini, hayatın olağan akışı kavramının hatalı ve dar bir şekilde yorumlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vefat eden sigortalı annesinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla aylık almakta olan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığından bahisle aylıklarının kesilerek, 20.06.2010-19.07.2015 arası dönemde ödenen aylıklar ile yapılan tedavi giderinin borç tahakkuk ettirildiğini beyanla, ilgili Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!