10. Hukuk Dairesi 2024/2894 E. , 2024/3875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3687 E., 2023/3708 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/157 E., 2023/178 K.
Taraflar arasındaki tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim tevkifata ve devam eden tarımsal faaliyete istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Antalya ili Korkuteli ilçesinde 01.10.1998 başından itibaren çiftçilik yaptığını, hem ziraat odası hem de Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri (... Gayrimekul A.Ş.) kaydının olduğunu, kendi adına kayıtlı arsa, bahçe ve tarlaları bulunduğunu, davacının sigorta başlangıç tarihinin 1998/10 dönemi gözükmesine rağmen primlerinin '0' olarak gözüktüğünü, devam eden dönemler için sigortalı sayılmadığını, 2010 yılının 7. ayına kadar SGK kaydının olduğunu, bu dönemlerde sigortalı sayılarak hizmetlerinin birleştirilmesi için davalı Kuruma başvurduğunu, talebinin reddedildiğini belirterek davacının 01.10.1998 - 31.12.2003 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in 27.05.2015 tarihli başvurusuyla, 21.09.1998 tarihinde ... Gayrimenkul A.Ş.'ye teslim edilen anason ürününden yapılan tevkifata istinaden 01.10.1998 tarihli kaydının yapıldığını, sigortalının 1998 yılından ziraat oda kaydı, tarım kredi kooperatif kaydı veya tarla tapusu bulunmadığından 31.12.1998 tarihi itibariyle terk kodu verilerek sigortalılık süresinin durdurulduğunu, davacının 2002 yılında ziraat oda kaydının başladığını gösterir kayıt formunun Kurum kayıtlarına ilk intikal ettiği 2015 yılında sigortalının vergi mükellefliği ve Esnaf Bağ-Kurlu'luğu devam ettiğinden davacının Tarım Bağ-Kur'una herhangi bir devam kaydı verilemediğini, sigortalının ilk tescili Esnaf Bağ-Kurunun ilk tescil tarihi olan 30.07.2010 tarihi olup sigortalının Tarım Bağ-Kur'da 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arasında olan 90 günlük hizmetini, talepte bulunduğu taktirde ihya edebileceğini, bu tarihler dışında, sigortalının Tarım Bağ-Kurda ihyaya konu olabilecek herhangi bir hizmeti bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosyaya celbedilen belgelerin incelemesinden davacının tevkifat bulunan 1998/10-11-12 ayları yönünden ihya talebinin bulunmadığı, bu süre dışında tarım sigortalılık iradesini ortaya koyacak yönde, herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı veya Kuruma intikal eden tevkifatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, talep konusu dönemde müvekkilinin çiftçilikle uğraştığının kayıtlarla ... olduğunu, tanık beyanları da dikkate alındığında davanın kabulü gerektiğini beyanla istinaf başvurunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye mahkemesi tarafından; Kurum kayıtlarından davacının ilk Bağ-Kur girişinin ürün tevkifatı nedeniyle 01.10.1998 tarihi olduğu, buna göre 1998/10/11/12. aylarında tarım sigortalısı olduğu; 2002 ve 2003 yıllarında çiftçi kayıt sisteminde bulunduğu; 20.08.2002 tarihinde Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, ancak primi karşılamadığından Kurumca gün verilemediğinin tespit edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girerek ziraat odasına kayıtlı olanların doğrudan Tarım Bağ-Kur'lusu olacağı kabul edilmiş ise de 2926 sayılı Kanun'un geçerli olduğu dönemde ziraat odası kaydı tek başına yeterli olmadığı, davacının prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan Kurum tevkifatı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararın kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmazların kiralanması suretiyle tarımsal faaliyette bulunulduğuna ilişkin kira sözleşmesi ile tanık beyanlarının bulunduğunu, müvekkilinin kış mevsiminde çocuklarının yanında olup yaz mevsiminde köye döndüğünü, müvekkilinin elde ettiği ürünleri tütün ekicileri tekel birliğine verdiğine dair makbuzların olduğunu, ÇKS ve ziraat odası kaydı bulunduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava devam eden tarımsal faaliyet ile teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!