10. Hukuk Dairesi 2024/2928 E. , 2024/2833 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/730 E., 2023/607 K.
KARAR : Ret-Kabul
Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali ve yersiz ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, ... tarafından Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın reddine, birleşen dava dosyasında Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davacı /birleşen davada davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde, Kurumun teftiş raporu ile davacının Bağ Kur prim hesabına, başka sigortalının hesabından hayali prim ödemelerinin aktarıldığının tespit edilmesi üzerine, sigortalının gerçeği yansıtmayan ödemelerinin iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığının iptal edildiğini, davalı sigortalı ile Kurum memurunun müteselsilen yersiz ödemelerden sorumlu olduğunu belirterek, yersiz ödenen aylık ve sağlık gideri ödemesinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, prim ödemesini eksiksiz yatırdıktan sonra Kurum personeli tarafından davacının bilgisi dışında usulsüz işlemler yapılmasının davacı aleyhine sonuç doğuramayacağını, davalı Kurumun 10 yıllık maaş ödemesini yersiz ödeme olarak kabul etmesi ve iadesini işlemiş faizi ile birlikte istemesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek; Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen davada davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, şifresinin tüm personel tarafından bilindiği ve kullanıldığını, 1998 yılında Bağ-Kur’dan ayrıldığını, kendisinin yıllık izinde, il dışında veya raporlu olduğu günlerde dahi şifresi ile işlem yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığı, yine kendisi prim borçlusu ya da yükümlüsü olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiği, Bağ-Kur müdürü olarak görev yaptığı sürede hiçbir şekilde zimmetine para geçirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.09.2011 tarihli ve 2011/77 E.-2011/724 K. sayılı kararıyla; Kurum memurlarınca işlemin davacının bilgisi dışında yapıldığı, davacının iyiniyetli olduğu, kamu idaresine güven ilkesi olduğu gerekçesiyle davacı sigortalının davasının kabulüne, birleştirilen dosyada SGK Başkanlığı'nın davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece, "Davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Yasa m.53 hükmü olup, primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri taplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bendlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir. "gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 07.10.2021 tarihli 2011/872 Esas 2021/696 Karar sayılı kararı ile , Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile Kurum memuru davalı ...’a açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile sigortalı ...’a açılan davanın kısmen kabulüne, sigortalı ... tarafından Kurum işleminin iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece, "Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde, sigortalılık süresi,prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde,davacı açısından kısmi aylık /tam aylık koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli, oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmelidir. Yine sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısının bulunması, ancak cüzi fark prim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre, prim borcunun cüzi bir tutar olup, bu tutarın Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği taktirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır.
Mahkemece, Kurumdan yersiz sağlık harcamalarına ilişkin belgelerin (borç dönem ve tutarlarını belirtir, davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz sağlık karnesi kullanımı ve sağlık giderine ilişkin borç tahakkuk cetvelleri, borç bildirim belgeleri) celbi sağlandıktan sonra, iade koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılmalıdır.
Kurum alacağının tahsili amacıyla Kurum memuru davalı ... aleyhine açılan dava yönünden, mahkemenin, sorumluluğun değerlendirilmesi ile bu davalı yönünden davanın husumetten reddine dair kararı isabetli bulunmuştur." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu, Kurumca iptal edilen süre dışlandığında sigortalının kısmi tahsis yönünden gerekli olan 15 yıllık sigortalılık süresinin mevcut olmadığı (toplam 13 yıl 1 gün hizmetinin bulunduğu), yine fark prim borcu gözetildiğinde kalan fark prim borcunun ( 2.762,79 TL) cüzi bir miktar olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varıldığı, dava konusu iadenin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (a) bendine göre yapılmasının dosya kapsamına uygun olacağı gerekçesiyle Kurum tarafından Kurum memuru ... ile sigortalı ...'a yönelik açılan davanın kabulüne 40.923,00 TL yersiz maaş ve 4.751,42 TL yersiz sağlık ödemesi olmak üzere toplam 45.674,41 TL yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2011/872 esas sayılı dosya davalısı ... ile 2011/451 esas sayılı dosya davalısı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
SGK Başkanlığı vekili, ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ve birleşen dava davalısı Kurum yönünden yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesine, davalı ve birleşen dava davacısı ... yönünden aylığın iptali ve borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 1479 sayılı Kanunun 53 üncü ve Geçici 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!