WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2674 E.  ,  2024/2992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/248 E., 2023/843 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumda .... sicil sayılı dosyada işlem gören... ...'e ait işyerinde çalıştığı sırada 16.08.2012 tarihinde binanın teras katında iken yıkılan bacanın altında kalarak vefat eden Kurum sigortalısı ...'ın hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze giderinden oluşan Kurum zararının onay ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte kazada kusurlu olan davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... ... ve... ... vekili; müvekkillerinin herhangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, ceza davasının neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...; söz konusu kazada kusurlu olmadığını, kendisinin işyeri çalışanı olduğunu ancak evi bitişikte olduğu için devamlı bir çalışma olmasa da işyerinde bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.06.2016 tarih ve 2016/17781 Esas, 2017/2095 Karar sayılı kararıyla "Davanın kabulü ile, 50.121,51 TL peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihi olan 19/06/2013 den, 326,70 TL cenaze giderinin sarf tarihi olan 01/09/2012 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı ... ... ve... ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 14.03.2017 tarih ve 2016/17781 Esas, 2017/2095 Karar sayılı ilamı ile "... varsa ceza dosyası ile sigortalının hak sahiplerince açılmış tazminat dosyaları da celbedilerek, davalı baba... ... ile kızı ... ... ve davalı ... arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, bir başka ifade ile, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı usulünce araştırılmalı; bu araştırma ve belirlemeden sonra, fayans ustası olduğu söylenen davalı ... ile, sadece bacanın yıkımı işi için çalıştırıldığı iddia edilen sigortalı ... arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, bir başka ifadeyle hizmet akti-istisna aktinin varlığı (istisna akti olması halinde kurumun rücu hakkı bulunmadığı da gözetilerek) usulünce araştırılmalı ve varılacak sonucuna göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.05.2019 tarihli 2017/641 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı ile davalılar ... ... ve kızı ... ...'in söz konusu iş dışında bir işyeri bulunmadığı gibi iştigal alanlarının inşaat tadilat işi olmadığından işverenlik sıfatlarının bulunmadığı, diğer davalı ...’nın ise kendi nam ve hesabına çalışan bir kişi olduğu ve ... ile ölen ... ... arasındaki ilişkinin istisna akdina dayandığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum ve davalılardan ... ... ile... ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 17.12.2019 tarih ve 2019/5623 Esas, 2019/9964 Karar sayılı ilamı ile "... Davalılar... ve ... ... tarafından mülkiyeti .... ...’e ait özel bina inşaatında yapılan tadilat nedeniyle işveren sıfatını haiz olmadıkları dolayışıyla davalılar... ve ... ... ile diğer davalı ... arasında istisna akdi bulunduğu açıktır. Fakat Mahkemece davalı ... ile ... sigortalı arasındaki ilişkinin istisna akdine dayalı olduğuna dair kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Bu nedenle davalı ... ile ... sigortalı ... arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, bir başka ifadeyle hizmet akti-istisna aktinin varlığı usulünce araştırılmalı ve varılacak sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de davalı... ve ... ... hakkındaki davanın reddi nedeniyle bu davalılar lehine yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmaması hatalıdır.
" hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.09.2022 tarihli 2020/58 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararı ile "Davanın KABULÜ İLE; 50.121,51 TL peşin sermaye değerinin 19/06/2013 tahsis onay tarihinden ve 326,70 TL cenaze giderinin sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı kuruma ödenmesine," karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 12.01.2023 tarih ve 2022/14541 Esas, 2023/305 Karar sayılı ilamı ile; "... Eldeki davada, davalı işveren ...'nın %80, ... işçinin %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, ıslahen talep gibi davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve kusur incelemesi yetersiz bulunmuş olup, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Dosyanın tetkikinde, ... ...'e ait binanın tadilat işinin, kendisinin yurt dışında olması sebebiyle adına yasal vekaletle hareket eden kızı ... ... tarafından, davalı ...'ya verildiği, ...'nın bu işin yapımında çalışmak üzere kazalı ... ve diğer işçi ... ile anlaştığı, kazalı ...'ın bacayı alt kısmından yıkmaya çalıştığı sırada, yıkılan bacanın altında kalarak vefat etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sigortalının kendi eylemiyle olaya sebebiyet vermesi karşısında kusur oranının daha fazla olması gerektiği açıktır. Nitekim konuya ilişkin ceza yargılamasında, maktül ...'ın işverenin bilgisi dışında, kendi işi olmayan baca yıkım işine girişmesi sonucu ölümlü kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle ölümünden sanıklar ..., ...'nın sorumlu olmadığı kabul edilerek, taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece konuya ilişkin ceza dosyasında belirlenen kusur oranları ile eldeki davada hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderildiği, kusurun ayrıntılı bir şekilde tartışılıp değerlendirilecek şekilde olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan ayrın bilirkişi heyetinden yeniden oluşa uygun bir kusur heyet raporu alınarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile son bozma kararından sonra alınan 04.07.2023 tarihli heyet raporuna göre, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde, işveren sıfatına haiz olan ...'nın %40, kazazade işçi ...'ın %60 oranda kusurlu olduğu belirtilerek, "Davanın Kısmen Kabulü ile, 38.983,40 TL peşin sermaye değerinin 19/06/2013 tahsis onay tarihinden, 254,10 TL cenaze giderinin sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalıya atfedilen kusur oranının olayın oluşuna uygunluk arz etmediğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde işverenin %100 oranda kusurlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 23 üncü maddesi hükümleridir.

2. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.