WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2693 E.  ,  2024/5881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3083 E., 2023/3096 K.
KARAR : Direnme
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/405 E., 2022/65 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilinin tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Eylül 1992 - Haziran 1993, Eylül 1993 - Haziran 1994 tarihleri arasında ... Mimar ... Endüstri Meslek Lisesinde ücretli öğretmen olarak görev yaptığını, 1992 tarihinde işe başlamasına rağmen SGK giriş işlemlerinin 01.04.1994 tarihinde yapıldığını, davalı nezdindeki çalışmalarının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin Eylül 1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı MEB vekili; hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmının dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili; hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, uyuşmazlık konusu dönemde davacı adına 1994/1 dönemde 16 gün, 2. dönem 8 gün şeklinde bildirimde bulunulduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının, 256210.35 sicil sayılı ... Mimar ... Teknik ve End. Meslek Lisesi Müdürlüğü işyerinde bilgisayar öğretmeni olarak 01.10.1992-31.12.1992 tarihleri arasında 1992/ Ekim ayında 7, 1992/Kasım ayında 11, 1992/Aralık ayında 14 gün olmak üzere toplam 32 gün çalıştığının, 32 günlük bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1992 olduğunun,01.01.1993-31.12.1993 tarihleri arasında Ocak ayında 10, Şubat ayında 11, Mart ayında 9, Nisan ayında 11, Mayıs ayında 12, Haziran ayında 11, Temmuz ayında 12, Ağustos ayında 14, Eylül ayında 10, Ekim ayında 15, Kasım ayında 14, Aralık ayında 14 gün olmak üzere 143 gün çalıştığının, bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi sayılı kararıyla; "Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, davacının hizmetin geçtiği son tarihe ilişkin yıl sonundan (1994) itibaren 5 yıl içinde dava açılmadığı gibi hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edecek kuruma bildirim, prim ödemesi veya kamu işyerindeki bir çalışmadan kaynaklı olarak ücretten prim kesintisi gibi bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabule dair İlk Derece Mahkemesi kararında isabet görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen 31.12.1993-01.04.1994 tarihleri arasında çalışmaya ara verildiğine dair kabul aleyhine davacı tarafça yasa yoluna başvurulmamış olmakla iş bu kabul davacı açısından kesinleşmiş bulunmaktadır. Şu halde davacı ilk bildirimin yapıldığı 01.04.1994 öncesi dönemde kesintili çalışmıştır. İşbu kesinti ve dava tarihi göz önünde bulundurulduğunda hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır." gerekçeleriyle davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İzmir 14. İş Mahkemesinden verilen 25.02.2022 tarih, 2018/405 Esas ve 2022/65 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının davasının reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire bozma ilamında; davacının 01.04.1994 ile 31.05.1994 tarihleri arasında ... Mimar ... Endüstri Meslek Lisesinden toplam 24 günlük bildirimli çalışmasının varlığı karşısında 01.04.1994 ile Haziran -1994 tarihleri arasında eksik çalışma günleri yönünden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğinden bu dönem yönünden Mahkemece esasa girilerek Kuruma verilen bordrolar celbedilmeli, bordro tanıkları dinlenilmeli ve davacının çalışmalarının ayrıntılı olarak sorularak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davanın İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilen yargılaması sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile davacının, 256210.35 sicil sayılı ... Mimar ... Teknik ve End. Meslek Lisesi Müdürlüğü işyerinde bilgisayar öğretmeni olarak 01/10/1992-31/12/1992 tarihleri arasında 1992/ Ekim ayında 7, 1992/Kasım ayında 11, 1992/Aralık ayında 14 gün olmak üzere toplam 32 gün çalıştığının, 32 günlük bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1992 olduğunun, 01.01.1993-31.12.1993 tarihleri arasında Ocak ayında 10, Şubat ayında 11, Mart ayında 9, Nisan ayında 11, Mayıs ayında 12, Haziran ayında 11, Temmuz ayında 12, Ağustos ayında 14, Eylül ayında 10, Ekim ayında 15, Kasım ayında 14, Aralık ayında 14 gün olmak üzere 143 gün çalıştığının, bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verildiğini; 31.12.1993 tarihi sonrasına ilişkin istemin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı tarafça istinaf edilmemiş; davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Dairemezce verilen bozmaya konu kararın gerekçesinde de, "İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen 31.12.1993-01.04.1994 tarihleri arasında çalışmaya ara verildiğine dair kabul aleyhine davacı tarafça yasa yoluna başvurulmamış olmakla iş bu kabul davacı açısından kesinleşmiş bulunmaktadır." değerlendirmesine yer verilerek, 31.12.1993 tarihi sonrası döneme ilişkin istem konusundaki İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yönünden kesinleştiği, reddedilen süre yönünden davacı tarafça kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşerek taraflar yararına oluşturduğu usuli kazanılmış hak, hukuk güvenliği ve hukukun ... ilkeleri ışığında, uyulması mümkün bulunmayan bozma gerekçesi olarak nitelendirilmiştir. Zira, "...kesinleşen hususlar hakkında artık Yargıtay'da veya mahkemede yeniden inceleme yapılarak karar verilemez. Gerek mahkeme gerekse Yargıtay, usûlî müktesep hak ile bağlıdır ve uymak zorundadırlar." (Özekes M., Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017, s. 2189) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi, "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." düzenlemesi uyarınca davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf itirazları çerçevesinde yapılan inceleme sonucu verilen Dairemiz kararında belirtildiği üzere, aleyhine davacı tarafça kanun yoluna başvurulmadığı için kesinleşmiş olan kısmen red hükmü konusunda bozma ilamı uyarınca inceleme yapılması olanağı bulunmadığından, sıralanan maddi ve hukuki olgular ile bozmaya konu karar gerekçesi ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, bozma gerekçelerine uyulması mümkün olmadığından; oluşan vicdani kanaate dayalı önceki kararda direnilmesine karar karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararının olduğunu, davalıya ait eğitim öğretim yapılan iş yerlerinde ücretli öğretmen olarak çalıştığının kayıtlarla ... olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu madde hükümleridir.

2. Değerlendirme
01.04.1994 ile 31.05.1994 tarihleri arasında ... Mimar ... Endüstri Meslek Lisesinden toplam 24 günlük bildirimli çalışmasının bulunduğu, davacı Eylül/1992 ve Haziran/1994 tarihleri arası bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince 01.10.1992-31.12.1992 ve 01.01.1993-31.12.1993 tarihleri arası dönem yönünden hizmetin tespitine karar verildiği, reddedilen dönem yönünden davacının istinaf talebinde bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince kabul kararı verilen dönem yönünden davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf talepleri çerçevesinde irdelenerek hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği, Dairemizce bozmaya konu yapılan dönem yönünden davacının istinafının bulunmaması ve istinafa konu edilmeyen dönemin kamu düzenine ilişkin bir durum arz etmemesi karşısında davacının temyize konu ettiği dönemlerin bozma kapsamından çıktı ve davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alındığında, aleyhe bozma yasağı kapsamında Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı yerinde görülerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.