WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2638 E.  ,  2024/4432 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1526 E., 2023/3007 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/348 E., 2021/72 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile Kurum tarafından aylığının kesildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını belirterek, Kurumun aylık kesme işleminin iptaliyle aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 30.04.2019 tarihli 2019/BB/026 sayılı denetmen raporu ile davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacı ... Çelik ve eski eşi Rasim Çelik'in Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi'nin 2015/162 Esas - 2015/857 Karar sayılı kararı ile TMK 166/3 üncü maddesi uyarınca boşanmalarına karar verildiği, boşanma kararında ayrıca davacı lehine dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olmak üzere aylık 400 TL nafaka bağlanmasına karar verildiği, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş olduğu, davacının babası ...'ın 31.07.1974 tarihinde vefat ettiği, davacının ise 21.11.2016 tarihinde yani babasının vefatından çok sonra ve boşanma tarihlerinden ise yaklaşık 1 yıl kadar sonra talepte bulunduğu, her ne kadar denetmen raporunda tarafların bir arada evlilik birliği içerisinde yaşadıkları tespit edilmiş ise de denetmen raporunun somut, itibar edilebilir delillere dayalı şekilde düzenlenmediği, tarafların bir arada yaşadıklarına dair kesin kanaat oluşturacak herhangi bir delilin denetmen raporu kapsamında mevcut olmadığı, dinlenilen beyanlarına başvurulan tanıkların bir çoğunun kimlik bilgilerinin ve imzalarının dahi raporda yer almadığı, aynı zamanda beyanına başvurulan mahalle muhtarı ...'ın beyanında tarafların bir arada yaşadıklarına karine teşkil edecek beyanlarda bulunmuş ise de bu kişinin mahallesinde oturan tüm sakinlerin medeni halleri ile ilgili bilgi sahibi olabilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu nedenle denetmen raporunun davada dayanılabilecek kesin delil niteliğinde hususları haiz olmadığı, dosya kapsamında dahil edilen Karşıyaka 4. İcra Dairesi'nin 2016/8150 sayılı dosyasında davacıya eski eşi tarafından nafaka ödemelerinin yapıldığının ... olduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının babasının vefatından çok sonra aylık bağlanılması için talepte bulunulmuş olduğu, davacı ile boşandığı eşi arasında neticelenen boşanma davasında davacıya nafaka bağlandığı ve hatta davacının bu nafakayı icra kanalı ile tahsil ettiği, bu kayıtlar dikkate alındığında dosya kapsamında dinlenen ve davacı ile boşandığı eşinin bir arada yaşamadığına dair tanık beyanlarının resmi kayıtlar ile de desteklendiği ve yukarıda açıklamasında bulunulduğu üzere somut delillere dayalı olarak düzenlenilen denetmen raporuna itibar edilemeyeceği göz önünde bulundurularak davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum tarafından düzenlenen 30.04.2019 tarihli 2019/BB/026 sayılı denetmen raporu ile davacı ile eski eşinin birlikte yaşadığının kanıtlandığını, boşandıktan sonra adreslerinin aynı olduğunu, aynı tarihlerde aynı hastanede sağlık hizmeti aldıklarının tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır.",

Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

"..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."

Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 inci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi ... oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.