WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2617 E.  ,  2024/4452 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1556 E., 2023/2911 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/166 E., 2023/75 K.

Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09.09.2008 - 20.06.2016 tarihleri arasında ... Film Yapım Yayın Eğt. Org. Tic. Ltd. Şti., ... Org. Eğt. Film Reklam Yay. Tic. Ltd. Şti. ve MGA Yapım Eğitim Tic. Ltd. Şti.'nde çalıştığını, aslen tek bir işyerinde çalıştığını ancak müvekkilinin bilgisi olmadan giriş çıkış gösterilerek şirketler arasında değişim yaptırıldığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca aldığı ücretin daha fazla olmasına rağmen ... Başkanlığına sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, maaş ödemelerinin bir kısmının banka hesabından bir kısmının ise elden yapıldığını, müvekkilinin iş yerinde 2.000,00 TL maaş ile çalışmaya başladığını, 20.06.2016 tarihinde 3.500,00 TL ücret almaktayken iş yerinden ayrıldığını belirterek müvekkilinin sigorta primlerine esas kazançlarının gerçek ücretine göre tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ... Organizasyon Eğitim Yay. Tic. Ltd. Şti., MGA Yapım Eğitim Tic. Ltd. Şti., ... Film Yapım Yayın Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerce davacıya yapılan ödemelerin davacının imzalarının bulunduğu ücret bordrolarıyla ... olduğunu, davacının Ankara 47. Noterliğinin 20.06.2016 tarih ve 19098 yevmiye numaralı ibranamede, çalışma süresini ve bu süreler zarfında hak edilen alacakları da dahil kıdem ve ihbar tazminatı tutarları toplamının 16.996,89 TL olduğunu beyan ve kabul ettiğini, davacının iddia edildiği ücretleri alması durumunda bu tazminat tutarlarının daha fazla olması gerektiğini, 15.06.2016 tarihli kıdem ve ihbar tazminatı bordrolarında son aylık ücretinin 2.150,00 TL olduğunu, davacıya banka hesabına yatırılan tutarın üzerinde ayrıca bir ücret ödenmediğini, davacının imzasını taşıyan belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile davacıya bildirim yapıldığını dolayısıyla bildirimde bulunulmadan giriş çıkış yaptırıldığı iddiasının da gerçekçi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kuruma sunulan ödeme vs. belgeler dışında başka nitelikte bir belge yoksa HMK'nın 200 üncü maddesinde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait işyerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığı, ücretin yıllık miktarına göre senetle ispat sınırının belirlenmesi gerektiği, tespiti istenen talebin yıllık miktarının senetle ispat sınırını aştığı, yukarıda zikredilen yazılı belgelerden biri veya varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin mezkur belgelerden olmadığı, davacı tarafa çalıştığını iddia ettiği ücrete ilişkin ispata yarar herhangi bir yazılı delilin kendilerinde bulunup bulunmadığını bildirmeleri için süre verildiği ancak verilen sürede herhangi bir beyanda bulunulmadığı; davacının iddia ettiği ücretle çalıştığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, davacının 09.09.2008-24.01.2009 tarihleri arasında davalı ... Organizasyon Eğitim Film Reklam Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. iş yerinden, 10.09.2009-31.10.2015 tarihleri arasında davalı ...iş yerinden, 01.11.2015-15.06.2016 tarihleri arasında davalı ... Film Yapım Yayın Eğitim Organizasyon Tic. Ltd. Şti. iş yerinden hizmet bildirimlerinin yapıldığı, davalı işverenler tarafından imzalı ücret bordrolarının sunulduğu, davacının Kuruma yapılan bildirimleri ile söz konusu ücret bordrolarında yer alan ücret miktarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının iddia ettiği tutarda ücret aldığını gösterir herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı dikkate alınarak Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunu'nun “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanunu'nun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanunu'nun “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür.

Buna göre, maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinde ücret, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bend gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancın da gözetilmesi gerekmektedir.

3. Değerlendirme
Prime esas kazancın tespitine yönelik eldeki davada; Mahkemece, davacının Kuruma yapılan bildirimleri ile söz konusu ücret bordrolarında yer alan ücret miktarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının iddia ettiği tutarda ücret aldığını gösterir herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu karar yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup dosyada banka kanalıyla ödemeler yapıldığı, ödemelerin bir kısmının ödenen sigorta priminden yüksek olduğu anlaşılmakta olup ödeme belgeleri dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.