WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2862 E.  ,  2024/8452 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1665 E., 2024/68 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/217 E., 2022/119 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait depo iş yerinde 27.11.2004 tarihinde bekçi olarak çalışmaya başladığını, aralıksız olarak 29.09.2015 tarihine kadar çalışmasının sürdüğünü, Kuruma bildirimlerinin eksik yapıldığını, bir kısım bildirimlerin de başka şirketler üzerinden gösterildiğini, müvekkilinin çalışmalarının davalıya ait iş yerinde geçmiş olmasına rağmen SGK primlerinin aradaki organik bağ nedeniyle başka işverenlerde gösterildiğini, davalı ile ... İnşaat şirketinin adreslerinin, faaliyet konularının ve bir kısım ortaklarının aynı olduğunu dolayısı ile iki şirket arasında organik bağ olduğunu, diğer işverenliklerin de iş ortaklığı olarak tanımlandığını, 27.11.2004 ile 29.09.2015 tarihleri arasında aralıksız olarak iş yeri sınırları içerisinde olan ve işverence giderleri karşılanan evde ikamet ettiğini iddia ederek müvekkilinin 27.11.2004 - 31.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalıya ait iş yerinde dilekçesinde belirtilen brüt ücret tutarları ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca tesis edilen işlemin mevzuata ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil nolu iş yerinde 27.11.2004-31.06.2015 tarihleri arasında 606 gün çalıştığının tespitine, eksik bildirilen prime esas kazancının ekli tablodaki gibi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 27.11.2004-31.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğini, oysa Yerel Mahkemece 606 gün çalıştığının tespit edilmesi ile davacının kalan sürelerde başka birinin yanında çalışmış gibi bir algı oluşabileceğini, ayrıca davacının belirtilen tarihler arasında dava dilekçesinde belirttiği ücretler ile çalıştığını, prime esas kazanç talebi yönünden tüm süre bakımından kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçeleri ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 27.11.2004-31.07.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen hizmet sürelerinin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde :

“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa Kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi;
“(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”

Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.

Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.

Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince, hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur.

3. Değerlendirme
1. Eldeki dava, davacının davalı şirkete ait Gölbaşı Gökçehöyük Mahallesinde bulunan depo işyerinde 27.11.2004-31.07.2015 tarihleri arasında bekçi olarak geçen hizmet sürelerinin tespiti ile prime esas kazancın tespiti istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı ... Yapı End. Tic. ve San. A.Ş. (eski unvanı ... Yapı End. Tic. ve San. Ltd. Şti.) dışında 11.11.2005- 06.02.2007 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde, 07.02.2007-02.06.2008 tarihleri arasında 1007146 sicil numaralı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde, 16.08.2008-08.03.2009 tarihleri arasında 1016115 sicil numaralı ... İnş.-... İnş. Ortaklığı unvanlı işyerinde, 07.05.2009-10.03.2010 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... Tur. İnş. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde, 11.09.2010-17.11.2011 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde, 17.11.2011-30.04.2014 tarihleri arasında 1209120 sicil numaralı ... İnş. - ... Yapı A.Ş. Ortaklığı unvanlı işyerinde, 25.04.2014-25.06.2014 tarihleri arasında 1050474 sicil numaralı ...-... İş Ortaklığı unvanlı işyerinde, 25.04.2014-25.04.2014 tarihleri arasında ... sicil numaralı ...-... İş Ortaklığı unvanlı işyerinde, 03.07.2014-20.01.2015 tarihleri arasında 1209120 sicil numaralı ... İnş. - ... Yapı A.Ş. Ortaklığı unvanlı işyerinde bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Bu kapsamda, İlk Derece Mahkemesince davacı adına bildirim yapılan bu işverenler organik bağ bulunduğu gerekçesi ile davaya dahil edilmemişlerse de; özellikle ortaklık kurulan şirketler yönünden herhangi bir organik bağın tespit edilmemiş olması karşısında davanın bu işverenlerin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle davaya dahil edilmeleri sağlanmalı, davaya dahil edilen işverenlerin delilleri sorulup toplanılmalı ve yapılacak araştırma neticesinde tüm deliller dikkate alınarak varılacak sonuç uyarınca davacının çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konularak karar verilmelidir.

2. Diğer taraftan eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hüküm kısmında prime esas kazanç tutarlarının hükme esas alınan Bilirkişi Raporundaki tablonun eklenmesi suretiyle belirlenmesi yukarıda anılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.