WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2864 E.  ,  2024/4153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1858 E., 2024/124 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/211 E., 2022/13 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ... ...'in 01.03.2013 tarihinde vefat ettiği, eşinin vefatı üzerine iki dönem milletvekilliği yapmış olan babası ... ...'dan yetim aylığı talep hakkının doğduğu, 08.03.2013 tarihinde Kuruma başvurduğu, 06.05.2013 tarihli cevabi yazıda babasından daha önce maaş alanların isimlerinin bildirilmesinin istendiği, elinde babasına ait SGK sicil numarasını bulunmadığı, zira babasının 24.10.1968 tarihinde dul olarak vefat ettiği, kızları evli olduğu için yetim maaşı talep edecek kimsesinin de bulunmadığı, bu nedenle Kuruma nüfus kayıt tablosunun gönderilerek talebin tekrarlandığı, Kurum tarafından 14.08.2013 tarihli yazısı ile 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunmadığı, dolayısıyla yetim aylığı bağlanmasının mümkün olmadığının belirtildiği, işlemin iptali için Ankara 11. İdare Mahkemesine açılan davanın Danıştay 12. Dairesi tarafından görev yönünden bozulması üzerine davanın görev yönünden reddine karar verildiği, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu, babası ... ...'ın Kütahya Hususi İdaresinde 1933-1941 yılları arasında tahsilat memuru ve mümeyyizi olarak çalıştığı, maaş aldığı , daha sonra 1941 ile 1946 yılları arasında Kütahya Belediye ve İl İdare Kurulu Başkanı olduğu, 1946-1950 ile 1961-1965 yılları arasında milletvekili olduğu, devletin önemli makamlarında 21 yıl memuriyet hayatı geçirerek görevini ifa ettiği, iki dönem toplam 8 yıl milletvekilliği yaptığı, SGK'nın ret yazısı gerekçesinde TBMM üyeliğine seçilenlerin 01.04.1971 tarihinden itibaren istekleri üzerine Emekli Sandığı ile ilgilendiklerinin belirtildiği, babasının 1968 yılında vefat ettiği. Anılan Kanun gereği başvuruda bulunmasının mümkün bulunmadığı, maaşa hak kazanabilmesi için kurucu unsurun milletvekilliği sıfatına sahip olmak bulunduğu belirtilerek; babası ... ...'dan hak sahibi olduğu başvuru tarihi olan 2013 yılından itibaren yetim maaşı bağlanmasına, SGK'nın 14.08.2013 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Çekişme; davacının ölüm aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacının tahsis dosyası içeriğine göre, babası ... ...'in 24.10.1968 tarihinde öldüğü, 21.07.1946 - 22.05.1950 ve 15.10.1961 - 10.10.1965 tarihleri arasında Kütahya Milletvekili olduğu, 15.10.1933 - 14.08.1941 tarihleri arasında da Muhasebe Tahsil Memuru - Tahsil Mümeyyizi olarak görev yaptığı, 4805 sayılı Kanun kapsamında 01.01.1950 'de sonra 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmetinin olmadığı anlaşılmıştır. Davacının 01.02.1990 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, eşinden de 4/1-a maddesi kapsamında ölüm aylığı aldığı, davacının babasından da ölüm aylığı almak için 08.03.2013 tarihinde kuruma müracaat ettiği, talebinin reddedildiği anlaşılmıştır. Ölüm aylığı talebinin reddinin dayanağı 14.08.2013 tarihli SGK Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı yazısı olup, yazı içeriğine göre 5434 sayılı Kanun'un 12/II-n maddesi uyarınca Emekliliğe tabi görevlerde bulunmadan illeri daimi komisyonu üyeliğine seçilenler ile emeklilikle veya sosyal sigortalarla ilgilenmeden belediye başkanlığı veya TBMM üyeliğine seçilenlerin 01.04.1974 tarihinden itibaren istekleri üzerine Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri ve kesenek, Kurum karşılıklarının, Emekli Sandığı hesabına yatırılmasının sağlanması, ayrıca 6270 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değişik 5510 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin bulunduğu, babasının 5434 sayılı kanuna tabi hizmeti bulunmadığından 5434 sayılı Kanun'a göre yetim aylığı bağlanması ve bu aylığın Cumhurbaşkanlığı aylığına endekslenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Davacı talebinin reddi üzerine Ankara 11. İdare Mahkemesinin 2021/395 sayılı dosyasında işlemin iptali için dava açmış, mahkemece işlemin iptaline karar verilmiş, karar Danıştay 12. Dairesi tarafından davacının babasının milletvekilliği görevinde bulunduğu 1946 - 1950 ve 1960 - 1965 yılları arasında Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmediği, emekli keseneği ve Kurum karşılığının da ödenmediği belirtilen dönemde Emekli Sandığına tabi hizmetinin bulunmadığı belirtilmiş ve ayrıca uyuşmazlığın çözümünün Adli Yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Eldeki dava İdari Mahkemesininde açılan davanın yargı yolu yönünden reddi üzerine açılmıştır.
5510 sayılı Kanun'un 4/3-b. maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri 4/1-c maddesi kapsamında sigortalıdırlar. 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce ise 5434 sayılı Kanun kapsamında Emekli Sandığı kapsamında kabul edilmektedirler. Davacının babası ... ...'in 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunmamaktadır. Milletvekilliği yaptığı dönemde Emekli Sandığıyla ilişkilendirilmemiş, emekli keseneği ile kurum karşılığının da ödenmediği anlaşılmıştır.

5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanma koşulları düzenlenmiş olup, kız çocuklarının kendi sigortalılığının nedeniyle gelirinin olmaması koşuluyla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının ölüm aylığı alabileceği kabul edilmiştir. Davacının 01.02.1990 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı ayrıca eşinden dolayı da ölüm aylığı aldığı da sabittir. Babası ... ...'in 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunmaması da gözetildiğinde babasından da ölüm aylığı alma koşullarının taşımamaktadır. Görüşüne başvurulan bilirkişinin 13.01.2022 tarihli raporu da aynı doğrultuda olduğu" gerekçesiyle;
"Davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlayarak yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacının babası ... ...'in 24.10.1968 tarihinde öldüğü, babasının 21.07.1946 - 22.05.1950 ve 15.10.1961 - 10.10.1965 tarihleri arasında milletvekili olduğu, 15.10.1933 - 14.08.1941 tarihleri arasında da Muhasebe Tahsil Memuru - Tahsil Mümeyyizi olarak görev yaptığı, 4805 sayılı Kanun kapsamında 01/01/1950 'de sonra 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmetinin olmadığı, davacının 01.02.1990 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, eşinden de 4/1-a maddesi kapsamında ölüm aylığı aldığı, davacının babasından da ölüm aylığı almak için 08.03.2013 tarihinde kuruma müracaat ettiği ve talebinin "..5434 sayılı Kanun'un 12/II-n maddesi uyarınca emekliliğe tabi görevlerde bulunmadan illeri daimi komisyonu üyeliğine seçilenler ile emeklilikle veya sosyal sigortalarla ilgilenmeden belediye başkanlığı veya TBMM üyeliğine seçilenlerin 01.04.1974 tarihinden itibaren istekleri üzerine Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri ve kesenek, kurum karşılıklarının, Emekli Sandığı hesabına yatırılmasının sağlanması, ayrıca 6270 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değişik 5510 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin bulunduğu, babasının 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmadığından 5434 sayılı Kanun'a göre yetim aylığı bağlanması ve bu aylığın Cumhurbaşkanlığı aylığına endekslenmesinin mümkün olmadığı.." gerekçesi ile reddedildiği, Kurum işleminin iptali için idare mahkemesinde açılan davanın uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olduğu gerekçesi reddedildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmıştır.

Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, davacının babası üzerinden aylık talebinin kendisinin 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı alması nedeni ile davacının babasından ötürü aylığa hak kazanamadığı belirgin olduğundan mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının babasından ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespiti ve talebini reddeden kurum işleminin iptali ve davacıya 2013 yılından itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanunun 34'üncü, 5434 sayılı Kanun'un 12/II-n maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.