WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2724 E.  ,  2024/4040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2269 E., 2023/2910 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2021/381 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 01.07.2011–21.05.2014 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının Kuruma bildirilen sürelerin dışında bir çalışmasının olmadığını ve ücretinin Kuruma tam olarak bildirildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili; işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı 01.07.2011-21.05.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını ancak sigortaya çalışmalarının bildirilmediğini iddia etmiştir. Dinlenen tanıkların dönem bordrosuna yansıyan çalışma süreleri de dikkate alınarak davacının 21.07.2012-01.11.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalı Kenan Kaya'ya ait 1086624 iş yeri numaralı işletmede asgari ücretle, 21.07.2012-31.12.2012 tarihleri arası 160 gün, 01.01.2013-01.11.2013 tarihleri arası 271 gün çalıştığının ve çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; davacının, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve fer'i müdahil sıfatı bulunan Kurum aleyhine hüküm fıkrasının 5 no'lu bendinde yargılama giderlerinin yükletilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulüne konu olan 21.07.2012-01.11.2013 tarihleri esas alındığında, kabule konu dönemin sonu olan 01.11.2013 tarihi ile davacının, 21.05.2014 tarihinde başlayan çalışması arasında kesinti oluştuğu, eldeki davanın, İlk Derece Mahkemesinin kabule konu olan dönem sonu olan 21.07.2012-01.11.2013 tarihleri arasındaki hizmetinin geçtiği yılın sonu olan 31.12.2013 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu 31.12.2018 tarihinden sonra 07.03.2019 tarihinde açıldığı, bu gerekçelerle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kaldı ki kabule göre ise; İlk Derece Mahkemesinin kabulüne konu 21.07.2012-14.03.2013 tarihleri arasında davacının 18 yaşını ikmal etmediğinden anılan dönemin prim ödeme gün sayısına dahil edileceği, sigortalılık süresinin 18 yaş ikmal tarihi olan 15.03.2013 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin ve yargılama giderlerinde, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulduğunun mahkemesince değerlendirilmediği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetsiz olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve davalı vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle; Marmaris İş Mahkemesinin, 28.07.2021 tarihli, 2019/51 E, 2021/381 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığını, sözleşmenin feshinden itibaren hak düşürücünün süre hesabının yapılması gerektiğini, tanık anlatımları ile çalışmanın kanıtlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.