10. Hukuk Dairesi 2024/285 E. , 2024/5967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1425 E., 2023/2029 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/429 E., 2021/3 K.
Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla yersiz hale gelen aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 28.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı asil ... ve adına Av. ... ... ile davacı Kurum adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalının dul aylığı almakta iken muvazaalı boşandığının tespit edilmesi üzerine 01.11.2008 - 31.03.2016 tarihleri arası yersiz ödenen aylıklar ve işlemiş faizi toplamı 356.669,58 TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün 2016/4945 Esas sayılı takip dosyasında davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği iddiasıyla davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının geçimsizlik nedeniyle eşinden boşandığı, muvazaalı boşandığını iddiasının doğru olmadığı, Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince 5434 sayılı Kanun gereğince kendilerine aylık bağlananlar hakkında Kurumun gerçekleştirdiği işlemlerin uygulanamayaacağının düzenlendiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; yapılan tüm inceleme neticesinde Yüksek Yargı kararları ile fiili birlikte yaşama olgusundan eylemli, gerçek ve temadi eden birliktelik arandığı, toplanan deliller ve alınan tanık beyanları ile kolluk araştırması ve nüfus adres kayıtları bir arada değerlendirildiğinde davacının ve boşandığı eşinin fiili olarak birlikte yaşadığı, bu durumun süreklilik arzettiği, şu halde davaya konu Araştırma İnceleme Raporunun aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesinin 2016/4945 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 278.195,24 TL asıl alacak, 8,99 TL tebligat masrafı ve 83.002,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 361.206,44 TL yönünden devamına, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 278.195,24 TL nin % 20 si miktarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın usule uygun olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi uyarınca 56 ncı maddesinin uygulanamayacağı, Kurumun fiilen birlikte yaşamayı ispat edemediği, ikinci denetimdeki tüm tanıkların ayrı yaşama olgusunu doğruladığı, hükme esas alınan tanık beyanlarının yetersiz olduğu boşanma dava dosyasının fiziki olarak istenmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanılan delillere göre davacı ...'nin eski eşi İlhan Gözendar'ın 04.05.2010, 17.06.2010, 15.12.2021, 26.10.2013 ve 03.01.2014 tarihlerinde ... Eczanesinden ilaç aldığı, ... Eczanesinin Feneryolu Mah. ... Kadıköy/İstanbul adresinde yani boşandığı eşinin adres bilgileri raporunda 30.11.2021 tarihinden itibaren oturduğunu beyan ettiği semtte bulunduğu, adres bilgileri raporunun tetkikinden davacı ile boşandığı eşinin 18.12.2009 ile 30.11.2011 tarihleri arasında aynı adreste oturdukları yönünde beyanda bulunduklarının tespit edildiği, davacı ile aynı binada ikamet eden tutanak tanıklarının beyanlarından davacı ile boşandığı eşinin (17.01.2006 tarihinde) boşandıktan sonra da fiilen birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, tutanak tanıklarından Didem Tanaçan ve ...'ın denetimdeki beyanlarının altını imzaları ile teyit ettiklerinin görüldüğü, adı geçen tutanak tanıklarının Mahkeme huzurundaki anlatımlarının da önceki anlatımları ile aynı yönde olduğu, diğer tutanak tanıkları Lütfiye ... ve ...'in çelişkili anlatımlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, böylelikle 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla yersiz hale gelen aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!