WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2555 E.  ,  2024/3345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2086 E., 2023/2103 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/389 E., 2022/333 K.

Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.05.2010 tarihinde Bursa - İzmir karayolu üzerinde meydana gelen ve davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında yaşamını yitiren ...'ın, davacıya ait Realite Basın, Yayın Reklamcılık bünyesinde çalıştığı varsayımdan hareketle olayın iş kazası olarak değerlendirildiğini, ancak davacının bu aracını ailelerini ziyarete gideceklerini söyleyen ... ile ...'a rica sonucu verdiğini, yaşamını yitiren her ikisinin de davacıya ait iş yerinde çalışmadıklarını, kazanın meydana geldiği yerde davacıya ait iş yeri olmadığı gibi görevli olarak bir başka yere gönderilmelerinin de söz konusu olmadığını belirtmek sureti ile söz konusu kazanın iş kazası olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum sigortalılarından ...'ın 08.05.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile Kurum müfettişi tarafından hazırlanan 26.01.2011 tarih ve 104709/İNC:4 sayılı rapora göre kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, ... sigortalının eşi ...'ın müvekkil Kurum denetmenine ifade verdiğini, davacının iddia ettiğinin aksine mütevveffa davacı sigortalısı olup, kazanın meydana geldiği gün de iş nedeni ile Bursa'ya gelmiş olmasından dolayı kazanın iş kazası olduğunu, kazanın iş kazası olduğu yönünden müvekkkil Kurum müfettişliğince yapılan tespitte hata olmadığını, aksine davacının kazanın ertesi günü anneler günü olması sebebi ile aracını ödünç verdiği iddiasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan davanın dava dilekçesinin henüz tarafına tebliğ edilmemiş olduğunu, şifahen eldeki dosyadan haberdar olduğunu, tarafına açılan davanın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, merhum babasının iş kazası sonucu vefat ettiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde sabit olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; eşi ...'ın iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu durumun davalı Kurum tarafından tespit edilip kanıtlandığını, oğlu davalı ..., olayın iş kazası olduğuna dair tüm belgeleri Mahkemeye sunduğunu, dava dilekçesinde kaza günü cumartesi günü olduğu ve iş günü olmadığının belirtildiğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, gazetecilikte hafta içi hafta sonunun olmadığını, kaza günü eşinin Balıkesir'den dergi basımı için kağıt aldığını, Bursa'daki matbaaya götürüp o hafta basımı yapılan dergileri alacağını, davacının iddiasında anneler günü ziyaretinin söz konusu dahi olmadığını, çünkü eşinin ailesinin Bursa'nın Kemalpaşa ilçesinin Güllüce köyünde yaşadığını, kazanın ise Bursa-İzmir karayolunun Gölyazı mevkiinde meydana geldiğini, kazanın zamanında araçta matbaaya götürülecek olan basıma hazır kağıtların olduğunu, taraflarına açılan davanın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; babası ...'ın iş kazası sonucu vefat ettiğini, bunun da SGK tarafından tespit edilip kanıtlandığını, ağabeyi davalı ...'ın, olayın iş kazası olduğuna dair tüm belgeleri Mahkemeye sunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın, davalıların murisi ...'ın davacıya ait basılı dergileri Bursa'da bulunan Şah-Mat Matbaasından almak için Bursa'ya gittiği sırada meydana geldiği, meydana gelen kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi anlamında iş kazası olduğu, davacı tarafın davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme kararının ağırlıklı olarak SGK müfettiş raporuna dayandırıldığını, ancak bu rapora dayalı olarak SGK tarafından iş kazası tespiti yapıldığı için eldeki davanın açıldığını, dolayısı ile SGK müfettiş raporundaki ifadelere, bulgu ve tespitlere atıf yapılmasının doğru olmadığını, müteveffanın zaman zaman çeşitli basın-yayın kuruluşları ile ilişkisi olan “serbest” kategoride çalışan birisi olduğunu, kısa bir süre kadrolu ve sigortalı çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra Bandırma'daki tüm yerel gazetelerde serbest olarak çalışmaya devam ettiğini, davacıya ait gazetede "çalışma arkadaşımız" olarak bahsedilmesinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, adının sehven gazete künyesinden çıkarılmadığını, Bandırma’da yerel basın içinde çalışmış, basın ve yayın kuruluşlarının, gazete çalışanlarının bildiği ve tanıdığı bir insanın zamansız ve acı kaybı karşısında basın ve yayın kuruluşlarının resmi olarak en son çalıştığı yer olan davacının işletmesini anarak bu tür ilanlar vermesinin hayatın akışına uygun bulunduğunu, kazanın; Bandırma-Bursa güzergahı üzerinde meydana gelmediğini, merhum ...’ın aile bireylerinin bilgi ve tanıklıklarına başvurulmadığını, SGK müfettiş raporunda yer alan Şah-Mat Matbaa işyeri yetkilisi ... Şahintaş ile yapılan telefon görüşmesi içeriğinin çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza yapan aracın ticari değil, özel araç olduğunun göz ardı edildiğini, olayın kesinlikle bir iş kazası olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazada ölen ...'ın kaza tarihi itibariyle davacıya ait iş yerinde, hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak çalıştığı, davacı işverenin kendisini yine davacı adına kayıtlı araçla iş yeri dışına görevli olarak gönderdiği, ölümüne neden olan trafik kazasınında bu sırada meydana geldiği ve dolayısıyla kazanın; 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'ın vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.