10. Hukuk Dairesi 2024/2813 E. , 2024/3742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2758 E., 2023/2417 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/59 E., 2021/45 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.01.2008 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, işyerinde çalışmakta olduğu esnada 05.09.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının kaza tarihinde davalı işyerinde dövmehane bölümünde kalite kontrol personeli olarak çalıştığını, kalite kontrol personeli olarak sıcak dökümden gelen ürünlerin hem görsel hem de ölçüsel kontrol işini yaptığını, davacının bu işi yaptığı esnada sıcak olarak dökümden gelen parçanın üzerindeki tufal olarak adlandırılan kabuk kısmı ölçüm esnasında sol gözüne sıçraması ile kaza meydana geldiğini, davacının kaza tarihinde 16:00-24:00 vardiyasında çalışırken vardiya bitmesine yakın saatlerde kaza meydana geldiğini, gözüne gelen parçanın o an gözünde meydana getirdiği sıcaklığı hissettiğini, lavaboya giderek yüzünü yıkadığını ve o an için rahatladığını, kazanın hemen sonrasında vardiyası sona ermiş ve eve giderek uyuduğunu, sabah kalktığında ise gözünde kızarıklık ve görüşünde de bulanıklık olması nedeni ile işyerinden izin alarak tedavisi için önce Muncurlu Atatürk Devlet Hastanesi'ne gittiğini, burada müdahale edemedikleri için Düzce Atatürk Devlet Hastanesi'ne gitmiş burada da tam teşhis konamaması ve kendisine Düzce Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nin imkanlarının daha geniş olduğunun söylenmesi nedeni ile bu kez Düzce Üniversitesi Araştırma Hastanesi'ne gittiğini, Düzce Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nde yapılan muayenesinde retina dekomanı olarak teşhis konduğunu, yine buna bağlı olarak retinada altı yedi tane daha delik olduğunun söylendiğini, Düzce'de bu tedavinin sağlanamayacağı gerekçesi ile İstanbul Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini, burada kendisine yaklaşık bir ay kadar sonrasına randevu verildiğini ve ameliyat edildiğini, davacının bu hastanede aralıklarla üç kez ameliyat geçirdiğini, buradaki ameliyatlardan da bir sonuç elde edilememesi üzerine bu kez Ankara SBU Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tekrar ameliyat olduğunu, fakat tedavi süreci tamamlanmış olmasına rağmen sol gözünde kalıcı bir görme kaybı kaldığını, davacının davalı Kuruma yapmış olduğu müracaatında davalı işyerine giriş esnasında almış olduğu 12.01.2016 tarihli Düzce Göz Merkezi tarafından düzenlenmiş durum bildirir raporunu da ibraz edildiğini rapordan da açık olarak davacının işe giriş tarihinde gözünde bir rahatsızlığın olmadığının açık olduğunu, davacının işyerinde meydana gelen kazanın ardından işyeri yetkililerini bilgilendirmiş olmasına rağmen kazaya ilişkin yasal zorunlu bildirimler yapılmadığını, zaten rapor ve tedavi evrakları da işyerine sunulmuş olduğu için kazadan haberdar olmamalarının mümkün olmadığını belirterek, davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun ve kaza nedeniyle oluşmuş olan iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 05.09.2016 tarihinde davalı işyerinde geçirmiş olduğu kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası olduğunun tespitine, davacının geçirdiği iş kazası sebebi ile dava konusu iddia ettiği hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığından bu konudaki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının sonrasında davacının gözünde kalıcı görme kaybı oluştuğunu, davacının yaşamış olduğu iş kazası ile görme kaybı hastalığının arasında illiyet bağı olduğunun açık olduğunu, dolayısıyla Mahkemece verilen kararın haksız ve hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının iddia ettiği görme kaybı ile iddia ettiği kaza arasında illiyet bağının bulunmadığı, somut olayın iş kazası olarak kabul edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; temyiz dilekçesinde özetle; davacının yaşamış olduğu iş kazası ile görme kaybı hastalığının arasında illiyet bağı olduğunun açık, Mahkemece verilen kararın haksız ve hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasının ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!