WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2799 E.  ,  2024/4430 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1466 E., 2023/2482 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/513 E., 2022/43 K.

Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile tespit kararı verilen sürelere ilişkin 7326 sayılı Kanun'da öngörülen ihya ve yapılandırma hakkından faydalandırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Samsun ilinde tarım işleri ile uğraşmakta olduğunu, tütün ziraati yaparak yetiştirmiş olduğu tütün ürününü Tekel ve diğer tütün şirketlerine satmakta ve ödeme sırasında kendisinden Bağ-Kur primi kesilerek, davalı Kuruma yatırıldığını, müvekkilinden her yıl düzenli olarak kesildiğini kurum hesaplarına yatırıldığını, müvekkilinin adına Bağ-Kur dosyası düzenlenerek sicil numarası verilmediğini. yalnızca 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait ödemeleri Kurum kayıtlarında görüldüğünü, Ziraat Odası kaydı ile müvekkilinin odaya 13.06.2000 tarihinde kaydolduğunu ve tarım işleri ile uğraştığının ... olduğunu, 13.08.2021 tarihli kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ve tarımsal faaliyetinin devam ettiği yıllarda Bağ - Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespiti ve diğer sigortalılık hizmetleri ile birleştirilmesini talep etmiş, Kurum tarafından 19.08.2021 tarihli E-16483074-101.02-29694823 sayılı işlem ile tevkifat kesintilerinin 1999 - 2002 yılları arasında olduğundan bahisle bu yıllara ait kesintilere göre hizmet verildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin 01.01.2003 ile 31.12.2018 yılları arasında da çiftçilik ile uğraştığını, 19.08.2021 tarihli E-16483074-101.02-29694823 sayılı işleminin iptali ile daha önce Kurum tarafından kabul edilen süreler dışlanmak sureti ile müvekkilinin ilk kesintinin yapıldığı ayı takip eden yıldan son kesintinin yapıldığı yılın sonuna kadar Bağ-Kur zorunlu Tarım Sigortalısı olduğunun tespitine, müvekkilinin 01.01.2003 ile 31.12.2018 yılları arasında da Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespitine, tespit edilen bu sürelerin müvekkilimin Kurum tarafından kabul edilen diğer sigortalılık süreleri ile birleştirilmesine, müvekkilinin lehine düzenlenen 7326 sayılı Yasa'dan faydalandırılarak birikmiş prim borçlarının yapılandırılmasına, davalı kurumunun buna aykırı görüş ve işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'ün Samsun Vezirköprü Ziraat Odası kaydının 13.06.2000 tarihinde başladığını, tevkifat kesintilerinin de 1999-2002 yılları arasında olduğunun tespit edildiğini, yasal düzenleme gereğince tevkifat kesintilerine istinaden davacıya hizmet verildiğini, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın esasına girilmesi halinde, Mahkemece davaya konu dönemde, davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususlarının ayrıntılı olarak araştırılması gerektiğini, davacının 2926 sayılı Kanun'un 3-b bendi kapsamında tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 10 uncu maddesindeki kayıtlar esas alınmak suretiyle tespit edilmesini, tarımsal faaliyetin kişinin geçimini sağlayacak şekilde sürekli ve kesintisiz devam ettiği olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini, davacı durumunda bir kişinin yasadan yararlandırılmasının mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıya tevkifat kayıtlarını sunmak için süre verildiği, davacı tarafından herhangi bir kayıt sunulamadığı, davacının ürün teslim ettiği kurumlar ve SGK'dan tevkifat belgeleri istenildiği, SGK kayıtları ile şirket kayıtları incelendiğinde, davacının talep tarihinde herhangi bir kaydının bulunmadığının görüldüğü, davacının hizmet dökümü incelendiğinde de; talep tarihinde yoğun olarak 4/a kapsamında işçi olarak çalıştığının da görüldüğü, bir kişinin aynı anda tarım Bağ-Kur Sigortalısı ve 4/a kapsamında işçi olmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, davacıdan talep tarihleri için kesilen tevkifatın bulunmaması, davacının prim ödemesinin bulunmadığının anlaşıldığı, anılan dönem için tarım faaliyetinde bulunulduğunun kanıtlanamaması yalnızca zirat odası kaydı ve beyanlar ile tespit yapılamaması gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 01.01.2003-31.12.2018 tarihleri arasında çiftçilik yaptığını, ziraat odası kayıtlarının, yaprak tütün tartı ve fiyat pusulası ile dosya kapsamında dinletilen tanık beyanları ile ... olduğunu, hizmet döküm cetveli incelendiğinde müvekkilinin hem sigortalı çalıştığı, hem de tarım yaptığının ... olduğunu, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddi yönünden verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosyadaki yazılara,hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının talebe konu dönem yönünden tevkifat kesintisinin ve prim ödemesinin bulunmaması karşısında yalnızca Ziraat Odası kaydının tarımsal faaliyetin ispatı noktasında yeterli olmayacağının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım-Bağkur sigortalılığının tespiti ile tespit kararı verilen sürelere ilişkin 7326 sayılı Kanun'da öngörülen ihya ve yapılandırma hakkından faydalandırılma talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 ve 7326 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.