10. Hukuk Dairesi 2024/2643 E. , 2024/4441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1972 E., 2023/2761 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/534 E., 2021/127 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, 24.7.2009–20.11.2017 tarihleri arasında davalıya ait ... Art Kadın Doğum Merkezi unvanlı işyerinde net 1750,00 TL maaşla teknisyen olarak çalıştığını, 04.01.2017 tarihinde emekliliğe hak kazandığını, ancak bu tarihten sonra da davalıya ait işyerinde çalışmasına devam etmek istemesi üzerine, davalı şirket yetkililerinin müvekkilinin ancak senet imzalaması suretiyle çalışmaya devam edebileceğini, aksi halde emeklilik nedeniyle işten çıkartılacağını ileri sürerek, kendisine zorla boş senet imzalattıklarını, müvekkilinin de bu tarihten itibaren sigortasız şekilde davalıya ait işyerinde tam zamanlı olarak haftanın 6 günü çalışmaya devam ettiğini, 2017 yılının Kasım ayı içerisinde müvekkilinin davalı yana, daha iyi bir iş teklifi geldiği için işyerinden ayrılmak istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin işyerini terk etmesini istemeyen davalı taraf yetkililerinin, boşa imzalı senedin mevcut olduğunu, işi bırakamayacağını, aksi halde senet ile icra takibi başlatılacağını ve bu senedin müvekkili ile husumeti bulunan şahıslara ciro edileceğinin belirtilerek kendisini tehdit ettiklerini, bu hususta 20.11.2017 tarihinde müvekkili tarafından gerekli suç duyurusunda bulunulmuş olup, İzmir C.Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikatın halen devam ettiğini, ayrıca, 20.11.2017 tarihinde davalı tarafça tehdit edilmesine müteakip iş sözleşmesinin eylemli olarak feshedildiğini ve taraflarınca Karşıyaka 5. Noterliğinin 22.11.2017 tarihli, 34029 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı yana; müvekkilinin 4.1.2016 tarihinden itibaren SGK’na bildirilmeyen çalışma günlerinin bildirilmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edilmesi üzerine, davalı tarafça Karşıyaka 5. Noterliğinin 5.12.2017 tarihli, 35472 yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilinin anılan işyerinde kısmi süreli olarak çalıştığı ve bu çalışmalarının SGK’na bildirildiğinin cevabi olarak iddia edildiğini, ancak, SGK’dan temin edilen kayıtlar incelendiğinde, müvekkilinin davalıya ait işyerinde tam zamanlı olarak çalışmasına rağmen ayda 5 gün olarak çalışmasının bildirildiğinin görüldüğünü, oysa, müvekkilinin davalı firma nezdinde hiçbir zaman kısmi süreli çalışmasının mevcut olmayıp, sürekli olarak tam zamanlı –hatta yasal haftalık çalışma süresinin üzerinde- çalıştığını, ayrıca, davalı şirketin yetkilisi ... Cebeci tarafından telefon ile müvekkilinin haftanın 6 günü saat 11.00–12.00 arasında müvekkilini aradığını, bunun yanında, müvekkilinin davalıya ait işyerinde teknisyen olarak çalışan tek işçi olup, görevi gereği sürekli işyerinde bulunması gerektiğini, müvekkilinin dışında işyerinde başka teknisyenin de bulunmadığını beyanla müvekkilinin, 04.01.2016 –20.11.2017 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde (tam zamanlı iş sözleşmesi ile) çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasında yatırılmayan primlerin davalı tarafça yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...-As Doğum ve Kadın Sağlığı Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının talep ve iddialarının haksız olduğunu, 24.7.2009 tarihinde müvekkili şirkete ait ... Art Tüp Bebek Merkezi unvanlı işyerinde güvenlik görevlisi olarak işe başlamış ise de yardımcı personel olarak görevini sürdürdüğünü, 04.01.2016 tarihinde emekliliğe hak kazanması ile birlikte bu sebeple işten ayrılmak istediğinden, kendisine 04.01.2016 tarihi itibariyle kıdem tazminatı ve diğer işçilik haklarına ilişkin ödemenin ve işten ayrılma işlemlerinin yapıldığını, daha sonra, emekli olduktan sonra da müvekkili şirkete gelerek çalışmak istediğini beyan etmesi üzerine, 03.02.2016 tarihinde yeniden işe girişinin yapıldığını, ancak, müvekkili şirketin işyerindeki personel ihtiyacına göre ikinci kez kurulan iş ilişkisinin kısmi süreli olup, taraflar arasındaki mutabakat gereğince davacının müvekkili şirkette ayın 5 günü çalıştığını ve tutulan puantaj kayıtlarına göre, davacıya bu çalışması karşılığında işçilik haklarının eksiksiz olarak ödendiğini, gerek müvekkili şirkete dava öncesi gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde baskı altında davacıya senet imzalatıldığı iddia edilmekte ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde davacı tarafından keşide edilmiş herhangi bir kıymetli evrakın bulunmadığı gibi, davacı tarafın, bahsi geçen ihtarnamenin keşide edilmesinden sonra 20.11.2017 tarihi ve devam eden 27.11.2017-04.12.2017 itibariyle işe gelmediğini, davacı tarafa işe davet ile ilgili ihtarname gönderilmişse de, herhangi bir mazerette bildirmediğinden, iş akdinin 4857 sayılı Kanunun 25/II-g maddesi gereğince feshedildiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
Fer’i müdahil Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum kayıtlarının tetkikinde; diğer davalı ...-As Doğum ve Kadın Sağlığı Hiz. Tic. Ltd. Şti.ne ait 1226607.35 sicil sayılı işyerinin 16.1.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, davacının bu işyerinden 24.7.2009–04.01.2016 tarihleri arasında bildirilmiş çalışma kaydının bulunduğunu, müvekkili Kurumun 15758850 s.s. numaralı sigortalısı olan davacının tahsis talebine istinaden, 01.02.2016 tarihinden itibaren 2/6652675 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı bağlandığını, bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, her ne kadar, davacının 04.01.2016–20.11.2017 tarihleri arasında net 1750,00 TL maaşla çalıştığını iddia etmekte ise de iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Puantaj kayıtlarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi için dosyamız üzerinden imza incelemesinde; '...Davaya konu, inceleme konusu olarak 40. ve 41. sıralarda belirtilen, ...-As Ltd. Şti. antetli, Kasım 2017 ve Aralık 2017 tarihli Puantaj Listelerinde “...” adına atılmış imza bulunmadığı,
Davaya konu inceleme konusu olarak 19. (Şubat 2016 tarihli) 20. (Mart 2016 tarihli), 21. (Nisan 2016 tarihli), 22. (Mayıs 2016 tarihli), 23. (Haziran 2016 tarihli), 24. (Temmuz 2016 tarihli), 25. (Ağustos 2016 tarihli), 26. (Eylül 2016 tarihli), 27. (Ekim 2016 tarihli), 28. (Kasım 2016 tarihli), 29. (Aralık 2016 tarihli), 30. Ocak (2017 tarihli), 31. (Şubat 2017 tarihli), 32. (Mart 2017 tarihli), 33. (Nisan 2017 tarihli), 34. (Mayıs 2017 tarihli), 35. (Haziran 2017 tarihli), 36. (Temmuz 2017 tarihli). 37. (Ağustos 2017 tarihli), sıralarda belirtilen Puantaj Listelerindeki “...” adına atılmış imzaların, davacının mevcut karşılaştırma imzaları arasındaki kısmi farklılıklar, davacı ve davacı vekilince eli ürünü olduğu kabul edilen belgelerdeki imzaları da dikkate alındığında, davacı ...’nın eli ürünü olduğu,
-Davaya konu inceleme konusu olarak 38. (Eylül 2017 tarihli), 39. (Ekim 2017 tarihli), sıralarda belirtilen Puantaj Listelerindeki “...” adına atılmış imzaların, davacı ...’nın eli ürünü olduğunu kabul edebilecek uygunluk ve benzerlikler göstermediği...' yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyada bulunan 16.2.2010 tarihli bilirkişi raporu ve 25.01.2021 tarihli imza karşılaştırılmasına ilişkin bilirkişi raporu ve bordro tanıklarının beyanları ile dosya kapsamı" gerekçesiyle;
"Davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dinlenilen bordro tanıklarının davalı iş yerinde halen çalıştıklarını, re’sen komşu iş yeri tanıklarının dinlenilmediğini, davalı tarafça davacının ... Plaza’da haftada bir gün çalıştığının ileri sürüldüğünü, ... Plaza’daki diğer güvenlik görevlilerinin dinlenilmediğini, puantajlardaki imzaların davacıdan baskı ve tehdit altında alındığını, ceza davasında dinlenilen tanık ...’ın dinlenilmediğini, İlk Derece Mahkemesince en azından davacının imzası bulunmayan 2017/Eylül-Aralık ayları arası yönünden ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; davaya konu dönemdeki puantaj kayıtlarında davacının imzasının bulunması, Bayraklı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 16.01.2018 tarihli yazı cevabında; eksik gün bildirimine ilişkin belgelerin Kurum nezdinde bulunmadığının bildirilmiş olması, davacı tarafından da imzası bulunmayan ve imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilen dönem yönünden de bordro tanıklarının beyanları dahil ispata yönelik delil bulunmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!