WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2757 E.  ,  2024/4611 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/152 E., 2023/714 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işyerinde 12.10.2010 tarihinden beridir belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden gemi kaynakçı kesimci usta olarak çalışmakta iken 06.07.2012 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığını, kaza nedeniyle davacının kalça kemiğinde kemik kaybına sebebiyet verecek şekilde yaralandığını, davacının acil tedavisinin Aliağa Devlet Hastanesinde, nihai tedavisi ise Özel İzmir Hastanesinde yapıldığını, talep üzerine kurum tarafından davacının sürekli işgöremezlik oranının %40 olarak tespit edildiğini, itirazlarının Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu'nca reddedildiğini, davacının sürekli işgöremeslik oranının %40'ın üzerinde olduğunu, sürekli işgöremezlik oranının Mahkemece tespit ettirilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili tarafından; meslekte çalışma gücü kaybı tespit usulü 506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde; bu Kanun uygulamasında; sigortalı sürekli iş göremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin, hak sahibi kimselerin malullük durumlarının tespitinde, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulduğunu, raporları yeter görülmeyen ilgililer Kurumca yeniden muayene ettirileceklerini, ilgililerin durumlarının tespitinde son muayene raporunun esas tutulduğunu, belirtilen raporlar üzerine Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durum Sosyal Sigortalar Sağlık Kurulunca karara bağlanır" hükmü yer almaktadır. Dava haksız ve mesnetsiz gerekçelerle ikame edildiğinden davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı Dörtel Gemi Söküm vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının talep ve haklarının tamamı zamanaşımına uğradığından davanın bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin saha içinde (karada)çalışan tüm işçiler için gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını, gemide ve denizde çalışan işçiler için de ayrıca tüm güvenlik ekipman ve önlemleri alındığını, davacı işçi üzerinde durduğu metal parçayı kendisi kesmek sureti ile düşerek yaralandığını, davacının tüm hastane masraflarının müvekkil tarafından ödendiğini, davacının yaralanması sonrasında SGK tarafından ve savcılık tarafından incelemeler yapıldığını, tutanakların tutulduğunu, gerekli soruşturmanın açıldığını ancak müvekkil şirketin hiçbir kusurunun olmadığından bahisle tümü hakkında takipsizlik verildiğini, müvekkil şirket tüm işyeri güvenlik önlemlerini aldığını, davacının bilinçsiz olarak yapmış olduğu hareketler sonucunda kendi kusuru ile veya sonucunu bilerek isteyerek yaralanmaya sebebiyet verdiğini, davacının iddia ettiği gibi herhangi bir işgücü kaybı yahut kalıcı bedensel hasar oluşmadığını, davacının daha sonra uzun yıllar müvekkil şirkette çalışmaya devam ettiğini halen de başka firmalarda çalıştığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli, 2020/126 E., 2022/11 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
Davacı vekili istinaf yolu ile dilekçesinde, kararın bozulmasını talep etmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 31.05.2022 tarih, 2022/990 E., 2022/1194 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/9817 Esas, 2023/146
Karar sayılı bozma kararında; yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 06.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 14.03.2020 tarih ve 20193500247 sayılı Kurum sağlık kurulu raporu ile “pelvis kemiklerinden birinin kırılması sonucu oluşan hafif deformiteler” tanısı konduğu, %0 oranında sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği ve kontrol gerekmediğinin tespit edildiği, YSK tarafından 19.02.2020 tarih 2020/3306 sayılı Karar ile herhangi bir değişikliğe gerek görülmediği yönünde rapor tanzim edildiği, davacı yanın itiraz etmesi üzerine dosyanın ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderilerek varsa isürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinin talep edildiği, düzenlenen 03.09.2020 tarih 15805 Karar numaralı raporu ile davacının, 06.07.2012 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı yaralanması olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin %0 (yüzdesıfır) olduğu,aynı yönetmelik çerçevesinde bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile karar verildiği tespit olunmuş, yargılama devam ederken 28.09.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı, anılan nedenle mahkemece alınan 14/09/2023 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda "28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında davaya konu iş kazasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğunun ve davacının 02.01.2013 tarihinden itibaren sürekli maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olarak tespit edildiği, bu yönüyle maluliyet oranının tespiti için işletilen prosedüre göre; davacının 06.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: davanın kabulü gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 06.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik derecesi oranının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri,

2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25 ve 26 ncı maddesi ve 95 inci maddesi hükümleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.