10. Hukuk Dairesi 2024/2916 E. , 2024/4423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/912 E., 2023/1937 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/35 E., 2020/121 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının Hukuk Genel Kurulu Kararı ile bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Dairece verilen kararın bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 14.05.1968 yılında eşinden boşandığını, 1998 yılı itibariyle ölen babası ... Altun’dan dolayı hak kazandığı ölüm aylığını fiilen almaya başladığını, 2012 yılında eski eşi ... ile tekrar evlendiğini, babasından aldığı maaşın iptal edilerek 28.816,90 TL borç çıkarıldığını ileri sürerek müvekkilinin 28.816,90TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 28.12.2015 tarihli ve 2015/60 E., 2015/775 K. sayılı kararı ile dava idari yargının görev alanına girdiğinden Mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK 114/1-b maddesine göre, yargı yolunun caiz olmaması dava şartı olup, HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 02.05.2016 tarihli ve 2016/2283 E., 2016/7120 K. sayılı kararı ile;" 5510 sayılı Kanun'un “uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmiş olması, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasına benzer herhangi bir düzenlemenin 5434 sayılı Kanun'da yer almaması, taraflar arasındaki çekişmenin 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması karşısında, bu tür davalarda adli yargı ve giderek iş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmak suretiyle, davanın esas yönünden incelemesine geçilerek tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak irdelemeyle elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3.İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli ve 2016/254 E., 2016/296 K. sayılı ilamı ile bozma ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,
4.Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2019 tarihli, 2016/ 10-2188 Esas, 2019/1108 Karar sayılı kararı ile "...Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; davacıya, boşanma kararının verildiği 14.05.1968 tarihinden sonra, 1998 tarihi itibariyle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki iştirakçi babasından yetim aylığı bağlandığı, Kurum yoklama memurlarının davacıya ait adreste yaptıkları tespit üzerine düzenledikleri rapor doğrultusunda, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun'un 56/son maddesi gereğince bağlanan ölüm aylığının 01.11.2008 tarihi itibariyle kesildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre; uyuşmazlık konusu yetim aylığının iptali işlemi 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğundan anılan Kanun’un geçici 1 ve 4. maddelerinin yukarda belirtilen nedenlerle somut uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini kabul etmek mümkün değildir (Aynı ilkeler HGK’nın 24.04.2013 tarihli ve 2012/21-1404 E., 2013/578 K. sayılı ilamında da vurgulanmıştır).
Öte yandan iptali istenen işlem, 5510 sayılı Kanun'un 56/son maddesi gereğince yapılmış olduğundan aynı Kanun’un 101 inci maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemeleri görevli bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, birlikte yaşama olgusu yöntemince araştırılmak suretiyle, Kurum işleminin, 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesine uygun olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
O hâlde, Mahkemece aynı yönlere işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak, işin esasına girilmek gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır... " denilerek davalı ... vekilinin temyiz isteminin hukukî yarar yokluğundan reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 nci maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma kararı üzerine,
İlk Derece Mahkemesinin 06/07/2020 tarihli, 2020/35 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile "...Yargılama ve dosya kapsamına göre; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa 56. maddesi olup, aynı Kanunu'nun 59/2. maddesinde "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." hükmünün düzenlendiği, az önce özetlenen delil durumu, yapılan tespit, kontrol memuru tutanağı, adres kayıtları, oy kullanılan sandık ve seçmen adres bilgilerine ilişkin belgeler, zabıta araştırma yazı cevabı, bağlı olunan muhtarlık yazı cevabı, kamu ve taraf tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı eşinden boşanmış ise de, boşanmadan sonra da boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği, dolayısıyla 5510 sayılı Yasa'nın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksinin usulünce ispatlanamadığı, sonuç olarak davacının eşinden boşanıp fiilen birlikte yaşadığının sabit olduğu anlaşılmakla 5510 sayılı Yasa'nın 56.maddesi gereği babasından dolayı bağlanan yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğu görülmekle davanın reddine . " karar verilmiştir.
6.Dairenin 17.03.2021 tarih ve 2021/93 Esas - 2022/3885 sayılı kararı ile "Somut uyuşmazlıkta; Ankara İş Mahkemesinin 06.07.2020 tarihli karar ile esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Bu itibarla, Dairemizin bozma kararı ve direnme sonrası verilen Hukuk Genel Kurul Kararı mahkemenin görevine ilişkin usule ilişkin kararlar olup esas yönden bir inceleme içermediği, Daire ve Hukuk Genel Kurulu kararı sonrası verilen Ankara 17. İş Mahkemesinin 6.7.2020 tarihli kararının ise esasa ilişkin olup bu karar yönünden Dairenin esasa yönelik incelemesinin bulunmadığı gözetildiğinde, karar tarihi itibariyle Ankara 17. İş Mahkemesinin 06.07.2020 ve 2020/35 Esas - 2020/121 Karar sayılı kararın kanun yolu denetimi istinaf mahkemesine ait olup, dosyanın istinaf kanun yolu denetimi açısından Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE" şeklinde karar verilmiştir.
7.İade kararı üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli, 2022/912 Esas, 2023/1937 Karar sayılı kararı ile
somut olayda, yargılama kapsamında, Kurum denetim görevlilerine beyanda bulunan ve mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen şahıslar beyanlarında, davacının eşiyle birlikte yaşadığını belirtmişlerdir. Dolayısıyla birbirini doğrulayan beyanlar ile denetim raporu ve ekleri birlikte göz önüne alındığında davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının anlaşılması karşısında Kurum işlemi ve Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Kurum raporunun somut bir veriye dayanmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrasıdır.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!