WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2775 E.  ,  2024/3728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1388 E., 2023/1660 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/224 E., 2022/132 K.

Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili 04.01.2019 havale tarihli dilekçesi ile müvekilinin, eşi ...'dan Konya 4.Aile Mahkemesinin 2010/524 Esas 2010/570 Karar sayılı ilamı ile boşanmış ve karar 29.04.2011 tarihinde kesinleştiğini, müvekilinin eşinden ayrıldıktan sonra "Abdülaziz Mah.... Sok.No:7/5 Meram-Konya" adresinde bulunan mülkiyeti muris babasına ait olan meskende babası ile birlikte ikamet etmeye başladığını, müvekilinin eşinden ayrılıp babası ile birlikte yaşamaya başlamasından bir yıl kadar sonra ayrıldığı eşi ..., Müvekkil ve babasının ikamet etiği binanın alt kısmına işyeri açmış, hem müvekkil hem de müşterek çocuk ... ile sık sık görüşmeye başladığını, müvekkili ile tekrar evlenme isteğinde olduğunu beyan eden ...'ın ısrarlı talepleri üzerine taraflar resmi evlilik yapmadan 2015 yılı Ağustos ayına kadar yine birlikte yaşadıklarını, müvekkili ile eski eşi ...'ın birlikte yaşadıkları 2014-2015 yılları arasında ... ve ... isimli iki çocukları olduğunu, 2015 yılı Ağustos ayından sonra Müvekkil ile eski eşi arasında yine eski eşinden kaynaklanan sebepler ile tekrar ayrı yaşamaya başlamışlar, davacı müvekkilini, 2015 yılı Ağustos ayından sonra eski eşi ... ile bir araya gelmemiş ve taraflar arasında herhangi bir karı koca ilişkisinin olmadığını, davacı müvekilinin babası 05.01.2017 tarihinde müvekkil ile birlikte yaşadığı hanede vefat ettiğini, müvekilinin babasının ölümünden sonra mülkiyeti babasına ait olan ve "Abdülaziz Mah.... Sok.No:7/5 Meram-Konya" adresinde bulunan meskende ikamet etmeye başlamış, daha sonra mirasçı olan hissedarların müvekkilnin ikamet etmesini kabul etmemesi, çocuğunun eğitim durumu sebebiyle 12.07.2018 tarihinde ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkil 12.07.2018 tarihinden beri "Nişantaş Mah.... Sok.No:l 1/34 Selçuklu-Konya" adresinde bulunan meskende 3 çocuğu ile birlikte ikamet ettiklerini, davalı Kurumun işlemi ve iptal gerekçesi gerçek ve yasal olmadığını, müvekkilin 12.08.2018 tarihinden önce ikamet ettiği, 12.07.2018 tarihinden sonra ikamet ettiği adreslerde ayrı ayrı araştırma yapıldığı taktirde Kurum işleminin gerçek olmadığı ortaya çıkacağını, dilekçe ekinde sundukları kira kontratosu, elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri ve dinlenecek tanık beyanları ile bu hususların ortaya çıkacağını belirterek kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının davayı süresinde açmadığını ve zamanaşımına uğradığını, davacı ... ve halen birlikte yaşadıkları eşi ... 29.04.2011 tarihinde boşanmış, boşanma kararı kesinleştikten sonra birlikte yaşamaya devam ettiklerini, Nitekim bu birliktelikleri neticesinde 17.04.2013 tarihinde ... ve 21.04.2015 tarihinde ... isimlerinde iki çocukları olduğunu, Müşterek çocuklar eski eş ... tarafından tanıma senedi ile tanındığını, tarafların boşanmadan 2 yıl sonra bir çocuklarının, 2 yıl sonrasında bir çocuklarının daha dünyaya gelmesi boşanmanın muvazaalı olduğunun ve fiili yaşamanın devam ettiğinin delili olduğunu, diğer bir delil ise davacının kardeşi ..., müvekkil Kuruma başvurduğu dilekçede "Kardeşim ...'nun yetim maaşı başvurusu esnasında gerekli araştırmaların yapılmasını istiyorum. Çünkü boşandığı eşi ile halen birlikte olması ve boşandıktan sonra da 2 çocuk sahibi olduklarının bilinmesini ve müracaatları konusunda taraflarına maaşın bağlanmamasını istiyorum." şeklinde beyanda bulunması olduğunu, davacının muvazaalı boşanmasına ilişkin müvekkil kurum müfettişi tarafından yapılan denetim ve civar soruşturmasında da davacının boşanma sonrası ikamet adresleri araştırılmış ve yapılan incelerde davacının komşularının beyanlarıyla da tarafların fiili olarak birlikte yaşadıkları ve boşanmalarının muvazaalı olduğu sübut bulunduğunu, davacının komşularının da davacı ile dava dışı kişinin boşandıktan sonra da beraber yaşadıklarını beyan ettiklerini, tarafların boşanma sonrasında aralıklarla müşterek çocuklarının dünyaya gelmesi, kardeşinin ve komşularının beyanları ile haklarındaki diğer tüm resmi kayıtlar incelendiğinde fiilen birlikte yaşadıkları sabit olduğundan davacının babasının vefatı sonrasında aldığı ölüm aylığının durdurulması kararı hukuka uygun olup iptali talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya münderacatına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve boşandığı eşinin fiili olarak bir arada yaşadıklarının kurum denetmeni tarafından tespiti sonrası davacının babasından almakta olduğu aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacı adına kurumca çıkarılan borcun iptali istemine ilişkin olup, davacının babasının vefatından sonra davacıya ölüm aylığı bağlandığı, davacı ve boşandığı eşinin fiili olarak bir arada yaşadıklarının 18.10.2018 tarihli denetmen raporu ile tespit edilmesi üzerine davacının babasından dolayı almakta olduğu yetim aylığının kesildiği, davalı kurumca davalıya 21.823,38 TL asıl borç, 1.941,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 23.764,94 tutarında borç bildirim belgesi gönderildiği, davacı ... ve eşi ...'in Konya 4. Aile Mahkemesinin 2010/524 esas, 2010/570 karar sayılı ilamı ile boşandıkları, kararın 29/04/2011 tarihinde kesinleştiği, kurum denetmeni tarafından hazırlanan rapor içeriğinde davacı ile boşandığı eşi ...'ın Abdülaziz Mah. ... No 7 Meram/Konya adresinde boşandıktan sonra beraber ikamet etmeye devam ettikleri, komşu ifadelerinin de bunu destekler nitelikte olduğu, apartman görevlisi ifadesinin de alındığı ve ifadesinde; davacı ile boşandığı eşinin yaklaşık 1,5 ay önce taşındıklarını, 3 çocuklarının bulunduğunu söylediği, ...'nun yeni adresi olan Nişantaş Mahallesi, ..., No 11 İç kapı No 34 Selçuklu/Konya adresinde de davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşamaya devam ettiği, komşu ifadelerinin de bunu destekler nitelikte olduğu görülmüş olup davacının kurum denetmeni raporundaki iddialarının aksini ispatlayacak dosyaya herhangi bir delil de sunmadığı görülmüş mahkememizce tespit edilmiş ve davanın reddine dair karar verildiği, mahkememizce verilen 27.12.2019 tarih ve 2019/2 Esas 2019/496 sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2021 tarih ve 2020/820 Esas 2021/997 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda gerek davacının gerekse davacının boşandığı eşinin bulunduğu adreslerde mahkememizce araştırma yapılmış ancak kolluk kuvvetlerince herhangi bir komşu tanığının tespit edilemediği, davacının kardeşi olan ... mahkememizce tanık sıfatıyla dinlenmiş olup tanık; "boşandıklardan sonra 2 çocukları olduğunu ve beraber yaşamaya devam ettikleri yönünde.."beyanda bulunduğu, yine mahkememizce yapılan araştırmalarda davacı ile boşanmış olduğu eşinin 27.12.2017 tarihindeki muayene beraber gittikleri ve birlikte yaşadıkları anlaşılmış olmakla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden itibaren beraber yaşamaya devam ettikleri, evlilik bütünlüğü oluşturacak şekilde fiili olarak bir arada yaşadıkları, bu bağlamda kurumca davacının babasından dolayı almakta olduğu aylığın kesilmesine ilişkin işlemlerin yerinde olduğu ve davacı adına yersiz yapılan aylıkların ve yapılan tedavi masraflarının tahsili için yapılan takiplerin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, belirtilen gerekçelerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle, kurumlardan gelen adres araştırma bilgilerine göre Dairemiz kaldırma kararı sonrası yapılan kolluk araştırması, tanık beyanı, Medula kaydına göre göre davacının ve birlikte yaşadığı iddia edilen kişinin adreslerinin aynı olduğunun belirlenmesi, tanık beyanlarına göre davacının ve birlikte yaşadığı iddia edilen kişinin aynı evlerde yaşadığını belirtmesi ve tüm dosya kapsamına göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş; dairemizin kaldırma kararından sonra dinlenen tanık ...' nun beyanlarının 22.04.2022 tarihli celsede okunduğu ve davacı vekili tarafından ilk derece yargılamasında tanık beyanlarına karşı istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususlar ile ilgili beyanda bulunulmadığından tanığın yokluklarında dinlenmiş olmasına yönelik istinaf itirazına itibar edilmemiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371'inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.