10. Hukuk Dairesi 2024/2743 E. , 2024/4041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1026 E., 2023/2041 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/271 E., 2022/133 K.
Taraflar arasındaki aksi yöndeki Kurum işleminin iptali, tespit ve alacak istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Şanlıurfa Akçakale ilçesinde faaliyet gösteren Nimet Akademi Tıp Sağlığı Merkezi San. Tic. Ltd. Şti.’nin sigortalı veya hak sahiplerinin kimlik numaralarını bilgileri dışında kullanarak bu kişiler adına sahte acil poliklinik kayıtları oluşturup, Kurumu dolandırmaya yönelik eylemleri ile ilgili olarak Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 12.05.2015 gün 120139/21/SR/1 sayılı Soruşturma Raporu hazırlandığını, Kurumun 26.04.2016 tarihinde tebliğ edilen 18.04.2016 gün ve 5837095 sayılı yazı ile davacının şirket ortağı olduğu dönemlerde soruşturma raporu gereği sorumlu olduğu belirtilerek davacının maaşının ¼ oranında kesinti yapıldığını, davacının 3 ayda bir emekli maaşı aldığını, Kurumun 2016 Nisan ayından itibaren davacının emekli maaşının ¼ oranında kestiğini, ancak 2019 yılı Temmuz ayında 5.890,10 TL kesinti yaptığını, 2019 yılı Ekim ayında 11.,830,52 TL kesinti yapıldığını, halen daha %50 oranında kesinti yapılmaya devam edildiğini, oysa en fazla %25 oranında kesinti yapılabileceğini, Kuruma 17.09.2019 da başvurulduğunu ancak yanıt verilmediğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile sadece 1/4 oranında kesintinin devamına, yapılan fazla kesintilerin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.03.2022 tarihli dilekçesi ile 44.401,35 TL'nin iadesini istediğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 1021955.63 sicil sayılı Nimet Akademi Tıp Sağlık Merkezi San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait işyeri ile ilgili 2016/11685, 11684, 11683 takip sayılı dosya ile icra takibin başlanıldığını, davacının şirketin %99 hissesini devir aldığını, 5510 sayılı Kanun'un 93/1 hükmü gereği maaşına haciz konulduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aylığından en fazla %25 oranında kesinti yapılması mümkün iken ilk %25'lik kesinti devam ederken ikinci bir %25 oranında kesinti yapılamayacağı, 2. %25'lik kesintinin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereği iptali ile davacının maaşından %50 oranında yapılan kesintilerin %25'lik kısmının davacıya iadesi gerektiği gerekçesi ile yaptırılan bilirkişi incelemeleri doğrultusunda davanın kabulüne, davacının aylığından %25'lik kesinti yapılmakta iken ikinci bir defa daha %25'lik kesinti ile toplamda %50 kesintinin yasaya aykırı olduğu, bu nedenle ikinci %25 kesintinin iptali ile davacının aylığından toplamda %50'lik kesinti yapılan dönemlerde bu kesintinin aylığın %25'lik kısmına gelen (toplam kesintinin yarısı) ikinci kesinti miktarlarının davacıya iadesi gerektiğinin, 2020 Ekim ayı da dahil yapılan fazla kesintinin 44.401,35 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde; davacının emekli maaşından 2019 yılı Ekim ayından itibaren %50 oranında yapılan kesintinin durdurulması ve 1/4 oranında kesinti yapılmasına devam edilmesi yönünde talepte bulunduğunu, davacının maaşından 2019 yılı Ekim ayından itibaren yapılan kesintilerin bir kısmının Kurum müfettişleri tarafından Sefa Tıp Merkezi hakkında düzenlenen 22.02.2016 tarihli, 405346/02/SR/02 sayılı rapor kapsamında çıkarılan ve davacının da müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu borca dayandığı, bir kısmının ise icra kesintisi olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen hususların yerinde olmadığını, müvekkili Kurum tarafından birçok kez şirkete ve yetkililere ödeme emri çekildiğini, dosyada her türlü icra işlemlerinin yapıldığını, şirket tarafından Kurumlarına mal beyanları gönderilerek borçların taksitler halinde ödeneceğinin taahhüt edildiğini ve Kanun kapsamı dahilinde çıkarılan bütün yapılandırmalara başvurulduğunu, ancak tam bir ödeme gerçekleştirilemediğini, dosya kapsamında herhangi bir zamanaşımı söz konusu olmadığını, şirket yetkili ve ortaklarına ödeme emri gönderilip borcun tahsili için işlemler yapıldığını, davacının kendi dönemine ait borçlardan müdür ise tamamından, ortak ise yine kendi döneminden hissesi oranında sorumlu bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının aylığından kesinti yapılmasına ilişkin Kurum işlemi yerinde ise de yukarıdaki özetlenen yasal mevzuat gereğince bu kesintinin sınırlı olması gerektiği, davacının maaşından 2019/10. ay itibariyle yapılmaya başlanan %25 orandaki kesinti ile toplam kesintinin %50 olduğu, Kurum alacaklarının maaştan en fazla %25 oranında kesinti yapılarak tahsil edilebileceği anlaşıldığından hükme esas alınan denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu doğrultusunda 44.401,35 TL'nin iadesi kararının yerinde olduğu, tüm bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü, 96. ncı, 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum kayıtları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!