WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2907 E.  ,  2024/3876 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2504 E., 2024/127 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/238 E., 2022/410 K.

Taraflar arasındaki tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim tevkifatına ve devam eden tarımsal faaliyete istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23.10.2001 tarihinden itibaren çiftçilik yapmaya başladığını, aynı tarihte Bafra Ziraat Odasına çiftçi olarak kaydedildiğini ancak Bafra Ziraat Odasının 21.01.2009 tarihinde Samsun SGK İl Müdürlüğüne gönderdiği çiftçi kayıt listesinde müvekkilinin ismi olmadığından davalı Kurumun yapılandırma başvurusunu işleme almadığını, yasa gereği 01.10.2008 tarihinde açılması gereken tescil kaydının 31.07.2018 tarihinde açıldığını, Bafra Ziraat Odasının 09.05.2019 tarihli yazısı ile 17644 sicil numarası ile odaya kaydı yapılan müvekkilinin Kuruma gönderilen listede adının sehven çıkmadığının ve oda kaydının halen devam ettiğinin bildirildiğini, müvekkilinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 23.10.2001 tarihinden itibaren başlatılarak 23.10.2001 ile 31.07.2018 tarihleri arasında 4/1-a sigortalık süresi haricinde kalan sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bafra Ziraat Odası kaydının geçersiz sayılması nedeni ile hizmetlerinin iptal edildiğinin tespit edildiğini, Kurumun hizmet iptal işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, Bafra Ziraat Odası Başkanlığı tarafından müvekkil Kuruma gönderilen 21.01.2009 tarih ve 13096 sayılı eski üye kayıt listelerinde davacının adına rastlanmadığını, davacının üyeliğe girişine ilişkin Yönetim Kurulu Kararı ve üyeliği destekleyici bilgi ve belge bulunmadığını, davacının üye kaydının sonradan geriye dönük hak kazandırmak maksadıyla tutulduğunu gösterdiğini, usulsüz kaydın geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 16.06.2011 tarih, 2011/51 sayılı genelgesine göre üyelerin meslek kuruluşlarına kayıtlarını teyit edecek üye kayıt defterlerin noter tasdikli olması ve üye kaydına ilişkin kararın alındığı Yönetim Kurulu Karar Defterlerinin bulunmasının zorunlu olduğunu, davacının ise üyeliğinin başlangıcına ilişkin Yönetim Kurulu Kararı bulunmadığı gibi üyelik kaydını destekleyici başkaca bilgi belgenin bulunmaması nedeniyle talebinin kabul edilmediğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; somut vak'ada davacı hakkında 01.07.2019 tarihinde kolluk araştırmasında davacının ... köyünde ahır kiralayarak 2001-2010 yılları arasında 5 adet süt ineği ile hayvancılık yaptığı, 2010 yılından sonra inşaatlarda işçilik yaptığı, Of Ziraat Odasından gelen cevabi yazıda her hangi bir ziraat odası kaydı bulunmadığı, davacının 23.10.2001 tarihinde Bafra ziraat odasına kayıt olduğu, kaydının halen devam ettiği, ancak tarımsal nitelikte gübre ve kredi müracaatının bulunmadığı, davacının Bafra Ziraat Odası kaydına istinaden tescilinin açıldığı, 7143 sayılı yapılandırmadan faydalanmak için Kuruma başvuruda bulunduğu, Bafra Ziraat Odasının Kuruma gönderilen üyeler listesinde adına rastlanılmadığı, bu nedenle davacının 23.10.2001 yılında açılan kaydının sigortalı tarafından Kuruma bildirilmediğinden dolayı tescil işleminin ve yapılandırma işleminin yapılamadığı, davacının arazi beyannamesi bulunmadığı, Of Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda davacı ve babası adına her hangi bir taşınmaza rastlanılmadığının bildirildiği, Bafra Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, davacı adına bir adet bağımsız bölüm bulunduğu anlaşıldığı, Kurumdan gelen belgelerde davacının herhangi bir iradi prim ödemesi bulunmadığının belirtildiği, Sunel firmasından gelen cevabı yazıya göre davacı adına herhangi bir tevkifat kaydına rastlanmadığı, 05.07.2019 tarihli kolluk araştırmasından davacının Bafra Mahallesinde ikamet edip Emiruşağı köyünde arazisinin bulunmadığı, köyde ikameti olmayıp kendi akrabası olan bir şahsın ahırını kiralayarak 2001-2010 yılları arasında sadece hayvancılık ile uğraştığı, 5 adet süt ineğinin bulunduğu, şahsın arazi beyannamesinin bulunmadığı, tarım ile uğraşmadığı, ürün ekimi yapmadığı, gübre ve ilaç almadığı, her hangi bir tarımsal ürün ekmediği, zirai kredi kullanmadığı doğrudan gelir destek kredisi almadığı, ziraat odası ve tarım kredi kooperatifine kayıtlı olup her hangi bir kredi müracaatı bulunmadığı, 2010 yılından sonra çeşitli inşaatlarda inşaat işçiliği yaptığı, Hayrat / Trabzon Kolluk biriminden gelen 30.11.2021 tarihli kolluk araştırmasında davacının 2001 ve 2018 yılları arasında inşaat işçisi olarak çalıştığı, yaz aylarında ise Dağönü Mahallesindeki ikametinde çay arazisindeki otları biçtiği, hayvanlara baktığı ve biçtiği otların bir kısmını satarak geçimini sağladığının tespit edildiği, davacının şahsi sicil dosyasının Kurumdan celp edildiği, davacının 19.04.2019 tarihinde Kuruma başvuru yaptığı, talebinin 22.04.2019 tarihli cevabi yazı ile reddedildiği, tek başına tanık beyanının ve ziraat odası kaydının davacıyı Tarım Bağ-Kurlu saymaya yetmediği, davacının 23.10.2001- 31.07.2018 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur'lu sayılmasına yetecek herhangi bir emare, iradi prim ödemesi ve tevkifatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, talep konusu dönemde müvekkilinin çiftçilikle uğraştığının kayıtlarla ... olduğunu, tanık beyanları da dikkate alındığında davanın kabulü gerektiği beyanla istinaf başvurunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Kurum kayıtlarından davacının ilk Bağ-Kur girişinin ürün tevkifatı nedeniyle 01.10.1998 tarihi olduğu, buna göre 1998/10/11/12. aylarda tarım sigortalısı olduğu; 2002 ve 2003 yıllarında çiftçi kayıt sisteminde bulunduğu; 20.08.2002 tarihinde Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, ancak primi karşılamadığından Kurumca gün verilemediğinin tespit edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girerek Ziraat Odasına kayıtlı olanların doğrudan Tarım Bağ-Kurlusu olacağı kabul edilmiş ise de 2926 sayılı Kanun'un geçerli olduğu dönemde ziraat odası kaydı tek başına yeterli olmadığı, davacının prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan Kurum tevkifatı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararın kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmazların kiralanması suretiyle tarımsal faaliyette bulunulduğuna ilişkin kira sözleşmesi ile tanık beyanlarının bulunduğunu, müvekkilinin kış mevsiminde çoçuklarının yanında olup yaz mevsiminde köye döndüğünü, müvekkilinin elde ettiği ürünleri tütün ekicileri tekel birliğine verdiğine dair makbuzların olduğunu, ÇKS ve ziraat odası kaydı bulunduğunu beyanla ilk derece mahkemesi tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava devam eden tarımsal faaliyet ile teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.