WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2839 E.  ,  2024/4365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2089 E., 2023/1975 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Varto Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2022/262 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemecesince, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın esasına ilişkin yeniden yargılama yapıp karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair kararı gereğince İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.1983 tarihinde Bağ-Kur'a esnaflıktan vergi kaydı nedeniyle sigorta girişinin yapıldığını, sonradan yaş küçüklüğü nedeniyle Bağ-Kur girişinin 19.04.1985 olarak değiştirildiğini, sonrasında Esnaf Odası kaydına istinaden 15.02.1985 tarihinden sigortalılığının başlatıldığını, 6552 sayılı Kanun'dan yararlanmak üzere başvurusu sonrasında oda kaydında tahrifat olduğu gerekçesiyle 29.12.1988 tarihinden oda kaydının başladığı kabul edilerek, 1985 yılından itibaren prim ödemeleri olmasına rağmen 6552 sayılı Kanun'dan faydalanarak yapılandırma ve emeklilik başvurusunun kabul edilmediğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile emeklilik hakkını kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurumca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.11.2017 tarihli ve 2017/97 Esas, 2017/236 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 114/1-b, 115/2 maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/2535 E., 2018/432 K., sayılı kararıyla; Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı SGK’nın davacının Bağ-Kur sigortalılığı başlangıç tarihinin 29.12.1988 olarak tespitine dair işleminin iptali ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydına ve ödenmiş primlere istinaden 19.04.1985 olarak tespiti ile davacının prim borcu yapılandırma ve emeklilik başvurusunun bu tarihe göre Kurumca değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, davanın davalı Muş Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/4490 E., 2021/9645 K. sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 114/1-b, 115/2 maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde İlk Derece Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1-a,3. maddesi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Daire bozma ilamına uyularak, Varto Asliye Hukuk Mahkemesinin Dairede istinaf konusu edilen 29.11.2017 tarih 2017/97 Esas 2017/236 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 355 ve 353/1-a-3 maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına, dosyanın esasa ilişkin yeniden yargılama yapıp karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C.Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı
Dairemizin bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2022/14 E., 2022/262 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalı SGK'nın davacının Bağ-Kur sigortalılığı başlangıç tarihinin 29.12.1988 olarak tespitine dair işleminin iptali ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydına ve ödenmiş primlere istinaden 19.04.1985 olarak tespiti ile davacının prim borcu yapılandırma ve emeklilik başvurusunun bu tarihe göre Kurumca değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

D. Bölge Adaliye Mahkemesi Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı verilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili vekili; davacının talebinin net bir şekilde açıklatılması ve bu kapsamda hüküm tesis etmesi gerekirken davacıya talebinin ne olduğunu net bir şekilde açıklatmadığını, gerekçeli karar başlığında müvekkil Kurumun hem davalı hem de ihbar olunan olarak gözüktüğünü ve bunun belirsizliğe yol açtığını, davacının süresi içerisinde müvekkil Kuruma başvuru yapmadığını, Varto Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından tutulan üye kayıt defterlerinde usulsüz kayıtlar olduğunun tespit edildiğini, kayıtların usulüne uygun olarak yapılmadığının raporla ... olduğunu, Mahkeme tarafından bu incelemeler dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacının sigorta başlangıç tarihinin yasal şartları oluşmadığından Kurum tarafından tespit edilen tarihin başlangıç tarihi olarak alınması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.