10. Hukuk Dairesi 2024/2785 E. , 2024/4029 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/136 E., 2023/923 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/565 E., 2022/69 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; muris ...'ın davalı işyerinde 02.01.1985 -11.05.2016 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti ile eksik yatırılan primlerin tamamlanmasına, fazlaya dair talep ve hakların saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL kıdem tazminatının muaccel olduğu tarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL ölüm tazminatının muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek bankaların mevduata uygulamış olduğu en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının çalışmalarının kesintili biçimde geçtiğini, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında da görüleceği üzere giriş çıkışlar şeklinde gerçekleşen çalışmaların bildirim belgeleriyle eş değer belgelerle ispatının, bu konuda tanık sözlerine itibar olunmaması gerektiğini, bu anlamda tanık dinlenmesine muvafakatının olmadığını, davacının davalı işverenin yanında çalıştığını ileri sürdüğü tarihlerde işyerinin faal olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile dinlenen tanıkların beyanları, ticaret sicil kayıtları ve toplanan delillere göre; davacıların miras bırakanı ...'ın davalıya ait işyerinde 02.01.1985 - 11.05.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarına ilişkin 3378 gün daha çalıştığının tespitine, hizmet dökümünde görülen günler için ise hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların murisinin 10 yıllık bir süre ile sigortasız çalışmasının bulunmasının mümkün olmadığını, emekli olduktan sonra işyerinde çalışması bulunmadığını, taraflı tanık beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Fer’i müdahil SGK vekili; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacıların murisinin çalışmalarının kesintili olduğunu, çalışma süresinin çok uzun olup yeteri kadar tanık dinlenmediğini davanın reddi gerektiğini belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet bildirimi bulunan Teknik Gıda ve ... Şekerleme isimli işyerleri ile davalı işyeri ortaklarının aynı olduğuna dair işveren bildirgeleri ve ticaret sicil kayıtlarının ve davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışan bordrolu tanıkların davacılar murisinin hep aynı işyerinde çalıştığı ve yine bir kısım tanıkların Dilek Koç isimli işyerinde ... markasının üretildiği yönündeki beyanlarının davalı ile hizmet bildirimi bulunan diğer işverenler Teknik Gıda, ... Şekerleme, Dilek Koç, Saliha Köz, ... ile davalı işveren arasında organik bağ olduğu yönünde ve davacının çalışmalarının kesintisiz ve sürekli olduğu yönünde ispata yeterli görülmesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik fer’i müdahil Kurum vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
2.Diğer taraftan, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50 nci maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28 inci maddesinde ise kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de anılan Kanun'un tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3 üncü maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan ve ya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Eldeki davada verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, hizmet tespiti davalarında, ... yasal hasım konumunda olup elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Husumet konusu, öncelikle halledilmesi gereken bir konu olup ... yanında, tespiti istenen sürede; işyerinde, işveren olarak bulunanların tümü kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşıdır. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta SGK tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir.
Somut olayda, davacılar murisinin 02.01.1985-11.05.2016 tarihleri arasında bildirimlerinin yapıldığı işverenler arasındaki organik bağın bulunduğuna dair kabul yerinde ise de davacının ihtilaf konusu dönemde kabul edilen 02.01.1985-11.05.2016 tarihleri arasındaki eksik bildirilen 3378 günün, davalı ... Gıda Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde geçtiğinin kabul edilerek yazılı şekilde hükmün kurulması hatalıdır.
Mahkemece, çalışmanın geçtiği ve eksik bildirimlerin yapıldığı ilgili dava dışı işverenler Teknik Gıda Kimya A.Ş., ..., ... Şekerleme Gıda Tic. A.Ş., ... unvanlı işyerinin hak alanını da etkileyeceğinden işyeri sahiplerine husumet yöneltilmesi için davacıya mehil verilmeli ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi gereğince işyeri sahipleri davaya dahil edilerek göstereceği deliller de toplanmak suretiyle elde edilecek sonuca göre bir karar verilmeli, verilecek kararda çalışmanın geçtiği, eksik bildirimlerin yapıldığı ilgili işverenlerin her bir dönem açısından sorumlu oldukları dönemlerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği gözetilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!