WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2759 E.  ,  2024/7223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/240 E., 2023/1223 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalılardan ... ve Kurum vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince bozulması üzerine verilen direnme kararının davalılardan ... ve Kurum vekilleri tarafından temyizi neticesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2019 gün, E.2016/21-2767, K. 2019/376 sayılı kararıyla davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi gereğince bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılardan ... ve Kurum vekilileri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 9769725 sigorta sicil numarası ile Kurum nezdinde kayıtlı olduğunu, davalı işverenlere ait iş yerinde 10.12.1974-31.07.1987 ve 01.08.1990-27.09.2002 tarihleri arasında aralıksız şekilde çalıştığını, Kuruma yaptığı başvuru sonrasında çalışmalarının ayda 30 günün altında kalacak şekilde bildirildiğini öğrendiğini iddia ederek davalı işverenlere ait iş yerinde 10.12.1974-31.07.1987 ve 01.08.1990-27.09.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının kesintisiz ayda 30 gün üzerinden günün asgari ücreti ile geçen sigortalı hizmetler olduğunun tespitine, bu çalışmaların sigortalılığa ve emekliliğe esas alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı işverenler, davacının 10.12.1974 tarihinde 2.2061.21628.32.12 sicil numaralı ...-... ... iş yerinde çalışmaya başladığını ve çalıştığı sürelerin Kuruma bildirildiğini, bu iş yerinin 21.12.1961 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 01.03.1987 tarihinde ...-... ortaklığına dönüştüğünü, 31.12.1992 tarihinde de Kanun kapsamından çıkartıldığını, kendilerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacının dava konusu ettiği dönemler içerisinde dava dışı işyerlerinden sigortalı bildirimlerinin bulunduğunu, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddia ettiği çalışmasının fiili olup olmadığının somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.09.2013 tarihli ve 2007/740 E., 2013/664 K. sayılı kararı ile Mahkemece, davacının talep ettiği 10.12.1974- 31.07.1987 süresi bakımından bu süre içerisinde çalıştığı iş yerlerine karşı husumet yöneltilmediği, bu iş yerlerinin farklı unvanlarda olmaları, farklı ilde bulunmaları, işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığının tespit edilememesi nedeniyle bu süreye ilişkin tespit yapılamadığı, davacının 01.08.1990- 27.09.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalışma iddiası yönündeki talebinin davanın 5 yıllık süre içerisinde 14.11.2007 tarihinde açıldığı, hak düşürücü süre yönünden engel durumun bulunmadığı, bu süre içerisinde çalıştığı görülen 2 1071 02 02 1000202 034 21-97 sicil sayılı ... unvanlı iş yerinin Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezinin yazısına göre 11.01.1993 tarihinde Kanun kapsamına alındığı ve hâlen faal olduğu, 2 5610 02 02 1055227 034 21-26 sicil sayılı ... unvanlı iş yerinin 01.03.2000 tarihinde Kanun kapsamına alındığı ve hâlen faal olduğu, tanık beyanlarına göre davacının önce ...'a ait fırında çalıştığı, sonraları bu iş yerini ...'in çocukları ..., ... ve ...'in işlettiği, davacının dilekçesini daraltarak talep ettiği 11.01.1993-27.09.2002 tarihleri arasında çalıştığı iş yerinin ...'a ait fırın olduğu, davacının burada hamurkar yardımcısı olarak çalıştığı gerekçesiyle davacının ... hakkındaki davasının kısmen kabulüne, diğer davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum ve ... vekiller temyiz isteminde bulunmuştur.

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/26015 E., 2015/7832 K. sayılı kararı ile ; "...somut olayda, davalı mirasçıların fırın işyerlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş; öncelikle davacıya çalıştığı işyerinin adresini açıklattırmak, bu adres dahilinde ilgili yerlere yazı yazarak davalı mirasçılar adına kayıtlı ekmek fırını işyeri olup olmadığını tespit etmek, tespiti halinde bu işyerlerine ait Kurum kayıtlarını getirtmek ve bordro tanıklarını dinlemek, gerektiğinde komşu işyeri tanıklarını tespit etmek ve dinlemek, böylece davacının hangi tarihlerde hangi işverene ait işyerinde çalıştığını ortaya koyarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Verilen Direnme Karar
Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2015/477 E., 2015/664 K. sayılı kararı ile Mahkemece, 2.1071.02.02.1000202.34 iş yeri sicil numaralı iş yerinin fırın iş yeri olduğunun davalı Kurum kayıtları ile belli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2019 gün, E.2016/21-2767, K. 2019/376 sayılı kararıyla; " Somut olayda, uyuşmazlık konusu olan 11.01.1993-27.09.2002 tarihleri arasında davacının herhangi bir iş yerinden yapılan bir hizmet bildiriminin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu dönem dışında kalan sürelerde ... Mah. ... ... Cad. No:95 adresinde bulunan ...-... ... ünvanlı 2 2061 21628 32 12 sicil numaralı fırın iş yerinden ve ... Mah. ... ... Cad. No.93 adresinde bulunan ...-... ... unvanlı 2 2061 38977 32 12 sicil numaralı fırın iş yerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin olduğu, 21628 sicil numaralı fırın iş yerinin 21.12.1961 tarihinde ...-... ... adına Kanun kapsamına alındığı, işyerinin 01.03.1987 tarihinde unvanının ... ...-... olarak değiştirildiği ve 31.12.1992 tarihinde Kanun kapsamından çıkartıldığı, 38977 sicil numaralı fırın iş yerinin de 10.09.1966 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31.05.1992 tarihinde kanun kapsamından çıkartıldığı, ...’ın davalı işverenlerin babası olduğu, Kurum tarafından Mahkemeye gönderilen 25.01.2012 yazıda ... Mah. ... ... Cad. No:95 adresinde bulunan ... unvanlı 2 1071 02 02 1000202 034 21 97 sicil numaralı iş yerinin 11.01.1993 tarihinde kanun kapsamına alınıp hâlen faal olduğunun bildirildiği ancak yazı ekinde bulunan iş yeri tescil belgesine göre ekmek fırını mahiyetinde bulunan söz konusu iş yerinin ... adına kayıtlı olduğu, yine aynı yazıya ve ekinde bulunan iş yeri tescil belgesine göre aynı adreste kurulu 2 5610 02 02 1055227 034 21 26 sicil numaralı ‘lokanta ve sey. yemek hiz. faal.’ iş yerinin ...’a ait olup 01.03.2000 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve hâlen faal olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca, dosya kapsamında ifadesi alınan tanıkların da davacının hangi işverenin yanında çalıştığına dair ifadelerinin çelişkili olduğu ve tanıkların 21628 sicil numaralı iş yerinde geçen çalışma süreleri dikkate alındığında davacının uyuşmazlık konusu olan dönemdeki çalışmalarının tespiti bakımından da beyanlarının yeterli olmadığı ortadadır.

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu olan dönem bakımından davacının hangi tarihler arasında hangi işveren yanında çalıştığının tespiti ile ilgili olarak mahkemece yeterli araştırma yapıldığından bahsedilmesi mümkün değildir.

Öncelikle, davacının çalıştığı iş yerinin lokanta iş yeri mi yoksa fırın iş yeri mi olduğu, çalışılan iş yerinin kime ait olduğu belirlenmelidir. Söz konusu hususun tespiti bakımından, davacının hangi iş yerinde çalıştığına ve işyerinin kime ait olduğuna dair beyanı alınıp talebi açıklattırılmalı, davalıların vergi kayıtları, oda kayıtları, ilgili belediyeden iş yeri açma ruhsatı ve işletme belgesi gibi belgeleri getirtilmelidir.

Bununla birlikte, Özel Dairenin bozma kararında belirtilen hususlara ilave olarak 1000202 ve 1055227 sicil numaralı iş yerlerinin uyuşmazlık konusu süreye ait dönem bordrolarında adı geçen bordro tanıkları belirlenerek tanıkların bilgilerine başvurulmalı, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği taktirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı iş yerine komşu iş yerleri tespit edilip bu iş yerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalışan kayıtlı çalışanları ve iş yeri sahipleri belirlenerek tanık sıfatıyla beyanları alınmalı ve davacının hangi tarihler arasında hangi işveren yanında çalıştığı belirlenmelidir.

Hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Diğer taraftan, dava 14.11.2007 tarihinde açılmış olmasına rağmen karar başlığında dava tarihinin 31.07.2015 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmekle bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılar ..., ... ve ...'ın kardeş oldukları, babalarının 05.03.1987 tarihinde ölen ... olduğu, davalı ...'ın 11.01.1993 tarihinden itibaren fırıncılık faaliyetinden dolayı vergi mükellefi olduğu, davalı ...'a ait fırın ürünleri imalatı faaliyeti yürüten iş yerinin Kurumun 1000200,034 sigorta sicil numarasında işlem gördüğü, söz konusu iş yerinin 11.01.1993 tarihinde kanun kapsamına alındığı, öte yandan davalı ...'a ait pastane ve tatlıcılık faaliyeti yürüten iş yerinin Kurumun 1055227.034 sigorta sicil numarasında işlem gördüğü, söz konusu iş yerinin 28.02.2000 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.05.2013 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, her iki iş yerinin kayıtlı adresi incelendiğinde (Kağıthane ... Cad. 95 Kağıthane/İstanbul) aynı olduğu, davalı ... ve davalı ...'ın Esnaf Odasına kayıtlı olduğu, davalı ...'a ekmek ve unlu mamüller iş yeri için Kağıthane Belediye Başkanlığı tarafından İş Yeri Açma Ve Çalışma Ruhsatı verildiği, davalı ...'ın ve davalı ...'ın davalı ...'a ait 1000202.034 sicil numaralı iş yerinden davaya konu dönemde sigortalı işçi olarak bildiriminin yapıldığı, davalı ...'a ait 2 nci bir iş yerinin olduğu, faaliyet konusunun pastane, kafeterya lokanta olduğu ve bu iş yerinin kurumun 1031126.034 sigorta sicil numarasında işlem gördüğü, 17.12.1996 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 02.10.2000 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı, son güncel adresinin Şişli 19 Mayıs Mah. ... Doğu Sok. No:2/1 İstanbul olduğu, celp edilen belgelere göre davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin fırın iş yeri olduğu, çalışılan iş yerinin resmi kayıtlara göre davalı ...'a ait olduğu, diğer davalıların davalı ... bünyesinde sigortalı işçi olarak bildiriminin yapıldığı, öte yandan, uyuşmazlık konusu dönemde çalışan bordro tanıklarından tanık ... (Davalı ...'a ait iki iş yerinde 1993-1995 yılları arasında sigortalılık bildirimi vardır), tanık ... (Davalı ...'a ait iki iş yerinde 1994-1996 yılları arasında sigortalılık bildirimi vardır), tanık ... (Davalı ...'a ait iki iş yerinde 1997-1998 yılları arasında sigortalılık bildirimi vardır), ... ...'ın (Davalı ...'a ait iki iş yerinde 1999-2001 yılları arasında sigortalılık bildirimi vardır) beyanlarından davacının tanıkların çalıştığı sürelerde davalı iş yerinde çalıştığının şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlandığı, her ne kadar tanıkların beyanlarında davalıların iş veren sıfatı yönünden çelişki olduğu görülmüşse de yukarıda açıklandığı üzere resmi kayıtlar nazarında davalı ...'ın iş veren sıfatı bulunduğu sonucuna varılmış davacının 01.08.1993-27.09.2002 tarihleri arasında davalı ... bünyesinde kesintisiz olarak çalıştığı, diğer davalılar ... ve ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili, eksik araştırmaya dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı Kurum ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.