10. Hukuk Dairesi 2024/2538 E. , 2024/2731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/57 E., 2023/459 K.
KARAR : Davanın açılmamış sayılması
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesi ile eşi ...'nın 16.03.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefa ettiğini, ... etişinin 2010 yılının 5 ayında davalı işyerinde işe başladığını yaklaşık 1 yıl kesintisiz olarak çalıştığını, ancak ... eşinin sigortasının eksik yatırılmadığını belirterek ... eşinin davalı işyerinde 2010 yılının 5. ayından itibaren bir yıl süre ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İnşaat Tic. Tur. San. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davacının murisi ...'nın müvekkili işyerinde hiçbir suretle çalışmadığını, davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davanın açılış tarihi itibariyle müvekkili Kurumun davada fer'i müdahil sıfatıyla yer alması gerektiğini, müvekkili Kurumun fer'i müdahil sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilerek yargılama sonunda fer'i müdahil olan müvekkili kurum aleyhinde hüküm kurulmamasını talep ettiklerini, davacının eşi ...'nın hizmet cetveli ve dönem bordroları yer alan çalışmaları haricinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalıştığı ispatlanmalı, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özetle yürütülmesi gerektiğini, çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, devamlılık arz edip etmediği hususunun titizlikle araştırılması gerektiğini belirterek öncelikle müvekkili Kurumun fer'i müdahil sıfatı ile dava ve duruşmalara kabü ile haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2017/363 E., 2019/558 K. sayılı kararı ile "... tarafların iddia ve savunmaları, ... sigortalı ...'ya ait SSK sicil dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile davacı dava dilekçesi ile ... eşinin 2010 yılının 5. ayından itibaren bir yıl süre ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Davalı taraf hak düşürücü süre itirazında bulunmuşu ise de, talep edilen hizmetin geçtiği yıl sonundan itibaren davacının ... eşi ...'nın ölüm tarihi arasındaki dönemde ve ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakla davalıların bu yöndeki itirazları kabul edilmemiştir.
Dosyada mevcut SSK hizmet cetvelinden davacının ... eşi ...'nın 07.05.2010-08.05.2010 tarihleri arasında davalı işyerinden 2 gün hizmetinin kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. Hizmet tespiti davalarında Yargıtay uygulaması gereği bordro tanığı veya komşu işyeri tanıklarının dinlenmesi zorunlu olup dinlenen bordro tanığı ... ve davacı tanıkları olan aynı zamanda taşeron olarak iş alan ..., ...'in davacının ... eşi ...'nın birkaç gün çalıştıktan sonra işten ayrıldığını beyan etmeleri, diğer tanıkların ...'nın çalışmaları ile ilgili kesin ve net bilgileri olmaması nedeniyle işverence SSK'ya bildirilen süre dışında davalı işyerinde çalışmasının olmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı, tanıkların çoğunun eşini tanıdıklarını ve birlikte çalıştıklarını beyan ettiklerini, mahkemece dava aleyhine olan beyanların dikkate alınmış olmasının doğru olmadığını, eşini tanımayan tanıkların ise aradan geçen süre nedeni ile hatırlayamadıklarını, kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvurur sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarih ve 2020/449 E., 2020/1191 sayılı kararı ile "... somut olayda; dinlenen bordro tanıklarının beyanı, işyeri ve davacının yaptığı işin niteliğine ilişkin somut, net anlatımlar dikkate alınarak davacı murisinin, taşeron olarak davalı işverenden iş alan ... ve ...'in yanında sıvacı olarak çalıştığı, ücretini bu kişilerden aldığı, davacı murisinin talep edilen dönemde davalı işverene nezdinde çalışmasının sübut bulmadığı belirgin olmakla mahkemenin davanın reddi kararı yerindedir.
... incelenen kararın usûl ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 07.12.2022 gün, 202213624 E., 2022/15607 K. kararında; "... inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacılar murisi ...'in davalıya ait....sicil numaralı işyerinden 07.05.2010-08.05.2010 tarihlerinde 2 gün sigorta bildirimi mevcut olup murisle birlikte çalışan tanıkların bir kısmının, davacının aralıklarla kısa sürelerde çalıştığı yönünde beyanları mevcut olup davanın tümden reddine karar verilmesi hatalı olduğundan tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek Mahkemece, davacının bildirilen süreler dışındaki çalışmaları olup olmadığının tespiti gerekmektedir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2022/56 Esas 2022/224 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2022 tarih ve 2022/13624 Esas 2022/15607 Karar sayılı bozma ilamı ile "davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönem bordrolarındaki sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacılar murisi ...'in davalıya ait 1052442 sicil numaralı işyerinden 07.05.2010-08.05.2010 tarihlerinde 2 gün sigorta bildirimi mevcut olup murisle birlikte çalışan tanıkların bir kısmının, davacının aralıklarla kısa sürelerde çalıştığı yönünde beyanları mevcut olup davanın tümden reddine karar verilmesi hatalı olduğundan tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek Mahkemece, davacının bildirilen süreler dışındaki çalışmaları olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği" gerekçesi ile karar kaldırılarak yargılama 2023/57 Esas üzerinden devam etmiş taraflara çıkarılan tebligatlar usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda; davacı asilin 14.04.2023 tarihli duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi mazerette bildirmediği ve dosyanın müracaata bırakıldığı, 14.04.2023 tarihli dilekçesi ile davacı asilin davasını yenilediği ve duruşmalara devam edildiği ancak davacı asilin 25.10.2023 tarihli duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi mazerette bildirmediği, davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin duruşmaya katıldığı ve davayı takip etmediklerini beyan ettikleri görülmekle HMK 150/6 maddesi gereğince taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar, verilen kararın hatalı olduğunu beyanla davanın kabulü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacının kararın verildiği aşamada celsede hazır bulunmasına karşılık daha önceden işlemden kaldırılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlıklı 150 nci maddesinde; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." hükmü yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150 nci maddesinde hangi hallerde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu tek tek sayılmış olup, somut olayda bir defa takipsiz bırakılmış olan davanın yenilenmesi akabinde duruşmanın 25.10.2023 tarihinde saat 10:25'e ertelendiği, saat 10:26:55'te davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin duruşmaya katıldığı ve davayı takip etmediklerini beyan etmeleri nedeniyle HMK 150/6 maddesi gereğince taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği aşamada, davacı ... ve ...'nın duruşma salonuna girdiği ve kararın, tefhimi anında hazır olan davacı asil ile davacı mirasçısı ...'nın yüzüne karşı okunduğu anlaşılmakla; davacıların kararın tefhimi aşamasında duruşmada hazır olması nedeniyle kararın yüzüne karşı okunması ve celsede hazır olduğunun anlaşılması karşısında davanın takipsiz bırakılmasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından bu haliyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!