10. Hukuk Dairesi 2024/2559 E. , 2024/3704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3184 E., 2024/36 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/157 E., 2020/10 K.
Taraflar arasındaki sigortalı başlangıç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 01.02.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tespiti istenilen işyerindeki hizmetlerinin son bulduğu yıldan itibaren beş yıl içinde hizmet tespiti talep edilmemesi halinde hakkın düşeceğini, davacının çalışmaya başladığı tarih 14.03.2007 olup bu tarihten önceki sürelere ilişkin resmi bir kayıt ve bir bildirim olmadığını, Kayseri Sosyal Güvenlik ve İl Müdürlüğünde işlem gören diğer davalının işyerindeki hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer alan çalışmalar haricinde bir çalışma bulunmadığını, Yargıtay kararları gereğince kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, 6552 sayılı Kanun gereği hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda davanın kuruma resen ihbarı gerektiğini, beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1986 olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışmanın ispatlanmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, iş yerinin tespit edilmediğini beyanla eksik inceleme araştırma nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden davalı Kurum vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 7, 9, 108 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2. Eldeki davada, öncelikle dava dışı iş yerinin talep döneminde faal olup olmadığına yönelik vergi kayıtları celp edilmeli, bu kapsamda ilgili belediyeden ruhsat açma tarihi sorularak ilgili belgeler temin edilmeli, davacı taraftan iddia ettiği çalışma dönemini bilebilecek kişi sorulmak suretiyle belirleme yapılmalı şayet beyan edilen kişiler komşu çalışan ya da iş yeri çalışanlarından ise kendi dönemi de belirlenmek suretiyle, davacının çalışmasına ilişkin beyanlarına başvurulmalı; aynı şekilde davalı dışı 26173 sicilli iş yerinin bordro tanıkları belirlenerek, kendi çalışmaları da gösterilerek, öte yandan dava dışı iş yeri adresine onla aynı dönemde kapsamda olan komşu iş yeri vergi dairesinden, Sosyal Güvenlik Kurumundan ve de emniyetçe yapılacak araştırma ile tespit edilmek suretiyle bu iş yeri çalışanları ve işveren belirlenerek, kendi çalışma dönemi de açıkça ortaya konularak davacının çalışmasına ilişkin bilgi ve görgüye dayalı ifadelerine başvurulmalı; davacı tanığı olarak dinlenilen kişilerin de hizmet cetvelleri kapsama alınarak beyanları denetlenmek suretiyle; davacının iddia ettiği çalışma hususu tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!