WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2708 E.  ,  2024/7659 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/188 E., 2023/95 K.
KARAR : Davanın Kabulüne

Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından müvekkili şirket aleyhine 2012/013558 takip numaralı icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibi kapsamında 26.891,90TL borcu içeren ödeme emri müvekkil şirket tarafından 16.07.2015 tarihinde tebellüğ edildiğini, idari işlemlerde açıklık ilkesi gereği ilgiliye yöneltilen işlemin açık ve anlaşılır olması gerektiğini, bu bağlamda ilgili kendisine yapılan yazılı bildirimden, hakkında alınmış olan karar veya işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceleyebilme olanağına sahip olması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine 2012/013558 takip numaralı icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinde takibe alınan borcun türü olarak "prim" gösterilmekte ve 2010/12, 2011/1, 2012/2, 2011/3, 2011/4 ve 2011/5 dönemlerine ait olduğunun belirtildiğini, ancak prim olarak gösterilen borcun kimler hakkında olduğu ve içeriğine dair hiçbir bilgi bulunmadığını, bu sebeple işbu ödeme emirinin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan müvekkili şirketin sözü geçen ödeme emrinde belirtilen tutarda ilgili Kuruma herhangi bir borcu bulunmadığını, 26.891,90TL bedelli ödeme emri ile icra takibinin mahkeme kararına kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve daha sonra söz konusu icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın itiraz süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, süresi içinde açılmamış ise davanın reddi gerektiğini Mahkeme tarafından öncelikle bu itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, davanın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olup davanın reddi gerekeceğini, davacı işyerinin müvekkili Kuruma olan prim ve diğer borçlarına istinaden 2012/013558 takip numaralı ödeme emri gönderildiğini, müvekkili Kurumun yaptığı işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.06.2016 tarihli E. 2015/425 Esas, K. 2016/246 sayılı kararıyla;yapılan yargılama, toplanan deliller, işyeri kayıtları, SGK kayıtları ve dosya kapsamında bulunan diğer delillerin bütünlük içerisinde değerlendirilmesi neticesinde; ... Gıda Pazarlama İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. nin prim borçları sebebiyle Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenmiş olan 2012/013558 takip no.lu ödeme emrinin davacıya gönderilmiş olduğu, ödeme emrinin 16.07.2015 tarihinde ...'a tebliğ edilmiş olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23.03.2016 tarihli müzekkere cevabından ...'un borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, bahse konu borcun Ümraniye SGK Merkezinin 07.10.2012 tarih ve 4635 sayılı denetim raporu neticesinde, davacı şirket adına prim borçları sebebiyle bahse konu ödeme emrinin düzenlenmiş olduğu, davacının prim borçlarından sorumlu tutulması gerektiği, anlaşılmış olmakla davanın reddi yönünde karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 17.01.2019 tarihli ve E. 2016/13808, K. 2019/240 sayılı kararında; "...Mahkemece yapılması gereken iş; 6183 sayılı Kanun'da öngörülen yasal süre içerisinde açılan işbu ödeme emrinin iptali davasında; davacının, Kuruma prim borcunun bulunmadığı, ödeme emrinin açık olmadığı ve dayanağının bilinmediği iddiasında bulunması gözetilerek, dava konusu prim borcunun idari aşamada kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi kapsamında; prim borcunun tahakkukuna ilişkin belgeler Kurumdan getirtilmeli; yapılacak araştırma sonucu, dava konusu prim borcunun kesinleştiği sonucuna ulaşılırsa, prim borcuna yönelik değerlendirme yapılmalıdır. " gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 08.07.2021 tarih, E. 2019/194, K. 2021/247 sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; denetim raporuna göre sadece 2010/10 dönemi için aylık prim ve hizmet belgesi için resen tescil işlemi yapılması gerekirken davacı Kurum tarafından 2010/12 – 2011/5 arasındaki dönemi de kapsar şekilde resen tescil işlemi yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edilerek davanın kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

C. 2 nci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 11.01.2022 tarih ve E. 2021/12226, K. 2022/138 sayılı kararında; "...Dosya kapsamına göre, 2010/12, 2011/1 ila 5 inci aya ilişkin prim borçları için düzenlenen 13558 takip sayılı ödeme emrinin tebliği üzerine eldeki davanın açıldığı, 12.01.2011 tarihli Kurum denetim raporunda, 25.10.2010 tarihli yerel denetimde, işyerinde fiilen çalıştığı tespit edilen ancak 2010/9 uncu ay aylık prim ve hizmet belgesinde adına rastlanmayan 5 kişinin isminin durum tespit tutanağına alınarak işe giriş tarihinin 25.10.2010 tarihi olduğu belirlenerek kurum kayıtlarının kontrolü sonrası işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği, bozma sonrası yapılan araştırmada, ödeme emrine dair tahakkuk belgelerinin gönderilmesinin istenmesi üzerine Kurumca gönderilen 2010/12, 2011/1 ila 5 inci aya ait dönem bordrolarına göre ödeme emrine konu borcun, bordrolarda yer alan sigortalıların ilgili aya ait işsizlik sigorta primi dışındaki toplam prim tahakkukuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dava konusu edilen ödeme emrinin Kurum denetim raporu dayanak kılınarak gönderilmediği, 2010/12, 2011/1 ila 5 inci aya ilişkin bordrosu verilen ancak ödenmemiş prim alacağından kaynaklanan borç olduğu değerlendirilmek suretiyle ilgili borç dönemleri ve Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcunun ödenip ödenmediği de belirlenerek bu hususlara ilişkin davacıdan delilleri sorulup, araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir. " gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile Yargıtay bozma ilamı ve bilirkişi ek raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezinin 02.01.2020 tarihli müzekkereye cevap yazısında, 2010/12, 2011/1, 2011/2, 2011/3, 2011/4 ve 2011/5 dönemleri için davalı Kurum tarafından resen tescil yapıldığı, Kurum tarafından belirtilen dönemler için yapılan EK-9 Aylık Prim ve Hizmet Belgesi resen tescil işlemlerinin 12.01.2011 tarihli denetim raporu neticesine göre düzenlenmediği, denetim raporu neticesine göre 2010/10 dönem için resen tescil işlemi yapılması gerektiği, bu nedenle resen tescil işlemi yapılan dönemlerin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine göre denetim dönemini kapsamadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinin iptali doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminde hata olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (428, 429 uncu maddeleri) 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 Sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Eldeki davada ise, Mahkemece verilen iki karar, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizin 17.01.2019 tarihli, ve 11.01.2022 tarihli ilamlarıyla bozulmasına karar verilmiş, Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmaların gereği yerine getirilmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş, 12.01.2011 tarihli sosyal güvenlik kontrol memurluğu raporunda ismi geçen çalışanların sigortalılık tescillerine esas dayanak belgelerin celbi ile ödeme emrine dayanak olan belgenin de Kurumdan sorularak netleştirilerek, 2010/12, 2011/1-5 dönemine ilişkin dosya arasında bulunan ve Kurumca resen düzenlendiği anlaşılan aylık prim ve hizmet belgelerine dayanak işlemler Kurumdan sorularak, bu belgelere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen itiraz prosedürünün işletilip işletilmediği, varsa itiraz dilekçeleri ve komisyon kararlarının celbi ile elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.