10. Hukuk Dairesi 2024/2636 E. , 2024/3378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2548 E., 2023/3014 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/471 E., 2021/242 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ... Diş Protez Laboratuvarı ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’nde ilk olarak 17.04.2006 - 12.03.2011 tarihleri arasında çalıştığını, daha sonra tekrar 2 nci dönem olarak 23.03.2013 tarihinde yeniden işe alındığını ve 30.04.2014 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca primlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, üniversite mezunu olan ve vasıflı bir eleman olarak reklam- pazarlama işi yapan müvekkilinin çalıştığı sürece asgari ücretin iki üç katını aldığını, kesinleşmiş İzmir 13.İş Mahkemesinin 2014/90 Esas 2017/63 Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin 2.797,56 TL aylık maaş aldığının tespit edildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla eksik gösterilen SGK primlerinin düzeltilmesi ve buna göre gerçek maaşı üzerinden kurum kayıtlarının düzeltilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davalı işyerinin 01.06.1983 tarihinde kanun kapsamına alındığını, halen kanun kapsamında olduğunu, davacının 01.10.1992 tarihinde olduğunu, çalışmalarının ve prime esas kazancının hizmet döküm cetvelinde görüldüğü gibi olduğunu, davacının ücretlere ilişkin itirazlarını yazılı kanıtlara dayandırması zorunlu olduğunu, bu bağlamda, işveren nezdindeki işyeri kayıtları, ücret ödeme belgeleri ve şirketlerde ücretlerin defterlere geçirilmesi esas olduğundan şirket defterlerinin celp edilerek davacının gerçek ücretinin yazılı deliller kapsamında kanıtlanması gerektiğini, davacının iddia ettiği ücretlere ilişkin itirazların geçerli olması halinde Kurumlarının da prim yönünden haksız bir zarara uğratılmasının söz konusu olduğunu, davacının ücret bordrolarının incelenmesi ve imzası olanlar ayıklanarak imzası bulunan bordrolar yönünden davanın reddedilmesi, imzası olmayanlar yönünden ise vizite kağıdı ve bonservis gibi yazılı belgelerin getirtilmesi gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın tanık ile ispatına muvafakati bulunmadığını, beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı vekili tarafından sunulan davacı vekili ve davalı işveren vekilleri arasında imzalanmış 16.05.2017 tarihli protokol ile İzmir 13.İş Mahkemesinin 2014/90E, 2017/63K. sayılı ilamı gereğince; 35.500,00 TL alacağın 25.05.2017 tarihinde, 25.06.2017 tarihinde, 25.07.2017 tarihinde, 25.08.2017 tarihinde ve 25.09.2017 tarihinde 7.100,00 TL olarak ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, Garanti Bankasının 01.02.2021 tarihli yazısında da; ...’ın Kemeraltı şubesindeki hesabına ... Diş Protez tarafından 26.05.2017 tarihi 7.100,00 TL, 03.07.2017 tarihinde 7.100,00 TL, 27.07.2017 tarihinde 7.100,00 TL, 07.09.2017 tarihinde 7.100,00 TL, para transferi yapıldığı bildirilmiştir.
...
Davacıya işten çıktığı tarihten sonra 25.05.2017 tarihinde bakiye net 1.213,74 TL tutarında ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, tanık beyanları, imzalı ücret bordroları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işyerinde 17.04.2006 - 12.03.2011 dönemi ve 23.03.2013 - 31.03.2014 dönemi çalışması ile ilgili 2.797,56 TL ücret aldığı iddiasının ispat edilemediği, Kuruma bildirilen SPEK üzerinden çalıştığı, ancak İzmir 13.İş Mahkemesinin 2014/90 E, 2017/63 K sayılı ilamı gereğince davalı tarafından 25.05.2017 tarihinde bakiye Net 1.213,74 TL tutarında ücret ödemesi yapıldığı tespit edildiğinden, bu ödemenin davacının işyerinde son çalıştığı ay olan 3014/4. aya mal edilmesi ve buna göre davacının 2014/4. ayda net 2.000,00 TL (2.797,56TL aylık brüt) ücret ile çalıştığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle;
"1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı işverene ait 159650.35 sicil sayılı işyerinde 2014/4. aya ilişkin son aylık ücretinin net 2.000,00 TL (brüt 2.797,56 TL) olduğunun tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 17.04.2006 - 12.03.2011 ve 23.03.2013- 30.04.2014 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı süre boyunca ücretinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, çalıştığı sürece iki üç katını aldığını, müvekkiline yapılan ödemelere, Yargıtay kararlarına, tanık beyanlarına ve emsal ücret araştırmalarına rağmen sadece gerekçesi anlaşılamaz bir şekilde müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde çalıştığının son aya ait ücretinin talepleri gibi olduğuna karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, davacının 2.797,56 TL aylık maaş aldığı iddiasını ispatlayıcı yazılı delil bulunmadığından davasını ispatlayamadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; prime esas kazanç tespiti istemli davada davacının diş teknikeri olarak çalışması nedeniyle İzmir 13. İş Mahkemesi'nin 2014/90 Esas, 2017/63 Karar sayılı kararı ile 2.797,56 TL ücret aldığının tespit edildiği, ücret yanında ayrıca prim ödendiğinin kanıtlanamadığı, mahkemece tespit edilen ücretin davacıya ödendiğine dair ödeme makbuzunun dosyaya sunulduğu, Yargıtay içtihatlarındaki yaklaşım benimsenerek işçilik alacakları dosyasında tespit edilen ücretin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancına esas alınabileceği gözetilerek verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmış ve istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 506 sayılı Kanun'un 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!